Sırtlanlar denildiğinde akla çoğu zaman aslanların peşinden giden ve onların avlarından geriye kalanlarla beslenen fırsatçı hayvanlar geliyor. Ancak yeni bir araştırma, özellikle erkek aslanlarla sırtlanlar arasındaki ilişkinin bu yaygın algıdan oldukça farklı olduğunu gösterdi. Bilim insanları, Namibya ve Botsvana'da GPS tasmalarıyla takip ettikleri hayvanların hareketlerini inceleyerek erkek aslanların sırtlanlara düzenli olarak yaklaştığını belirledi.
Araştırma kapsamında 17 aslan ve 14 sırtlana GPS tasması takıldı. Tasmalar, gündüzleri her 5 dakikada bir, geceleri ise her 30 dakikada bir GPS sinyali gönderdi.
Bu sayede bilim insanları hayvanların yaklaşık 17 bin 500 kilometrekarelik bir alandaki hareketlerini takip edebildi.
Araştırmanın sonuçları Frontiers in Ethology dergisinde yayımlandı.
Araştırmacılar binlerce etkileşimi incelediğinde özellikle erkek aslanların sırtlanlara sürekli olarak yaklaştığını gördü. Sırtlanlar ise bu karşılaşmaların ardından geri çekildi ve bazı durumlarda kilometrelerce uzaklaştı.
Dişi aslanların davranışları ise erkeklerden farklıydı. Dişi aslanların sırtlanlara karşı çok daha kararsız bir tutum sergilediği görüldü.
Araştırmanın başındaki Dr. Nancy Barker, sırtlanların gerçekten de aslanların avlarından yararlandığını ve bu konudaki itibarlarının tamamen haksız olmadığını belirtti. Ancak bir ava yönelmenin, aslanların yanında güvende olmak anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Araştırma, aslanların sırtlanlara neden yaklaştığını doğrudan incelemedi. Ancak Barker, bunun birkaç nedeni olabileceğini düşünüyor.
Aslanların sırtlanları rakipleri olarak gördükleri için onları merak ediyor veya üstünlük kurmaya çalışıyor olabilecekleri değerlendiriliyor. Ayrıca aslanların, avların yerini bulabilmek için sırtlanların hareketlerini takip etmesi de ihtimaller arasında gösteriliyor.
Barker, araştırmanın hayvan davranışları konusunda bilinenlerin ne kadar sınırlı olabileceğini gösterdiğini belirtti.
Araştırmacıya göre, en iyi tanınan türlerden biriyle ilgili bu kadar temel bir davranışın bugüne kadar gözden kaçmış olması, dünya genelinde tehdit altında bulunan yırtıcılar hakkında hâlâ bilinmeyen çok fazla şey olduğunu gösteriyor.
Barker, bir etobur popülasyonu tamamen ortadan kaldırıldığında, bilim insanlarının henüz belgeleyemediği davranışların ve hayvanlar arasındaki ilişkilerin de kalıcı olarak kaybedildiğine dikkat çekti.