CEVAPLAR

charshi_yasaga.karshi

İLLUMİNATİ adlı oluşum Horusun Gözünü kendine sembol olarak neden seçmiştir?

charshi_yasaga.karshi 26 Ocak 2014 sordu
CEVAPLA
CEVAPLAR
Mitolojiye göre; İsis ve Osiris'in oğlu kabul edilirmiş. Şahin başlı olarak tasvir edilen Horus, aynı zamanda Güneş tanrısı olarakta gösteriliyormuş. Bunun gibi çeşitli versiyonları olan Horus; eğer İsis oğlu olarak anılırsa Osiris tarzı bir tanrı olarak kabul ediliyormuş. Yoksa; GÜNEŞ tanrısı tarzında / yapısında RA, Atum gibi TANRILARIN, OĞLU olarak anılıyormuş. Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? TANRININ OĞLU tanımı.
hi6at0
hi6at0  - 27 Ocak 2014 cevapladı
Binlerce yıldır TEK GÖZ İLE SEMBOLİZE EDİLEN NE? Elbette Horus. HORUS, Mısır mitolojisinde dense de siz inanmayın. Günümüzde de gök tanrısı olarak kabul gören bir tapınma olgusudur. Güç ve kuvvetlerin birleştirilmeye çalışıldığı semboldür. VARLIKLAR ARASI KOORDİNASYONU SAĞLAYAN bir isimdir. Mitolojiye göre; İsis ve Osiris'in oğlu kabul edilirmiş. Şahin başlı olarak tasvir edilen Horus, aynı zamanda Güneş tanrısı olarakta gösteriliyormuş. Bunun gibi çeşitli versiyonları olan Horus; eğer İsis oğlu olarak anılırsa Osiris tarzı bir tanrı olarak kabul ediliyormuş. Yoksa; GÜNEŞ tanrısı tarzında / yapısında RA, Atum gibi TANRILARIN, OĞLU olarak anılıyormuş. Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? TANRININ OĞLU tanımı. Amca Set, Horus'un babası Osiris'i öldürmüş. Bu ölümden sonra hamile kalan İsis, Horus'u doğurmuş.Osiris'in parçalarını birleştirmiş. Osiris o zamandan sonra yer altı faaliyetlerine bakıyormuş. Babasının katili amcası, Seth'den intikam almaya kararlı olan Horus, Şahin kafalı olarak sembolize edilmiş. Horus böylece herşeyi gören hiç birşeyi gözünden kaçırmayan olarak vurgulanmış. (Seth, Şit'in karşılığına denk geliyor. Hz. Adem'in oğlu olup olmadığını bilinmiyor. Peygamber olduğu Kur'an'ı Kerim'de belirtilmemiş. Konu Kur'an dışı inanç sistemleri olduğu için o pencereden bakılmalı. Habil ve Kabil isimleride Kur'an'ı Kerim'de geçmiyor. -Adem'in iki oğlu tanımlaması ile konu naklediliyor-, Kutsalımız dedikleri Eski Ahit, Hz. Adem'in oğlu olduğu ileri sürüyor. Sakın bu durumda Horus ile temsil edilen zihniyet, katil evlat Kabil'in mirası olmasın? Kendinden olamayanların, kendinden imanda daha iyi olanların seviyesine gelmektense onları yok ederek her şeyin belirleyicisi olmayı, 1. tercih olarak kullanan Kabil'i, böylece yaşatıyorlar olmasınlar. Binlerce yıldan beri, Seth ile mücadelesini sürdürdüğü söylenen Horus, esasında peygamber olan ve ALLAH'ın vahiylerini ileten Şit ve onun öğretileri ile savaşıyor olmasın. Şeytana kötülük MELEKLERDEN gelir, İMANLI olanlardan gelir. Şeytanın düşmanları İMAN SAHİBİ OLANLARDIR.Bu noktadan hareketle de, Horus'un düşmanları elbette İMANDA İLERİ olanlar olacaktır ve öyledirde. Şahin ile sembolize edilmeside gayet normal. Katil evlattan daha bilgili olan kargayı sembol yapamayacaklarına göre, kendilerinden daha bilgili olduğuna inandıkları