Biz üç kişiydik; Bedirhan,Nazlıcan ve ben Üç ağız,üç yürek Üç yeminli fişek... Adımız bela diye Yazılmıştı dağlara,taşlara, Boynumuzda ağır vebal, Koynmuzda çapraz tüfek... El tetikte,kulak kirişte Ve sırtımız toprağa emanet... Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi, Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık. Deniz çok uzaktaydı Ve dokunuyordu yalnızlık. Gece uçurum boylarında, Uzak çakal sesleri Yüzümüza,ekmeğimize, Türkümüze çarpar geçerdi. Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan, Tüterdi buram buram. Gizlice ona bakardık, Yüreğimiz göçerdi... Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi, Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza, Kurşun gibi,mayın gibi tutuşup tükendi... Oy Nazlıcan vahşi bayırların maralı, Nazlıcan saçları fırtınayla taralı, Sende gidermiydin böyle yıldızlar ülkesine, Oy Nazlıcan oy can evinden yaralı... Nazlıcan serin yayla çiçeği, Nazlıcan deli