Kahvaltıdan salataya, sandviçten smoothie’ye kadar pek çok öğünde yer bulan avokado, düşük karbonhidratlı ve sağlıklı yağ içeren bir besin olarak öne çıkıyor. Özellikle diyet yapanlar ve sağlıklı beslenmeye özen gösterenler tarafından sıkça tercih ediliyor.
Ancak uzmanlara göre 'sağlıklı' etiketi, sınırsız tüketim anlamına gelmiyor.
Uzman Diyetisyen Gamze Çakaloğlu, avokadonun kontrollü tüketilmesi gerektiğini vurguladı: "Günde yarısı ya da bir adet, yaklaşık 70–150 gram tüketim yeterlidir. Orta boy bir avokado yaklaşık 240–300 kalori içerir ve yağ oranı yüksektir. Bu yağlar kaliteli olsa da enerji fazlası oluşturduğunda kilo artışına katkı sağlayabilir."
Avokado, tekli doymamış yağ asitleri açısından zengin. Bu yağlar kalp-damar sağlığı için faydalı kabul edilse de, yüksek kalori içerdiği unutulmamalı. Günlük enerji ihtiyacının üzerine çıkıldığında, 'sağlıklı yağ' da olsa kilo artışı kaçınılmaz olabilir.
Uzmanlar, özellikle kan sulandırıcı ilaç kullananların ve yaşlı bireylerin avokado tüketimini doktor kontrolünde yapması gerektiğini belirtti. Bunun nedeni, avokadonun K vitamini içeriğinin bazı ilaçlarla etkileşime girebilmesi.
Avokadonun yüksek lif içeriği sindirim sistemi için genellikle olumlu bir özellik olarak bilinse de, hassas bağırsak yapısına sahip kişilerde gaz ve şişkinlik şikayetlerini artırabilir.
Ayrıca potasyum açısından zengin olması nedeniyle, ileri evre böbrek hastalarının dikkatli tüketmesi gerektiği ifade edildi. Potasyum fazlalığı, böbrek fonksiyonları zayıf bireylerde risk oluşturabilir.
Beslenme uzmanları, avokadonun tamamen zararlı ya da tamamen mucizevi bir besin olarak değerlendirilmemesi gerektiği konusunda hemfikir.
Dengeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilerek tüketildiğinde faydalı olabileceği, ancak her öğünde ve sınırsız tüketimin doğru olmadığı belirtti.
Avokado sağlıklı bir seçenek olabilir, ancak her 'trend besin' gibi ölçü kaçtığında masumiyetini yitirebilir.