Güncel

Cumhurbaşkanı Erdoğan TRT ortak yayınında soruları yanıtladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (3) - "Türkiye Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere bütün bunlara yönelik adilane paylaşım temelinde bir çağrı yapmış durumda. Hakkaniyeti temel alacak şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, orayı buraya karıştırmayacağız, bölgede tüm kıyıdaş ülkelerle deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için müzakerelere hazır olduğumuzu en başından beri vurguluyoruz. Bizim barışçı bir çözüme destek veren tutumumuz başından beri değişmedi, yine aynı yerdeyiz. Hakça bir çözüm için tüm ülkelere diyalog çağrımız sürmektedir" - "Devlet uygulamalarımızla kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz. Ülkemizin diyaloğu ve görüşmeleri teşvik edici tutumunu sürdürürken, önümüzdeki dönemde hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını koruyacağız. Tek taraflı adımlara izin vermeyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın" - "Bizim derdimiz düşman kazanmak değil, dost kazanmak. Düşman olanlar varsa onları da dost olmaya davet etmek. Derdimiz bu" - "Böylesine bir çağrı özellikle Türkiye'ye tabii ki bu hakkı tanır. Yani Libya halkından, yönetiminden böyle bir davet geldiği anda bu bizim için adeta bir hak doğurur" - "Hafter konusu aslında istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın ve ben inanıyorum ki Rusya da Hafter konusunda mevcut tezi gözden geçirecektir. Çünkü bunun legal bir yönü yok. İllegal birisi. Aynı şekilde yapılan destekler de zaten bu illegalite içerisinde sürdürülüyor"

Güncel

Cumhurbaşkanı Erdoğan TRT ortak yayınında soruları yanıtladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (1) - "Türkiye, Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip ülke. Bunlar, bunu da görmüyorlar. Bu anlaşma (Libya ile imzalanan mutabakat muhtırası) ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından dayatılmaya çalışılan yaklaşımlara ve ülkemizi Antalya Körfezi'ne hapsetmeyi hedefleyen deniz yetki alanı iddialarına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde haklı bir adım attık" - "Ülkemizin, Doğu Akdeniz'in batı kısmındaki kıta sahanlığı münhasır ekonomik bölge sınırları, birbirini destekleyen bir dizi adım ile ilk defa bir bütün olarak ve net bir şekilde ortaya kondu. Bununla kalmadık. Libya Anlaşması, ülkemizin deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusundaki hukuki tezini de destekledi" - "Mutabakat muhtırası ile Türkiye esasında, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı. Attığımız adım bu. Bu adımdan başta Yunanistan olmak üzere Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ciddi manada rahatsız oldu. Bunlarla da kalmadılar aslında. Batıda da bazı ülkeler 'Siz ne yapıyorsunuz?' gibi NATO ve değişik yerlerdeki toplantılarda bize söylediler. Biz bugüne kadar uluslararası hukuku hiçe sayarak attıkları tek taraflı adımları bozulmuş oldu. Tek taraflı adımı atanlar aslında bunlar. Ama şimdi biz bu adımı atınca, bunların bu oyunları bozuldu" - "Bizim daha önce ne sismik araştırma gemimiz vardı ne sondaj gemimiz vardı. Şimdi hamdolsun iki tane sondaj, iki tane sismik araştırma gemimiz var. Şimdi bir tane daha anlaşma dönemindeyiz, bir sondaj gemisi daha alacağız. Bu çalışmaları, araştırmaları sadece Akdeniz'de değil zaman zaman Karadeniz'de hatta belki uluslararası sularda sürdüreceğiz"