kuşlardan biri olan Şahini kendilerine ikon olarak seçmiş olmalılar.) Keskin bakışları, yasalarını kıl kadar saptırmadan, gerekirse acımasızca uyguladığını ifade edermiş. Öte alemde de hükümran ilan edilen Horus, gece gündüz sürekli açık gözü ile herşeyi görür imiş. Üstelik, gözleri açık kalmakla kötü ilah, Seth ile de mücadelesini kötülük yapmasına engel olarak sürdürür olurmuş. Gözünün sürekli açık olması nedeni ile Ay ve Güneşe Horus'un gözleri olarakta bakılırmış. Böylece gece gündüz nöbetleşe de olsa insanları gözetlediğine, önce kendilerini, sonrasında da kendilerine kattıklarını inandırmışlar. İSRAİL TANRISIDA HORUSTAN ETKİLENMİŞ OLMALI Kİ: 7 kollu kandilleri her yerde kullanıpı, her tarafa dağıtıyorlar Zekerya........4:10 ‹‹Küçük işleri yapma gününü kim küçümsüyor? İnsanlar Zerubbabilin elinde çekülü görünce sevinecekler. -‹‹Bu yedi kandil RABbin bütün yeryüzünde DOLAŞAN GÖZLERİDİR .››- Mısırdan Çıkış....25/31 "Saf altından bir şamdan yap. Ayağı, gövdesi dövme altın olsun. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendinden olsun. Yecüc ve Mecüc hakkında, "her tepeden" gelecekler tanımıda, mertebe sahibi olarak ilan edilmişlerden gelebilecek tehlikelere karşı, imanlıları uyarmak, tehlikelere karşı ikaz etmek amacıyla kullanılmış olabilir. Gog ve işbirlikcisi Magog için, imanlılara yapılmış bir uyarı olmalı. Tıpkı, tek göz tanımı ile binlerce yıldır varlığı inanç sistemleri içinde yaşatılan Horus ve benzerlerine dikkat çekildiği gibi. TEK GÖZ ile sembolize edilen Horus ve onun gibilerine karşı imanların korunabilmesi için insanlar uyarılmış olabilir. Horus ve avanesi anlatılırken bir takım nitelendirmeler de yapılmıştır. Daha iyi anlatabilmek için benzetmeler de kullanılmış olabilir. Yayılan Pagan esaslı dinlere ve Pagan esaslar üzerine kurulan inanç sistemlerine karşı uyanık kalınması için, onların örtme ve yaldızlama yaptıkları anlatılmış olabilir. "Tehlike, gerçekleri örterek ve yaldızlayarak" gelecek diye toplumlar uyarılmış olmalı. Bu anlatımların hepsi DECCAL kelimesi ile ifade edilmek istenen nitelendirmeleri içermektedir. Zaman içinde bu nitelendirmeler, Gökten kuşları avlayan, yaratacak olan, bir ayağı şurda bir ayağı burda olan, TEK gözlü, İlahlık iddiasında bulunan hayali DECCAL kabulüne doğru yol almış gözüküyor. Tanım olarak DECCAL görevini son hızla yerine getiriken, İnsanlar tek gözlü devasa bir yaratık bekleyişine itilmiş halde. İlahlık taslayan sonsuz hayat vaadi ile insanları alıp kendi inanç sistemi altında toplamadı mı? Hz. Adem'i de kandırmak için, sonsuz hayat vaad eden ŞEYTAN değil miydi? Kurtarıcı vaadleri ile günahtan arındırma sözleri ile yeni bir yaşam ümidiyle insanları peşne takmıyor mu? Kah! "Oğul Tanrıyım" diyor, kah! "üçü-birliğin Kutsal Ruh'uyum" diyor, Kah! "Yahve'yim" diyor, Kah! "İsrail müstakil Tanrısıyım" diyor. Sayılan nitelikleri taşıyan başka dini oluşum var mı da onun, "Deccal" denen saptırıcı çıkartması bekleniyor? Sapmadıklarını sanmaları için çizilen, DECCAL