Araştırmacılar, Nil Nehri ile Kızıldeniz arasında uzanan geniş çöl bölgesini yıllardır uydu görüntüleriyle tarıyordu. Kazı yapılmadan yürütülen çalışmalar sırasında, çapları 80 metreye kadar ulaşan büyük dairesel mezar alanları dikkat çekti.
İlk incelemelere göre bu yapılar MÖ 4000-3000 yılları arasında inşa edildi. Mezarların içinde insanların yanı sıra sığır, koyun ve keçi kalıntıları da bulundu.
Araştırmacılar, bazı mezar alanlarında bir kişinin merkeze gömüldüğünü, diğer insanların ise onun etrafına yerleştirildiğini belirledi. Bu durum, söz konusu kişinin kabile lideri veya toplumun önde gelen isimlerinden biri olabileceğini düşündürüyor.
Uzmanlara göre bu bulgular, Sahra'da yaşayan göçebe topluluklarda sosyal sınıflaşmanın ve seçkin bir grubun ortaya çıkmaya başladığı döneme işaret ediyor.
Keşfedilen mezarlarda en dikkat çekici detaylardan biri de hayvan gömüleri oldu. Özellikle sığırların insanlar ile birlikte gömülmesi, bu hayvanların topluluk için büyük önem taşıdığını gösteriyor.
Araştırmacılar, kuraklaşan Sahra koşullarında büyük sığır sürülerine sahip olmanın günümüzde lüks spor otomobile sahip olmak kadar prestijli kabul edilmiş olabileceğini düşünüyor.
Bilim insanlarına göre bu topluluklar, Sahra'nın bugünkünden çok daha yeşil olduğu dönemin sonlarına doğru yaşadı. "Afrika Nemli Dönemi" olarak bilinen süreç sona ererken yağışlar azaldı, otlaklar küçüldü ve yaşam şartları zorlaştı.
Kuraklığın artmasıyla birlikte birçok göçebe topluluğun güneye göç ettiği veya Nil Vadisi'ne yöneldiği tahmin ediliyor.
Keşfedilen mezar alanlarının bazıları, ilk yapılışlarından yaklaşık 4 bin yıl sonra bile farklı topluluklar tarafından yeniden kullanıldı. Bu durum, söz konusu bölgelerin nesiller boyunca kutsal mezarlık alanları olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, bu yapıların yalnızca göçebe toplulukların yaşamını değil, daha sonra ortaya çıkan Mısır ve Nubya uygarlıklarının anıtsal kültürünün kökenlerini anlamak açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Ancak uzmanlar, bölgede kontrolsüz madencilik faaliyetleri nedeniyle birçok mezar alanının tahrip edildiği uyarısında bulundu.