Taş Devri diyetine göre pişirme yöntemleri! Bildiğiniz tüm diyetleri unutun

Yaz aylarının gelmesiyle beraber mayo ve bikinilerin sezonu açıldı. Bikini ve mayo demek çoğu kişi için fit bir vücut ve sağlıklı bir beden anlamına geliyor. 7’den 70’e herkesin yaz aylarında diyette olduğu söylenir. Pazartesi günü kararlı bir şekilde başlanan diyetlerin ömrü büyük bir çoğunlukla salı gününe kadar sürer. Bazıları ise ideal kilolarına ulaşmak için diyet programlarından taviz vermez. Sizler için daha önce uyguladığınız bütün diyetleri unutturacak bir program sunuyoruz.

Özellikle yaz aylarının gelmesiyle birlikte vücut hatlarını daha çok belli eden kıyafetlerin giyilmeye başlanması, fazla kilolarından muzdarip olan kişileri kısa bir süre içerisinde kilo vermeyi sağlayan çeşitli diyet programlarını uygulamaya itiyor. Şok diyetler olarak adlandırılan bu programlar kısa sürede vücudu forma sokmaya yardımcı olurken gereğinden uzun bir süre uygulanmaları halinde çeşitli olumsuz durumların meydana gelmesine sebep olabiliyor. Bu nedenle kilo verme sürecinin mutlaka uzman bir doktor gözetiminde ve sağlıklı bir şekilde olması tavsiye ediliyor. Kişinin vücut endeksi ve yaşadığı sağlık sorunları da göz önünde tutularak aslında kişiye özel diyet programları hazırlanıyor. Ancak kilo vermek için sağlıklı beslenmek kadar yemeği pişirme yöntemleri de belirleyici oluyor. Yurt dışında oldukça popüler olan Taş Devri Diyeti, sağlıklı beslenem alışkanlığının yanında pişirme tekniklerini de sorgulatıyor. Peki Taş Devri Diyeti nedir? Taş Devri Diyeti’ndeki pişirme yöntemlerinin günümüzdeki uygulamalarla farkı nedir?

Reklam
Reklam

“Taş Devri Diyeti” kitabının yazarı Prof. Dr. Ahmet Aydın, en doğal ve sağlıklı beslenme yolunu bulabilmek için insanlığın eski çağlarda uyguladıkları yöntemleri inceledi. Kitabın başlangıç konusu ise “Tarih içinde besinlerimizin değişimi ve kronik hastalıklar” oluşturdu. Beslenme şekillerinin değişmesiyle beraber hastalıklarında farklılaştığını ifade eden Aydın, pişirme kapları ve pişirme şeklinin detaylarını da anlattı. İşte detaylar...

TEFLON KAPLAR

Yapışmayan tava olarak isimlendirilen teflon kaplar, perflurooctanic acid adı verilen bir maddeler üretilmiştir. Bazı araştırmalar bu kimyasalın pankreas, karaciğer, testis ve meme kanseri ile hamilelikte düşük riskinin artabileceğine işaret ediyor. PFAO maddesi; kilo kaybı, tiroit problemleri ve bağışıklı sisteminde zayıflık gibi farklı sorunlarla da ilişkinlendiriliyor.

ALÜMİNYUM KAPLAR VE ALÜMİNYUM FOLYO

Alüminyum maddesi yüksek ısıda yiyeceğin içine geçebilme özelliğine sahiptir. Günümüzde alüminyumun Alzheimer ve kanser olmak üzere birçok hastalığı etkilediği söyleniyor. Alüminyum kapların kullanımının azalmasıyla beraber özellikle ev hanımları kalan yemekleri buzdolabında saklamak için alüminyum folyoya sarıyor. Saklanacak gıdanın ıslak, çok tuzlu uada limonlu olmadığı sürece bu kullanımda herhangi bir sıkıntı bulunmuyor. Alüminyum folyoyu ısıtma işleminde kullanmanın sağlık açısından zararlı oldukça büyüktür. Bu nedenle pişirme işlemi sırasında pişirme kağıdının tercih edilmesi daha doğru bir yaklaşım olur.

Reklam
Reklam

DÜDÜKLÜ TENCERE

Tencere yemekleri hızlı ve yüksek ısıda pişirme işlemi sırasında besin değerleri ve lezzetlerini kaybederler. Bu nedenle pişirme işlemleri için geleneksel yöntemlerin uygulanması daha yararlıdır. Bu geleneksel yöntemler genellikle ağır ağır pişirmeye dayalı olan ve lezzeti arttıran uygulamalardır.

EN SAĞLIKLI PİŞİRME KAPLARI HANGİLERİDİR?

Yemeklerin hem lezzetli hem de sağlıklı olmasını istiyorsanız aslında daha geleneksel uygulamalara yönelmelisiniz. En sağlıklı pişirme alternatifleri arasında toprak güveç ve cam kaplar yer alıyor. Bunlara ek olarak çelik, dökme demir ve bakır kaplarla da yemeklerinizi pişirebilirsiniz.

TAŞ DEVRİ DİYETİ’NDE HANGİ BESİNLERİ YİYEBİLİRSİNİZ?

  • Taş Devri Diyeti’nde diğerlerinde olduğu gibi aslında temelde daha sağlıklı ürünlerin tüketilmesine ağırlık veriliyor. Bu nedenle şeker, un ve tuzdan oluşan üç beyaz şeytan üçgeninden uzak durmanız gerekiyor. Vücudun kendini yenilemesi ve canlandırması için günde 8 bardak su içilmesi de diyetin en önemli maddelerinden biridir. Uyumadan önce en az 1 bardak su içilmeli ve gün içinde çay, ayran ve kefir gibi sıvılar da tercih edilmelidir.
  • Bu diyetin en güzel yanlarından bir tanesi de istediğiniz kadar kırmızı et yiyebilirsiniz. Ancak etin kalitesi ve pişirilme yöntemi büyük önem taşıyor. Etin işlem görmemesi ve az pişirilmesi gerekiyor. Dünyaca ünlü gurmeler de etin en lezzetli halinin "medium-rare" yani orta-az pişmiş et olduğunu söylüyor. Çok pişirilen et suyunu kaybediyor bu da hem faydasını hem de lezzetini azaltıyor.
  • Kırmızı etin yanında bir de sakatat serbest! Geleneksel doğal usullerle hazırlanmış, sucuk, pastırma gibi yiyeceklerin yanında böbrek, kokoreç, işkembe, yürek gibi sakatatlar da diyette öneriliyor.
  • Pişirme yöntemlerinde aslında kullanılan yağın içeriği de belirleyici oluyor. Taş Devri Diyeti’nde ayçiçek yağı, mısır özü yağı, kanola yağı gibi yağlar kullanmak tamamen yasak. Tereyağı, zeytinyağı ve diğer hayvansal ve bitkisel yağlar tercih edilmeli.
  • Balık ve tavuk seçiminde de tamamen doğal ürünlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. Çiftlik tavukları ve balıklarından uzak durulmalı, doğal ortamında yetişen tavuk ve deniz balığı seçilmeli. Balık yerken ise ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük ve yüzeyde yaşayan balıkların seçilmesi isteniyor.
  • Süt ve süt ürünlerin bol miktarda tüketilmesi gerekiyor. Ancak sadece ekşiyen, kesilen ve kaymak bağlayan süt ve süt ürünleri alınmasını tavsiye ediyor. Marketlerde satılan uzun ömürlü pastörize sütlerin yerine doğal kaynaklı sütlerin alınarak evde kaynatılması öneriliyor.