tanımlı robotik özellikli, üstün meziyetli olanı öne sürerek, ortamı sis bulutu içine alanlar, DECCALİYETLERİNİ bir takım çağrılarla, kurulan ittifaklarla, dini figürlerle süslü oluşumlarla hızla sürdürmekteler. MÜSLÜMANLAR, tarif edileni Kıyamet öncesi geleceğini sandığı / sandırıldığı YALDIZCIYI, burnunun ucundaki, hemen yanı başındaki DECCALLERİN içinde aramak yerine, alnında yazısı olan, adeta canavar bozması birini bekliyor. O bu sanılar içinde Deccalini beklerken, Yaldızcılar, örtücüler faaliyetlerini hızla yerine getirebilmek için hedefleri / hedefte gösterdikleri isimleri sürekli değiştirmekteler. Uzak diyarlardan gelecek, hilkat garibesi bir hayali SAPTIRICIYI beklemekte olanda, Deccali tanıdıklar bildikler, dostlar arasında aramamaktadır. Oysa; Deccaliye kıvamında olanlarla, inançsızlara karşı açık yada gizli ittifak kuranlar, mensup oldukları çevre içinde, cemaat grubunda mertebe sahibi olan insanlar. Bu nedenle tepelerden hucüm edecekler deniliyor. Kudret ve makam sahipleri, güçlerini çıkarlarından, elde edecekleri imtiyazlarından yana koyarak bozgunu yaygınlaştıracaklar. Artık bozgun, kuralları, öğretisi olan, yasal ve dini desteklere sahip, kendinden olmayanları dışlayan hareketler haline getirilmiştir. DOLARDAKİ, HORUS, PİRAMİT, ADALET TERAZİSİ, ANAHTAR ve "BİZ TANRIYA İNANIRIZ" sözünün işlendiği "PARADAKİ TANRI" sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Dikkat edilirse sanki Horus, Frak giyip Melon şapka takmış bir halde. Belkide frak giyip melon şapka takmada, onu sembolize etme adına gelenek haline getirlmiştir. Horus (heykelin yapımcısı) onları taklit edemeyeceğine göre; o adetin yerleşmesini sağlayanlar, onu taklit ederek sembol düşkünü olanlara, yeni aitlik olanakları sağlamış olabilirler. İmanlıları korumak için dikkat çekilen DECCAL kavramı yıllar içinde kendisinin kelime manası uygun biçimde hareketle, örtülmüş ve yaldızlanmış olarak içlerimize kadar girmiştir. Her yerdedir. Gece gündüz, herşeyi gözetlemekte, dinlemekte, arşivlemekte ve yasalarını çiğneyenleri acımasızca cezalandırmaktadır. Kendinden olmayanların baş belalısı durumunda olan DECCAL,onların kendisine kötülük yapacağını düşünerek, bir-bir cezalandırmaktadır. Kendisini, kendisine ve kendilerine kötülük yapacaklara karşı adamış olan DECCAL bu görevi Düyanın her yerinde eksiksiz ve acımasız bir şekilde uygulamaktadır. Kendilerine mani olabilecek herkezi, doğal düşmanları olarak kötüler olarak ilan eden DECCAL anlayışı, iman sahibi olan Müslümanlara aman vermemektedir.Tüm Müslümanlar onun için POTANSİYEL BİR DÜŞMANDIR. İşte bir örnek:Saldırıyı, kendilerinin planladığı açığa çıkan 11 Eylül ikiz kuleler olayı. Cezalandırmak istediklerine, suçlar icad etmede üstat olan DECCAL; masum, madur, mahsun ve masum tavırlar takınarak bu terörist sadırının karşılıksız kalmayacağını ilan etmiş ve öylede yapmıştır. Olay öyle bir hale gelmiştir ki; alışkanlıkları olduğu, adetten sayılan Cadı avı benzeri, sürek avları ile Müslümanların üzerine