Aslında şaşırtıcı olan, Catherine’in yıllardır aynı manikürü tercih etmesi. Asıl ilginç olan ise herkesin bugün “yeni trend” diye konuştuğu doğal tırnak görünümünün onun için hiç de yeni olmaması.
Kate Middleton'ı benim gibi yıllardır takip edenler iyi bilir ki, kendisi renkli ve gösterişli manikürlerden uzak duruyor. Çoğu zaman tırnaklarını doğal bırakıyor ya da çok hafif pembe ve bej tonlarında, neredeyse fark edilmeyen bir oje kullanıyor.
Bence bu, Catherine’in genel tarzına da oldukça uyuyor. Kıyafetlerinde olduğu gibi güzellik tercihinde de fazla uğraşılmış görünmeyi sevmiyor. Bahçeyle uğraşan, çocuklarıyla vakit geçiren ve mümkün olduğunca doğal bir görüntü veren Catherine’in parlak, süslü bir manikür yerine böyle sade bir seçim yapması zaten şaşırtıcı değil. Üstelik bunu yıllardır değiştirmeden sürdürüyor.
Tam da bu nedenle bugün ortaya çıkan “çıplak tırnak” trendi Catherine açısından biraz komik bir tesadüf gibi duruyor.
Son dönemde güzellik dünyasında doğal tırnak görünümü oldukça popüler hale geldi. Kısa tırnaklar, şeffaf ojeler ve neredeyse hiç manikür yapılmamış gibi görünen eller moda oldu. Hanımlar daha önce özellikle hazırlanmış ve dikkat çekici manikürler isterken şimdi tam tersine, “Hiçbir şey yapmamışım gibi ama aslında gayet bakımlıyım” görünümünün peşinde.
Marie Claire güzellik editörü Siena Gagliano da bu değişime dikkat çekerek artık pek çok kadının manikürünün 'manikür gibi görünmesini istemediğini' söylüyor.
İşte burada Prenses Catherine devreye giriyor. Çünkü o zaten yıllardır tam olarak bunu yapıyordu. Catherine Kraliyet ailesine ilk girdiği dönemlerde renkli oje kullanmayı bıraktı zira Kraliçe, saray kadınlarının ellerinde renkli ojeler görmeye tahammül edemiyordu.
Kraliyetin kadınları da yıllar boyu bu sessiz kurala uydular. Pek tabii Kate Middleton da… Bazı özel geceler ve etkinlikler dışında yıllar boyunca tırnaklarında neredeyse görünmeyen bir sadelik taşıdı.
Son zamanlarda doğal tırnak görünümü “sessiz lüks” ve “eski para” (old money) estetiğiyle de ilişkilendiriliyor. Gösterişli logoların, çok belirgin makyajların ve “bakın ne kadar para harcadım” havası veren detayların yerine daha sade bir görünüm öne çıkıyor.
Yani, ne kadar az çaba harcamış gibi görünürseniz, o kadar ayrıcalıklı görünüyorsunuz.
BBC, “doğal tırnak” akımını sınıf meselesi üzerinden ele alan bir yazı yayımladı ancak daha sonra gelen tepkilerin ardından yazıyı kaldırdı. Güzellik editörü Kristina Rodulfo ise bu tür ifadelerin, uzun süredir ayrıcalıklı kesimlerle ilişkilendirilen güzellik standartlarını yeniden üretme riski taşıdığı görüşünde.
Rodulfo’nun dikkat çektiği başka bir nokta da şu: Bir trend herkes tarafından benimsendiğinde, onu ilk ortaya çıkaran ya da daha elit görülen kesim yeni bir ayrım noktası bulabiliyor. Bir zamanlar büyük logolar statü göstergesiyken bugün bunlardan uzak durmak daha “sofistike” kabul edilebiliyor. Doğal tırnaklar da buna eklenen yeni örneklerden biri.
Kraliyet ailesinin en küçük ayrıntısının bile mercek altına alınmasına artık alıştık. Catherine’in taktığı bir broşun anlamı saatlerce konuşulabiliyor, giydiği eski bir elbise ertesi gün haber olabiliyor. Tırnaklarının bir güzellik trendiyle aynı çizgide olması da haliyle gözden kaçmıyor.
Hatta işin biraz eğlenceli tarafı var. Catherine’in yıllardır yaptığı bir şey bugün “sessiz lüks” diye yeniden paketleniyor. O ise muhtemelen sabah hazırlanırken bütün bu tartışmaların hiçbirini düşünmüyor.
Bence Catherine’in asıl farkı da burada. Trendleri takip etmek yerine kendisine yakışanı bulup onunla devam ediyor. Bugün doğal tırnak moda, yarın başka bir şey moda olur. Catherine’in tırnakları ise büyük ihtimalle yine aynı kalacak...