İsveç’te eğitim politikalarında köklü bir değişim süreci başladı. Hükümet, öğrencilerin okuma ve yazma becerilerindeki gerilemeyi gerekçe göstererek sınıflarda kitap, kalem ve kağıt kullanımını yeniden teşvik etmeye yöneldi.
2000’li yılların sonundan itibaren eğitim sistemine entegre edilen tablet ve bilgisayarlar, 2010’lu yıllarda yaygınlaşmış ve öğrencilerin büyük bölümü bireysel cihazlara erişim sağlamıştı. Ancak 2022’de göreve gelen hükümet, bu yaklaşımı tersine çevirerek daha geleneksel bir modele geçiş sürecini başlattı.
Yeni politika kapsamında okullara ders kitapları için milyarlarca kronluk bütçe ayrıldığı açıklandı. Hedef, 2028 yılına kadar tamamen kitap temelli bir müfredat sistemine geçmek.
Yetkililer, dijital ekranların öğrencilerde dikkat dağınıklığına yol açtığını ve ekran üzerinden okumanın öğrenme sürecini zorlaştırdığını savunuyor. Bu değişimle birlikte PISA sonuçlarında gerileyen ülke performansının yeniden yükseltilmesi amaçlanıyor.
Öte yandan alınan karar, eğitim çevrelerinde tartışmaları da beraberinde getirdi. Eğitim teknolojisi sektörü ve bazı uzmanlar, dijital araçların azaltılmasının öğrencilerin gelecekteki iş becerilerini olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.
Özellikle yapay zeka çağında dijital yetkinliklerin erken yaşta kazanılması gerektiğini vurgulayan eleştirmenler, bu adımın ülkenin teknoloji ekosistemine zarar verebileceği görüşünde.