Gökyüzünü aydınlatan 'kızıl cinlerin' sırrı çözüldü: Deprem habercisi mi?

Fransa’nın Korsika Adası üzerinde görüntülenen ve gökyüzünü aydınlatan kırmızı ışıklar, görenleri şaşırttı. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "kızıl cin" hakkında merak edilenleri anlattı.

Gökyüzünde aniden beliren, kırmızı renkli ve dallanmış yapılarıyla dikkat çeken ışık oluşumları, ilk bakışta bilim kurgu filmlerinden bir sahneyi andırıyor. "Kızıl cin" olarak bilinen bu nadir atmosferik olay, sıra dışı görüntüsüyle dikkat çekerek, sosyal medyada merak konusu oldu.

Reklam
Reklam

"KIZIL CİN GÖRÜNTÜLENDİ"

ABD merkezli sosyal medya platformu X başta olmak üzere çeşitli mecralarda, gökyüzünde denizanasını andıran kırmızı ışıkların yer aldığı bir fotoğraf paylaşıldı. Sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çeken görüntünün, "kızıl cin" olarak bilinen atmosferik doğa olayını gösterdiği iddia edildi.

Sosyal medyada yüz binlerce kez izlenen gökyüzü görüntüsü, kullanıcılar arasında merak uyandırdı.

Anadolu Ajansı (AA) Teyit Hattı, görseli kaydeden Fransız fotoğrafçı Florian Riou'nun Instagram hesabını inceledi. Riou, görseli 28 Eylül'de paylaştığı ve görüntüyü Fransa'nın Korsika Adası'ndan kaydettiğini belirtiyor.

Riou görüntüdeki atmosferik olayın Barselona açıklarında meydana gelen fırtınanın üzerinde oluştuğunu açıkladı. Ayrıca, fırtınanın meydana geldiği bölge ile fotoğrafı çektiği konumu gösteren bir radar görüntüsü de paylaştı.

Reklam
Reklam

"KIZIL CİN" ATMOSFERİK OLAYI BİLİMSEL OLARAK NASIL AÇIKLANIYOR?

AA Teyit Hattı söz konusu atmosferik olayla ilgili merak edilenleri İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'na sordu.

"KIZIL CİN" ADI NEREDEN GELİYOR?

İngilizcedeki "sprite" sözcüğünün masallarda geçen peri ve cin benzeri varlıkları tanımlamak için kullanıldığını belirten Kadıoğlu, bilim insanlarının 1990'lı yıllarda bu adı tercih ettiğini söyledi. Kadıoğlu, söz konusu adlandırmanın olayın aniden ortaya çıkıp kaybolması ve gözlemlenmesinin güç olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü'nde terimin karşılığının “atmosferik kızıl cin” olarak yer aldığını aktaran Kadıoğlu, şu bilgileri verdi:

"Atmosferik kızıl cin, bir kümülonimbüs bulutundan yere inen güçlü bir yıldırımla tetiklenen, bulutun üst kısmından iyonosfere doğru olan elektrik boşalması sonucunda geceleri görülen büyük ölçekli ama zayıf ışık parlamalarıdır."

Reklam
Reklam

"Kızıl cin" ifadesinin uydurma bir ad değil, bilimsel bir terimin Türkçe karşılığı olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, "cin" sözcüğünün yalnızca bir benzetme olduğunun ve olayın doğaüstü hiçbir yönünün bulunmadığının altını çizdi.

"KIZIL CİN" NASIL OLUŞUR?

Şimşek ve yıldırımın bulutların içinde, bulutlar arasında ya da bulutla yer arasında meydana geldiğini belirten Kadıoğlu, gök gürültülü fırtınaların elektriksel etkisinin bulutların çok üzerine ulaşabildiğini söyledi.

Kızıl cinlerin fırtına bulutlarının üzerinde, yerden yaklaşık 50 ila 90 kilometre yükseklikte oluştuğunu aktaran Kadıoğlu, bu seviyenin yolcu uçaklarının uçtuğu yüksekliğin çok üzerinde olduğunu ifade etti.

