Yeni bir araştırma ise bu düşüşün önemli bir bölümünde akıllı telefon kullanımının rol oynayabileceğini öne sürüyor.
ABD’de bulunan bir özel üniversite araştırmacıları, Haziran 2007 ile Şubat 2011 arasındaki dönemi inceledi. Bu dönem, ilk iPhone’un piyasaya sürüldüğü ve yalnızca AT&T aboneleri tarafından kullanılabildiği yılları kapsıyor.
Araştırmacılar, akıllı telefonların yaygınlaşmasının doğum oranlarındaki düşüşü belirgin şekilde hızlandırdığını tespit etti.
Çalışmanın sonuçlarına göre, akıllı telefon kullanımının kadınlar arasındaki genel doğurganlık oranındaki düşüşün yüzde 33 ila yüzde 52’sini açıklayabileceği belirtildi.
Araştırmaya göre akıllı telefonlar doğrudan üreme sağlığını olumsuz etkilemiyor. Bunun yerine insanların sosyal ve cinsel davranışlarını değiştirerek doğum oranlarını etkiliyor olabilir.
Araştırmada öne çıkan olası nedenler arasında:
Yüz yüze sosyal etkileşimlerin azalması
Çevrim içi içerik ve pornografi kullanımının artması
Cinsel ilişkinin daha seyrek yaşanması yer alıyor.
Araştırmada yer almayan üreme endokrinolojisi uzmanı Dr. Jaime Knopman, sonuçların şaşırtıcı olmadığını belirterek, akıllı telefonların yumurtalıkları veya üreme organlarını değil, insanların davranışlarını etkilediğini söyledi.
Knopman’a göre genç kuşaklar giderek daha fazla çevrim içi iletişim kurarken, yüz yüze tanışma ve ilişki geliştirme sıklığı azalıyor.
Uzman, "Gençler birbirleriyle daha az zaman geçiriyor. Bu durum daha az cinsel ilişkiye ve dolayısıyla daha az çocuk sahibi olunmasına yol açabiliyor. Tanışma ve flört etme biçimlerimiz değişti; bunun önemli bir kısmı sürekli çevrim içi yaşama bağlı" değerlendirmesinde bulundu.
2019 yılında yapılan bir araştırma, yetişkinlerin yaklaşık üçte birinin her gece veya neredeyse her gece teknoloji kullandığını ortaya koydu.
Katılımcıların yaklaşık yüzde 25’i ise partnerlerinin yatakta telefon veya diğer teknolojik cihazları kullanmasının cinsel ilişkilerini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Knopman, "Yüz yüze etkileşim azaldığında cinsel ilişki de azalıyor. Doğal yollarla hamile kalabilmek için cinsel ilişkinin gerçekleşmesi gerekiyor" dedi.
Uzmanlar, akıllı telefonların doğurganlık oranlarındaki düşüşü açıklayan faktörlerden yalnızca biri olduğuna dikkat çekti.
Ekonomik koşulların da önemli rol oynadığı belirtildi. Yapılan araştırmalara göre Amerikalıların yüzde 70’inden fazlası çocuk yetiştirmenin artık karşılanması zor bir maliyet haline geldiğini düşünüyor.
Ayrıca Z kuşağının yüzde 54’ü ve Y kuşağının yüzde 50’si, finansal güvenlikleri ile çocuk sahibi olma arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarını hissediyor.
Uzmanlara göre evlilik oranlarının düşmesi, eğitim ve kariyer fırsatlarının artması da doğum oranlarını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alıyor.
Kadınların ilk çocuk sahibi olma yaşının son 50 yılda önemli ölçüde yükseldiğini belirten Knopman, ileri yaşlarda gebelik planlamasının doğurganlık üzerinde etkili olduğunu vurguladı.
Çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlere tavsiyelerde bulunan Knopman, bireylerin üreme sağlıkları konusunda erken dönemde bilgi sahibi olmalarının önem taşıdığını söyledi.
Uzman, "Eğer partnerinizle çocuk sahibi olmaya çalışıyorsanız, zaman zaman telefonu bir kenara bırakıp birbirinizle bağlantı kurmaya odaklanın" ifadelerini kullandı.
Araştırma, akıllı telefonların modern yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar doğurganlık oranlarındaki düşüşün ekonomik, sosyal ve kültürel birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıktığının altını çizdi.