Her zaman ince yapılı olduğunu, düzenli spor yaptığını belirten Capolupo, tatil öncesinde kendisini tamamen sağlıklı hissettiğini söyledi. Bu nedenle mide ve bağırsak kontrollerini yaptırmayı hiç düşünmediğini ifade eden Capolupo, şikayetlerin birkaç gün içinde artmasıyla endişelenmeye başladı.
Şikayetlerin başlamasından kısa süre sonra dışkısında az miktarda kan fark eden Capolupo, aile hekimine başvurdu. İlk muayenede bunun basit bir enfeksiyon olabileceği söylendi ve 26 Eylül tarihine kolonoskopi randevusu verildi.
Yapılan kolonoskopi sonucunda bağırsaklarda yaklaşık 8 santimetrelik bir tümör tespit edildi. Tümörün karın duvarına, karaciğere ve akciğerlere yayıldığı, hastalığın dördüncü evrede olduğu ve tedavi edilemez kabul edildiği açıklandı.
Teşhis sonrası yaşadığı süreci anlatan Capolupo, "Hayatımda ilk kez gerçek bir panik atak geçirdim. Gecenin ikisinde ağlayarak uyandım" dedi. Hafta sonları ailesini ve arkadaşlarını arayarak vedalaştığını söyleyen Capolupo, bu sürecin kendisi için son derece yıkıcı olduğunu ifade etti.
Eşi Mark ve iki oğluyla birlikte yaşayan Capolupo, şu anda iki haftada bir kemoterapi görüyor ve tedavisini evde de sürdürüyor. Doktorların kendisine yaklaşık iki yıl ömür biçtiğini belirten Capolupo, buna rağmen mücadeleyi bırakmaya niyeti olmadığını vurguladı.
Bağırsak kanseri, Birleşik Krallık’ta en sık görülen üçüncü kanser türü olarak biliniyor. Hastalık her 20 kadından birini ve her 15 erkekten birini etkiliyor. Avustralya’da 45 yaş ve üzeri bireyler için evrensel tarama uygulanırken, İngiltere, İskoçya ve Galler’de dışkı testi kitleri yalnızca 50 yaşından itibaren gönderiliyor.
Capolupo, erken taramanın önemine dikkat çekerek, "İlk belirtileri fark ettiğimde hızlı davrandım ama yine de çok geçti. Eğer 45 yaşındayken tarama testi almış olsaydım, bugün çok daha iyi bir durumda olabilirdim" sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.