İsveç hükümetinin göçmenlerin oturma izni şartlarını sıkılaştırmaya yönelik hazırladığı yeni düzenleme ülkede tartışma yarattı. Tasarıya göre artık yalnızca yasalara uymak yeterli olmayacak; “düzgün ve ahlaklı yaşam” kriteri de devreye girecek.
Yeni modele göre göçmenlerin sadece suç işlememesi yeterli görülmeyecek. Göç Bakanı Johan Forssell, borçlarını ödemeyen, kamu kurumlarının kararlarına uymayan ya da sosyal yardım sistemini kötüye kullanan kişilerin oturma izinlerinin iptal edilebileceğini açıkladı. Ayrıca vergi kaçırma, kayıt dışı çalışma ya da trafik cezalarını ödememe gibi durumlar da sınır dışı gerekçesi sayılabilecek.
Düzenlemenin en çok tartışılan kısmı ise “ahlaki eksiklik” gibi yoruma açık ifadeler oldu. Uzmanlar, bu tür kriterlerin net sınırlar içermemesi nedeniyle keyfi uygulamalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Sivil toplum kuruluşları da düzenlemeye karşı çıktı. Civil Rights Defenders gibi insan hakları örgütleri, bu yaklaşımın göçmenler üzerinde baskı oluşturabileceğini ve insanların davranışlarını sürekli denetim altında hissedeceğini savundu.
İltica başvurularının son yılların en düşük seviyesine gerilediği İsveç’te sağ koalisyon hükümeti, bu düzenlemeyle göç politikasını daha da sıkılaştırmayı hedefliyor. Parlamentodan geçmesi beklenen tasarının 13 Temmuz itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanıyor.