0% Faizli Fırsat!
Faiz Oranı
%0
Vade
3 Ay
Toplam Tutar
100.000 TL
Kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Türkiye’nin kırsal yerleşimleri, uluslararası alanda dikkat çekmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler Turizm Teşkilatı’nın “En İyi Turizm Köyü 2026” programı kapsamında Türkiye’den dört yerleşim aday gösterildi. Bu adaylar arasında en çok öne çıkan yerlerden biri ise Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü oldu.

Kazdağları’nın eteklerinde, Edremit Körfezi’ne hakim konumuyla dikkat çeken Adatepe Köyü; taş mimarisi, dar sokakları ve doğayla iç içe yapısıyla yıllardır ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. 19. yüzyıldan kalma Osmanlı-Rum mimarisini yansıtan taş evlerin büyük bölümü restore edilerek korunmuş durumda.
Mübadele sonrası Girit’ten gelen Türklerin yerleştiği köy, 1980’li yıllarda yeniden keşfedildi ve 1989’da sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı.

Uluslararası program kapsamında Türkiye’yi temsil edecek diğer adaylar ise:
İzmir Seferihisar’daki Sığacık
Muğla Datça’daki Eski Datça
Tunceli Ovacık’taki Ziyaret köyü
Bu program, kırsal alanlarda sürdürülebilir turizmi destekleyen ve yerel değerlerini koruyan yerleşimleri öne çıkarmayı amaçlıyor.

Yetkililer, Adatepe’nin adaylığını kültürel turizm açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor. Köyün özgün dokusunu koruyarak bugüne ulaşmasının, hem yerel halkın hem de kurumların ortak çabasıyla mümkün olduğu vurgulanıyor.
Adatepe’de yaşayan vatandaşlar ve işletmeciler ise gelişmeden memnun. Köyün doğal yapısını koruyarak bugünlere gelmesinin bu adaylıkla taçlanmasını beklediklerini belirten bölge halkı, uluslararası alanda daha fazla tanınmayı umut ediyor.
Tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve korunmuş mimarisiyle Adatepe Köyü, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın dikkatini çeken kırsal destinasyonlardan biri olmaya aday. Gözler şimdi Birleşmiş Milletler’in vereceği kararda.

Adatepe'de doğup büyüyen ve köyde 32 yıldır esnaflık yapan 69 yaşındaki Hasan Kaymakçı da köylerinin çok güzel ve tarihi olduğunu dile getirerek, "Köyümüz dünyaca da tanınmıştır. Esnafımız da bu konuda hassastır. Gelen kişilere karşı çok güzel davranış sergilerler. Köyümüze çok yoğun bir talep var. Bundan sonra da inşallah bunun artmasını bekliyoruz." ifadesini kullandı.
Kaymakçı, köyün tarihi hakkında bilgi vererek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Geçmişten günümüze ulaşan bazı Osmanlıca belgelerde, köyümüzün 2 bin yıllık olduğu belirtilmektedir. Biz de köyün ilk yerlilerindeniz. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettiğinde burası da Bizanslıların yaşadığı bir köymüş. Fatih Sultan Mehmet buraya yakınları olan Halil Efendi ve Hacı Hasan sülalelerini göndermiş. Ben de Hacı Hasan sülalesindenim ve köyümde bulunmaktan dolayı çok mutluyum."
Okuyucu Yorumları 0 yorum