HAYDAR HAYDAR Makâm : Uşşâk Usûl : Düyek Güftekâr : Kul Nesimi Ben melâmet hırkasını kendim geydim eğnime Ar û namus şişesini taşa çaldım kime ne Âh haydar haydar taşa çaldım kime ne Gâh giderim medreseye, ders okurum Hâk için Gâh giderim meyhâneye, dem çekerim aşk için Âh haydar haydar dem çekerim aşk için Gâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi Gâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni Âh haydar haydar seyreder âlem beni Nesimi'ye sormuşlar yârin ile hoş musun Hoş olayım olmayayım o yâr benim kime ne Âh haydar haydar o yâr benim kime ne... melâmet : ayıplama, kınama, azarlama, sitem; herhangi bir tarikata veya tekkeye bağlı olmayan, belli bir tarikata özgü giysi, tören, gelenek vb'nin benimsenmesine karşı çıkan, dolayısıyla kurumsallaşmayı reddeden tasavvuf anlayışı eğin : sırt haydar : aslan; cesur, yürekli kişi; Halife Ali'nin lakaplarından biri dem çekmek : içki içmek