Araştırmaya göre Türkiye'de 50 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 18,2'si yalnızlık hissediyor. Bu oran yaklaşık 4,1 milyon kişiye karşılık geliyor.
Yalnızlık oranının illere göre de önemli farklılık gösterdiği görüldü. Erzincan'da yalnız hissedenlerin oranı yüzde 23'e kadar çıkarken Çankırı'da bu oran yüzde 13,5 olarak belirlendi.
Araştırmada yalnızlığın doğudan batıya doğru azaldığına dikkat çekildi. Ancak sorun yalnızca küçük kentlerde görülmüyor. İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde de insanların aileleri, arkadaşları ve sosyal çevreleriyle bağlarının zayıfladığı belirtiliyor.
Çalışmada yalnızlık ile sosyal izolasyonun birbirinden farklı olduğu vurgulandı.
Bazı kişiler kendilerini yalnız hissetmese bile ailesiyle, arkadaşlarıyla veya çevresindeki insanlarla yeterince görüşmeyebiliyor. Evden daha az çıkan ve zamanının büyük bölümünü evde geçiren kişiler de sosyal izolasyon yaşayabiliyor.
Araştırmaya göre yarım milyondan fazla kişi hem yalnızlık hissediyor hem de sosyal çevresinden kopmuş durumda.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise 85 yaş ve üzerindeki kişilerde ortaya çıktı.
Bu yaş grubunda bazı kişiler günlük hayatlarında fiilen yalnız olmalarına rağmen kendilerini yalnız hissetmediklerini belirtiyor. Prof. Dr. Murat Şentürk'e göre bunun nedenlerinden biri, yaşlıların yalnız kalmasının toplum tarafından zamanla normal karşılanması.
Bu durum, kişinin yalnızlık hissini dile getirmese bile yaşamının giderek evine ve daralan sosyal çevresine sıkışmasına yol açabiliyor.
Araştırmada fiziksel hareketlilik ile sosyal hayat arasındaki ilişki de dikkat çekti. Hiç yürümeyen kişilerde sosyal izolasyon riskinin yaklaşık 13,5 kat daha yüksek olduğu belirtildi.
Uzmanlara göre yaşlıların yalnızca sağlık hizmetlerine değil, yürüyebilecekleri, insanlarla bir araya gelebilecekleri ve günlük hayatın içinde kalabilecekleri alanlara da ihtiyacı var.
Bu nedenle yürüme mesafesinde hizmetlerin bulunması, güvenli ulaşım imkanlarının artırılması ve insanların bir araya gelebileceği kamusal alanların oluşturulması öneriliyor.
Araştırmada teknoloji de tamamen olumsuz bir unsur olarak değerlendirilmiyor. İnternet ve sosyal medyanın doğru kullanıldığında sosyal izolasyonu azaltabileceği belirtiliyor.
Bunun için yaşlılara yönelik dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması ve kamu hizmetlerinin daha kolay kullanılabilecek şekilde tasarlanması öneriliyor.
Prof. Dr. Şentürk ise yaşlı yalnızlığının yalnızca bireysel bir sorun olmadığını, aileleri, toplumu ve sağlık sistemini de ilgilendiren geniş kapsamlı bir mesele olduğunu vurguluyor.
(Kaynak: Türkiye Gazetesi)