Dünya, özellikle ekvator çevresinde saatte yaklaşık 1.670 kilometre (1.037 mil) hızla kendi ekseni etrafında dönüyor.
Bu dönüşün aniden durması durumunda ise gezegenin üzerindeki insanlar, binalar, araçlar, okyanuslar ve diğer tüm cisimler mevcut hareketlerini korumaya devam edecek.
Sosyal medyada paylaşılan simülasyonda, Dünya’nın dönüş hızının kademeli olarak azaltıldığı varsayılıyor. İlk aşamada bile yeryüzünde ciddi sarsıntılar ve hareketlilik yaşanıyor.
Dünya’nın yüzeyi yavaşlamaya başladığında, insanlar dengelerini korumakta zorlanıyor. Yerdeki küçük cisimler ve çeşitli parçalar büyük bir hızla doğuya doğru savrulmaya başlıyor.
Dönüş hızı yaklaşık 1.650 kilometre/saat seviyelerine indiğinde ise senaryonun etkileri çok daha yıkıcı bir hal alıyor. Binalar, yol işaretleri ve şehirlerdeki çeşitli yapılar yerlerinden koparak hareket etmeye başlıyor.
Bunun temel nedeni, Dünya’nın hareketi sırasında yüzeyde bulunan her şeyin de gezegenle birlikte aynı hareketi yapması.
Dünya aniden fren yaptığında, insanlar ve diğer cisimler aynı hızla hareket etmeye devam etmek isteyecek. Tıpkı yüksek hızla ilerleyen bir aracın aniden fren yapması sırasında yolcuların öne doğru savrulması gibi, Dünya üzerindeki cisimler de hareketlerini koruyacak.
Simülasyonda dönüş hızının yaklaşık 1.290 kilometre/saat seviyelerine düşmesiyle birlikte yapıların büyük bölümünün parçalanmaya başladığı görülüyor. Daha sonra yüksek binalar da devrilirken şehirler adeta dev bir enkaz alanına dönüşüyor.
Senaryonun daha ileri aşamalarında durum çok daha korkunç bir hal alıyor. Dünya’nın dönüşü durmaya yaklaşırken atmosfer de mevcut hareketini koruyacağı için son derece güçlü hava akımları ortaya çıkıyor.
Simülasyona göre saatte yaklaşık 320-480 kilometre seviyelerindeki dönüş hızlarında atmosferik hareketler ve savrulan enkaz büyük bir yıkıma yol açıyor. Okyanuslardaki dev su kütleleri de hareketini sürdürerek kıyı bölgelerine doğru ilerliyor.
Bu noktada ortaya çıkacak tablo, yalnızca şiddetli rüzgarlarla sınırlı kalmayacak; dev dalgalar, enkaz ve su kütleleri kıtaların iç kesimlerine kadar ulaşabilecek.
Dünya’nın dönüş hızının etkisi her bölgede aynı değil. Ekvator üzerinde bulunan bir noktanın dönüş hızı en yüksek seviyedeyken, kutuplara gidildikçe bu hız azalıyor. Bunun nedeni, kutupların Dünya’nın dönüş ekseni üzerinde bulunması.
Örneğin New York gibi daha yüksek enlemlerde bulunan bölgelerde yüzeyin dönüş hızı ekvatora kıyasla daha düşük. Kutuplarda ise Dünya’nın ekseni üzerinde bulunulduğu için dönme hareketinden kaynaklanan doğrusal hız teorik olarak sıfıra yaklaşıyor.
**Bu nedenle böyle bir senaryoda kutuplarda bulunan kişilerin, ilk anda ekvator bölgesindekilere göre çok daha az ivmelenmeye maruz kalması mümkün olabilir. Ancak bu, kutupların güvende olacağı anlamına gelmiyor.
Dünya’nın dönüşünün durması halinde okyanuslar da büyük bir tehdit oluşturacak. Su kütleleri, sahip oldukları hareket nedeniyle yer değiştirmeye devam edecek.
Bu durum çok büyük tsunamilere ve kıyı taşkınlarına neden olabilir. Denizlerin karaların üzerine ilerlemesi, kıyı şehirleri başta olmak üzere geniş bölgelerde büyük yıkım yaratabilir.
Ayrıca Dünya’nın dönüşünün durması, atmosferik hareketlerden okyanuslara ve jeolojik sistemlere kadar gezegenin birçok dengesini değiştireceği için sonuçları yalnızca ilk çarpışma etkisiyle sınırlı kalmayacaktır.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşünü bir anda durdurabilecek bilinen doğal bir mekanizma bulunmuyor.
Dolayısıyla sosyal medyada yayılan bu tür videolar varsayımsal bir senaryoyu görselleştiriyor. Gerçek hayatta Dünya’nın dönüşünün bir anda sıfıra inmesi beklenen bir olay değil.
Bununla birlikte simülasyon, Dünya’nın dönüş hareketinin yaşam açısından ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Gezegenin sürekli hareket halinde olması günlük yaşamda fark edilmese de, bu hareketin aniden sona ermesi halinde ortaya çıkabilecek fiziksel sonuçlar son derece yıkıcı olabilir.