Chicago'da yaşayan Billock, pandemi döneminde seyahat yazarlığı yaptığı işine ara vermek zorunda kaldı. Bu süreçte farklı fal yöntemlerini araştırmaya başlayan Billock, peynirden fal bakıldığını keşfetti.
Daha önce uzun süre tarotla ilgilenen Billock, bildiği yöntemi peynire uyarladı. Kısa sürede bu yöntem onun için yeni bir uğraşa dönüştü.
Peynir falında her seans için dört parça peynir kullanılıyor. İlk üç parça geçmiş, bugün ve gelecek olarak yorumlanıyor. Dördüncü parça ise kişinin merak ettiği bir soruya cevap bulmak için kullanılıyor.
Billock, peynirlerin üzerindeki şekilleri, delikleri ve dokuları inceleyerek kariyer, ilişkiler, sağlık, seyahat ve ev hayatıyla ilgili yorumlar yaptığını söylüyor.
Bu yöntemin “tyromancy” olarak adlandırıldığı ve köklerinin çok eski dönemlere dayandığı belirtiliyor.
Billock'a göre peynirin türü de ortaya çıkan mesajları etkiliyor.
Özellikle mavi küflü peynirlerde çok daha fazla şekil ve detay gördüğünü belirten Billock, sade görünümlü çedar gibi peynirlerde ise yorumların daha net olduğunu ifade ediyor.
Üstelik peynirin pahalı olması da gerekmiyor. Ona göre marketlerde satılan sıradan peynirlerle de fal bakılabiliyor.
Billock'un yöntemi sadece peynirle sınırlı değil. Daha önce kruvasan, salata, bira, şarap ve köriden de fal baktığını söylüyor.
Ona göre yiyeceklerin insanların hayatında özel bir yeri var. Yiyecekler yalnızca beslenme amacı taşımıyor, aynı zamanda anıları ve duyguları da beraberinde getiriyor.