Bismillâhirrahmânirrahîm Allahû Tealâ burada aslında bir tek dîn olduğunu, insanların, o dîni ayırdığını ve gruplara ayrıldıklarını söylüyor. Son derece önemli bir konu; bir küçücük kelime farklılığı birçok şeyi yanlış algılamamıza sebebiyet verebilir. Birden fazla dîn hiç olmadı. Allahû Tealâ "onlar" de-yince hristiyanları da, musevileri de kastediyor, "onların dînlerini" deyince sanki hristiyanlık ayrıymış, yahudilik ayrıymış gibi, yani Allahû Tealâ'nın Hz. Musa'ya verdikleri ayrıymış, Hz. İsa'ya verdikleri ayrıymış gibi bir sonuçla karşılaşılıyor. Ancak öyle değildir. Hz. Musa ve ona bağlı olanların da hepsi, herşeyleriyle Allah'a teslim oldular. Hz. İsa ve Hz. İsa'ya bağlı olanlar da ruhlarını, vechlerini, nefslerini, iradelerini Allah'a teslim ettiler. Aynı şeyleri, aynı standartlarda, aynı şeriatle yaşadılar. Daha sonra gelen Peygamber Efendimiz (S.A.V) de sahâbesiyle beraber aynı şeyleri, aynı standartlarda, aynı şeriatle yaşadı. 42/ŞÛRÂ-13: Şerea lekum mined dîni mâ