Çanakkale'nin Ayvacık ilçesindeki evinde göğüs ağrısı yaşayan ve kaldırıldığı hastanede anjiyo yapılan komedyen Cem Yılmaz’ın tedavisi sürüyor. Cem Yılmaz anjiyonun ardından bir paylaşım yaparak şunları yazdı:
"Komedyen Cem Yılmaz hastane odasından paylaşım yaptı. Ünlü komedyen son sağlık durumunu anlattı:
"Sağ olun arkadaşlar, iyiyim. Tam “Gora’nın çekimleri bitti” dedim, şimdi iş bitince çıkar yorgunluğu, sette hiç belli etmez, kemiklerin ağrır iş bitince… Dün kötü bir ağrı saplandı göğsüme, sırtıma. Eve gidip yatsam hâlâ yatıyor olurdum… Ayvacık’taki ilk hastanede ve buradaki, Çanakkale’deki arkadaşlarıma teşekkür ederim, edeceğim sonra detaylı. Soran, eden, gelen herkese teşekkür ederim. Sağlık Bakanımız da sağ olsun, geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Tüm sağlık dünyası zaten beni sever, ne mutlu… Neyse, kötü bir gün geçirdim vesselam. Doktorlar “stresten uzak durun” dedi. Güldüm."
Cem Yılmaz'ın paylaşımına "Geçmiş olsun" mesajları yağarken bazı insanlar ise olumsuz yorumlarda bulundu.
Cem Yılmaz'ın abisi Can Yılmaz yapılan o yorumlara tepkisi kalamadı ve şunları söyledi:
"Son iki gündür insanlardan çok güzel mesajlar, iyi dilekler geliyor. Tanıdığımız, tanımadığımız birçok insan arıyor, soruyor. Hepsine teşekkür ederim.
Bir de başka türlü mesajlar var. “Keşke ölseydi”, “Niye kurtardınız?”, “Yallah”, “Niye ölmemiş” “Tüh yine ölmedi” vb. yazanlar var.
Kimsenin Cem’i sevme mecburiyeti yok. Yaptığı işi beğenmeyebilirsiniz, fikirlerine katılmayabilirsiniz, kendisinden hiç hoşlanmayabilirsiniz. Bunların hepsi son derece normal. Burada mesele bir insanın sevilmemesi değil. Sevmemek, eleştirmek, öfkelenmek herkesin hakkı. Ama bir insanın ölümünü dilemek bunların devamı değil. Başka bir yere ait. Çünkü “Senden hoşlanmıyorum” ile “Keşke ölseydin” arasında fikir farkı değil, insanlıkla ilgili ciddi bir mesafe var. Asıl üzerinde durulması gereken de o mesafenin nasıl bu kadar kolay aşılır hale geldiği.
Üstelik mesele Cem de değil. Bugün o, yarın sevmediğiniz başka biri. Sonra bir bakıyorsunuz, ölüm bile günlük tartışmanın içinde kullanılan sıradan bir kelime olmuş. İşin ürkütücü tarafı, bunları yazanların çoğunun muhtemelen kendilerini kötü insanlar olarak görmemesi. Günlük hayatlarına devam ediyorlar, sevdikleri insanlar var, üzüldükleri şeyler var. Ama hiç tanımadıkları birinin ölümünü isteyebiliyorlar. İnsanın kendi hayatında sahip çıktığı merhameti, tanımadığı ya da sevmediği birinden bu kadar kolay esirgeyebilmesi tuhaf. Birini sevmemek çok insani. Ölmesini istemek değil."