görülmedik baskılar kurmuşlardır.Milyonlarca insanı, uydurdukları Cadı suçlaması ile "yak emri" veren Papalığın bugünkü temsilcileride, olanları büyük hoşnutluk içinde seyretmiştir. Sonuç olarak bu baskılardan karşılıklarını almış, herkez suçluların ceza görmesi için dua eder hale gelmiştir. Savunması gereken çok basit şeyleri bile damga yemekten korktuğu için müdafaa edememiştir. Yapılan bir çok zulme, "aman bizede bulaşırlar, bizleride onlardan sayarlar" korkusuyla görmemezliğe, duymamamazlığa gelmiştir. Bu baskılar, DECCAL'A o kadar çok yararlar sağlamıştır ki, kendisine bağlılıkları o kadar çok artırmıştır ki; kendilerini DECCAL'e adamak isteyenler, onun temsil edildiği yerin kapısına kadar gidip BAĞLILIK SECDELER YAPARAK TESLİMİYETLERİNİ BİLDİRMİŞLERDİR. Hiç birşeyden pek haberi olmayan, binlerce Müslüman kullanılarak, bu bağlılıklar bildirilmiştir. DECCAL'i devasa bir varlık olarak bekleyenlerin, DECCAL'in yanı başlarında olduğunu bilmelerine imkan var mı? Onları oraya çağırıp, Kabe'den 40 derece farkla, direk Kongreye secde ettiren olgunun DECCAL olduğunu nerden bilsinler. Cuma namazı yaldızı ile kendilerini, DECCAL'A SECDE ETTİRENİN, ONUN TELLALLERİNDEN OLDUĞUNU nereden bilsinler? TEK PARÇA DEVASA DECCAL bekleyenin, DECCAL'in birim elamanlardan oluşan olgu olduğunu nasıl tahmin etsinler? Kendilerini "iman yolu" diye, imanların yok edileceği yola çağıranların, esasında DECCAL'i oluşturan zihniyetin birimleri olduğunu, verilen hangi bilgi ile bilsinler ABRAHAM LİNCOLN İNANCI GEREĞİ GÜNEŞİN / İSA'NIN O SEVDİKLERİ IŞIĞIN DOĞUDAN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR VE O YÖNE YÖNELMİŞ. PEKİ SECDE ETTİRİLENLER KİME YÖNELTİLMİŞ ve KİME BAĞLILIKLARINI BİLDİRMİŞ OLUYORLAR? DOĞUDAN GELECEK OLANA ve DOĞUDAN SEVDİĞİMİZ IŞIK GELECEK DİYENLERE BİAT ETMİŞ OLUYORLAR. ABD KONGRESİNE CUMA NAMAZI BAHANESİ İLE YAPILAN SECDENİN İŞLENDİĞİ "NAMAZ İLE KONGREYE BİAT "SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ. 11 Eylül ikiz kulelere yönelik yapılan terörist saldırılarında, katledilenlerin sayısı 4-5000 civarında. 11 Eylül'deki saldırı sonrası terörizmle mücadele adına, Dünya barışı adına; sivil insanlardan öldürülenlerin sayısı 5 milyonmuş. 11 Eylül kule saldırılarından sonra, Müslüman iki ülke (Magog diyarından) Afganistan ve (Asur/Babil diyarından) Irak işgal edildi, bir devlet başkanı öldürüldü, eski teröristlere ülkeler teslim edildi. Sudan, İran dışlandı, Somali abluka altında. Müslümanlar terörist ilan edilmiş, ülkelerinde oturan, Camiye gidenlere potansiyel terörist muamelesi yapılmış. Polis kontrolü, medya aşağlama saldırıları ve global mahalle baskısı altında yaşar olmuşlardır. 11 Eylül olaylarından sorumlu tutulan El-Kaide lideri, Usame Bin Ladin ise sağdır. Yakalanmak şöyle dursun, örgütünü yönetmeye devam etmektedir. Terör odağı olarak gösterilen ve "etkisiz hale getirilmesi gerekir" diye peşine düşülen El-Kaide, durumunu daha da güçlendirmiş, barındığı ülkelerde daha da etkin hale gelmiş, çekinilen bir kuvvet haline sokulmuştur. Bu tür uygulamaları pervasızca gerçekleştirenler, inanç sistemlerinde olduğu gibi, birilerini günah keçisi ilan ediveriyorlar.Kendilerini sütten çıkmış akkaşık olarak göstermek içinde, kavram kargaşaları oluşturuyorlar. İnsanları acabada bırakıyorlar.