Kadıoğlu, kızıl cinlerin oluşum sürecini şöyle anlattı:

"Orada hava çok seyrektir. Aşağıda çok güçlü bir yıldırım yere büyük miktarda artı (pozitif) yük boşalttığında, bulutun üzerindeki elektrik alanı bir anda değişir. Bu ani değişim, seyrek havadaki elektronları hızlandırır. Elektronların hava moleküllerine çarpmasıyla kısa süreli bir ışıldama meydana gelir."

Reklam
Reklam

Her yıldırımın kızıl cin oluşturmadığını vurgulayan Kadıoğlu, NASA'nın verilerine göre yıldırımların yalnızca onda birinin artı yüklü olduğunu belirtti. Bunların da ancak yüzde ikisinin kızıl cin oluşturacak kadar güçlü olduğunu aktaran Kadıoğlu, kızıl cinlerin her fırtınada görülmemesinin nedeninin bu olduğunu kaydetti.

KIRMIZI RENKLİ VE SAÇAKLI GÖRÜNÜMÜN NEDENİ NE?

Kızıl cinlerin kırmızı renkte görülmesinin nedeninin atmosferdeki azot molekülleri olduğunu belirten Kadıoğlu, bu moleküllerin elektronların çarpmasıyla enerji kazandığını ve ardından bu enerjiyi kırmızı ışık olarak yaydığını söyledi.

Kadıoğlu, kızıl cinlerin saçaklı görünümüne ilişkin şu bilgileri verdi:

"Elektrik boşalması tek bir hat boyunca değil, çok hızlı ilerleyen ve kollara ayrılan ince kanallar halinde gelişir. Fotoğraflardaki denizanası, havuç ya da ağaç kökü benzeri biçimler buradan gelir. Hiçbiri bir diğerinin aynısı değildir."

Reklam
Reklam

Bir kızıl cin kümesinin yaklaşık 15 kilometre genişliğe ve 50 kilometre yüksekliğe ulaşabildiğini aktaran Kadıoğlu, bu nedenle yüzlerce kilometre öteden görülebildiğini ifade etti.

Olayın saniyenin binde birkaçı kadar sürdüğüne dikkat çeken Kadıoğlu, "Çıplak gözle ancak belli belirsiz bir parıltı olarak seçilir, ayrıntıları ise kameralar yakalar." dedi.

KIZIL CİNLER OLAĞANÜSTÜ BİR OLAYIN HABERCİSİ Mİ?

Kızıl cinlerin yeni keşfedilen bir doğa olayı olmadığını belirten Kadıoğlu, fırtınaların üzerinde görülen ışıklara ilişkin bilinen ilk yazılı kaydın 1730 yılına ait olduğunu söyledi.

Pilotlar da uzun yıllar benzer ışık parlamaları gözlemlediklerini aktaran Kadıoğlu, ancak görüntüyle desteklenemeyen bu anlatımların uzun süre ciddiye alınmadığını ifade etti.

İlk görüntünün 1989 yılında Minnesota Üniversitesi araştırmacıları tarafından tesadüfen kaydedildiğini aktaran Kadıoğlu, "Araştırmacılar düşük ışıkta çalışan bir kamerayı test ederken bu olayı görüntüledi. Günümüzde ise Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki astronotlar ve yeryüzündeki gözlemciler bu olayları düzenli olarak fotoğraflıyor." dedi.

Reklam
Reklam

Kızıl cinlerin herhangi bir olağanüstü gelişmenin habercisi olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Kızıl cinler bize yalnızca ufkun ötesinde, çok uzakta güçlü bir gök gürültülü fırtına olduğunu gösterir. Böyle bir ışığın görülmesinden deprem, kıyamet ya da başka bir olağanüstü gelişme sonucu çıkarılamaz. Olay, yerden onlarca kilometre yukarıda gerçekleşir."
Kaynak: AA   |   Bu içerik Nilgün Arabacı tarafından yayına alınmıştır

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: