Son günlerde etkili olan sağanak yağışlar nedeniyle birçok kişi evini dışarıdaki nemden korumak için pencerelerini kapalı tutuyor. Oysa uzmanlar, yağmur yağarken bile evin düzenli olarak havalandırılması gerektiğini belirtiyor. Çünkü kapalı ortamlarda biriken nem ve kirli hava, çeşitli sağlık ve yapı sorunlarına yol açabiliyor.
Uzmanların tavsiyesine göre evlerde her gün en az 5 ila 10 dakika boyunca hava değişimi sağlanmalı. Özellikle yağışlı günlerde içeride oluşan nem ve yoğuşma, havanın bayatlamasına neden olurken küf ve mantar oluşumu için de uygun ortam hazırlıyor.
Aşırı nem; duvarlarda çatlaklar, boya kabarmaları, su sızıntıları ve bakteri oluşumu gibi sorunlara yol açabiliyor. Bunun yanı sıra alerjenler, toz akarları, ince partiküller ve uçucu organik bileşikler de nemli ortamlarda daha kolay çoğalabiliyor.
Uzmanlar, birçok kişinin düşündüğünün aksine yağmurlu havalarda dışarıdaki havanın her zaman ev içindeki havadan daha nemli olmadığını belirtiyor. Dışarıdan giren hava içeride ısındığında, çoğu zaman içeride birikmiş nemli havadan daha kuru hale geliyor ve ortamın nem dengesinin sağlanmasına yardımcı oluyor.
Ancak şiddetli yağmur, fırtına veya kuvvetli rüzgârın eşlik ettiği hava koşullarında pencerelerin uzun süre açık bırakılması önerilmiyor. Bu durumlarda kısa süreli havalandırma yapılması ve mümkünse karşılıklı pencereler açılarak hava akışının hızlandırılması tavsiye ediliyor.
Evdeki nemi azaltmak için mekanik havalandırma sistemleri ve nem alma cihazları da kullanılabiliyor. Bununla birlikte uzmanlar, bu yöntemlerin doğal havalandırmanın yerini tutamayacağını vurguluyor.
Pencerelerde sık sık buğulanma veya su damlacıkları oluşuyorsa bunun evdeki aşırı nemin işareti olabileceğini belirten uzmanlar, böyle durumlarda ortam sıcaklığının da gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Düzenli havalandırmanın hem sağlıklı bir yaşam alanı oluşturduğu hem de evin uzun ömürlü kalmasına yardımcı olduğu belirtiliyor.