(Günah keçisi deyimi,Yahudierin günahlarından kurtulmak için kullandıkları yöntemin adı. Seçilen keçiye yükledikleri gühları ile birlikte uçurumdan atılmasına dayanan bu ibadet şekli, günümüzde keçisiz olarak tüm acımasızlığı ile ülkeler ve toplumlar üzerinde sürdürülmektedir.) Üstelik onların suçlamalarını o kadar benimsemişizki / onların terör konusunda, "çok haklı olduklarını" ilan etmek için; PAPA'ya sunulan mektupta "Yanlış anlaşıldığımız için özürler" bile dilenmiş. Hemde "Yanlış anlaşılmanında" suçunu kabullenerek. PAPA'ya YAZILAN MEKTUPTAKİ "YANLIŞ ANLAŞILAN MÜSLÜMANLAR" ve DALGAKIRAN KONUSUNUN İŞLENDİĞİ SAYFAYA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ BU ÖRNEKLERİN IŞIĞINDA DECCAL NE OLABİLİR. NEREDEDİR DERSENİZ İŞTE ADRESİ ABD KONGRE ÖNÜNDEKİ HORUS ve PİRAMİTİNİN İŞLENDİĞİ "HORUS PİRAMİTİ GÖREN GÖZ ve KONGRE "SAYFASINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ. Güneşin doğuşunu gözetleyen ABRAHAM LINCOLN.Göz, gez arpacık, hedef misali, göz, pramit, Kongre ve hedef demiş. Horus'un Güneşi / Firavun'un Güneşi olduğunu da vurgulamak için; KORUYUCU SFENKS gibi oturmuş, okun ucunu da KOPUK PARÇALI PİRAMİT.....GÖREN GÖZ , TAM KOPUK PARÇANIN ORTASINDA. Doğudan Doğacak ışığa bakıyor. Sevinden ışıkları, Doğudan beyaz atıyla gelecekmiş ya! Bu nedenle tüm ümidini bağladığı, ışığını gözünü ayırmadan bekliyor Roma inancı ile İsa arasında ilişki kurma / aynılaştırmaya en belirgin örneklerden biride, '"Selam sevindiren ışık / Selam sevincin ışığı" diye isimlendirilen, İLK HIRİSTİYAN İLAHİSİ imiş.Hırıstiyanların "sevdiren ışık" dedikleri İsa'nın doğum ile Roma dininde "Yenilmez Güneşin Doğumu" aynı güne, yani 25 Aralık'a denk geliyormuş. Hıristıyanlar bu ilahiyi söylerken DOĞUYA, GÜNEŞİN DOĞDUĞU yöne dönerek bu ilahiyi söylerlermiş. İşte Abraham Lincoln'un baktığı yer onlara göre, SEVDİREN IŞIĞIN DOĞACAĞI yön olan TAM DOĞU. O nedenle 3000/4000 metrelik düz bir hattın tam ucundan bakıyor. Göz, Gez, Arpacık ve HEDEF. A.Lincoln bakışı, dikiltaş, Kongre ve HORUS/GÜNEŞ..... Ucu piramitle "ok-ucu" haline getirilmiş bir ok. Şahinin pençesindeki oklardan biri olabilir mi? Belki sevindiren ışık olarak H.B.Obama seçilme ihtimali vardı ki; Abraham Lincon'un baktı DOĞU, tam olarak H.B. Obama'nın köyünün üzerinden, ŞEYTANIN YÜZME HAVUZUNA odaklanmış halde. (Horus ve Pramitinde açıklaması var) ÖZETLE: DECCAL TANIMI İLE ORTAYA KOYULAN ZİHNİYET HEP VARDI. ONLAR HEP GÖREV BAŞINDAYDILAR.DEDİKLERİ GİBİ 7/24 GÖZETLEDİLER.HER BOŞLUKTAN YARARLANIP İLERLEDİLER.İZLERİNİ ÖRTTÜLER HEDEFLERİNİ YALDIZLADILAR.
kardelen5463
kardelen5463  - 26 Ocak 2014 cevapladı
Sosyal Bilimler kategorisindeki diğer sorular
Kültürel değişim
Misafir  - 22 Kasım 2021 sordu
0 Cevap