Yaylalarda, köylerde, kahvelerde, değişen kültürlerde, dağlarda nasıl hayatlar var okuyabilmek için; bir nebze nefes alabilmek için yola düşmenin kararıydı bu. Benim için yolculuk bir kaçış ya da bir tatil anlamına gelmiyordu. Aksine zaman zaman zorluk ve sıkıntılar içeren, kendime ve geride kalmış hislerime ulaşmak için oluşturduğum bir hareketlilik haliydi. Sabit bir gelir, rahat yatak ve hazır yemek gibi düzen olarak nitelendirdiğimiz bazı şeyleri bir süreliğine rafa kaldırıp, yeni ve farklı bir yaşamın peşine düştüm. Yola çıkmadan önce yazdığım şu cümle aklıma geliyor: “Yolculuk esnasında başıma bir iş gelir mi bilmiyorum. Ancak bu yolculuğa çıkmazsam başıma bir iş gelecek orası kesin; dayanamıyorum.” Evet, keyfi bir istekten çok, önemli bir gereklilik düzeyindeydi benim için bu proje.