Moda dünyasını şoke eden bir cinayet: Ginanni Versace’yi kim ölürdü?

1946 yılında İtalya'da doğan Gianni, terzi annesine yardım ederek moda kariyerine adım atıyor. İlk başta aslında mimariyle ilgileniyor ancak 26 yaşında geldiğinde içindeki moda aşkı bir kez daha ortaya çıkıyor. Milano’ya taşınan Gianni, modaya yön veren markalarından birini kuruyor. Markasının getirdiği bu büyük şöhret ne yazık ki onun ölümüne giden yolun perdesini aralıyor.

Gianni Versace bir dönem moda dünyasının tartışmasız krallarından biriydi. Gardırobunda "Versace" etiketi bulunan ünlüler arasında Prenses Diana da vardı, Madonna da. Elton John 90’larda müziğe geri dönüş yaptığında sadece yakın arkadaşının kıyafetlerini giyerdi. Versace’nin etkisi Türkiye’ye bile sıçramıştı. Aşırı abartılı, cafcaflı yeleklerini İbrahim Tatlıses hemen benimsemişti. Necmettin Erbakan’ın Versace olduğu tahmin edilen gösterişli kravatlarının Faruk Saraç tarafından adapte edildiğini ünlü erkek terzisi yıllar sonra açıklayacaktı. O altın aslan ve Medusa bir statü sembolüydü. Kısa bir süre içerisinde yeteneği sayesinde hızla yükselen markasıyla Gianni, tiyatrolara kostümler tasarlıyor, kendi kumaşını üretiyor, defileler, şovlar, eğlence dolu dolu bir hayat geçiriyordu. Bu ihtişamlı hayatın sonrasında emekliliğini duyuran Gianni, Miami’de kendisi için muhteşem bir konak inşa ettirdi ve adeta orada inzivaya geçildi. Bu huzurlu yaşam 15 Temmuz 1997 yılında öldürülmesine kadar devam etti.

Reklam
Reklam

15 Temmuz 1997’de Florida Miami Plajı’na yakın görkemli rezidansının kapısında Gianni Versace, Andrew Cunanan tarafından öldürüldü. Cunanan zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Ancak babasının sahip olduğu bütün mal varlığını bir anda kaybetmesiyle o gösterişli hayatının elinden alınması onu derinden sarstı. Üniversite öğrenimini yarıda bırakan Cunanan çoğu kaynakta IQ'su çok yüksek, 10 yaşında ansiklopediler ezberleyen, kronik yalancı bir sosyopat olarak tanımlanıyor. Eğitim hayatına ara verdiği sırada oldukça zengin bir sevgilisi olan Cunanan yaşadığı ayrılık ve aşk acısıyla bambaşka bir yöne doğru itiliyor. Kendini beğenen ve bakımına düşkün olan Cunanan'ın hayatındaki en büyük hayal herkes tarafından tanınmaktı.

Paraya olan tutkusu nedeniyle uzun bir süre seks işçiliği yaptı. İlk cinayetini ise seks işçiliği yaptığı sırada işledi. Babasındaki şiddet, saldırganlık eğilimi Cunanan’da da vardır. Patolojik bir yalancıya dönüşen Cunanan bir gay barda Gridley savaş gemisinde çalışan teğmen Jeff Trail ile tanışır. Kendisi gibi eşcinsel olan Jeff’e başlarda destek olur. Ancak Jeff Trail'ın Cunanan'daki dengesi halleri fark etmesiyle ondan uzaklaşır. Jeff Trail ile evinde tartışırken adamı çekiçle vura vura öldürür, halıya sarıp saklar. Olayın yaşandığı evin sahibi arkadaşı David Madson'ı ikna edip cesedi taşımak için bir göl kenarına giderler ve orada David Madson'ı da öldürür. Parasız kalınca eski sevgililerinden biri olan iş insanı Lee Miglin'in evine gidip onun da parasını, saatlerini alıp adamın ellerini kollarını bağlayarak öldürür. Bu cinayetin sonrasında ise FBI’ın en çok aranan 10 seri katil listesine adını yazdırmayı başarır. İş insanının arabasıyla kaçar, arandığı için iyice kapana sıkışıp adeta zıvanadan çıkar. Yakalanma korkusuyla bir mezarlık görevlisi olan William Reese’i vurup onun parasını ve kamyonetini alıp yoluna devam eder.

Reklam
Reklam

Gianni Versace'ye takıntı derecesinde aşık olan Andrew Cunanan, kaçak olarak yaşadığı otel odasında günlerce ünlü modacıyı öldürme planları yapar. Bu planların 4. gününde modacıyı kapısının önünde vurarak öldürür. Kaçak girdiği deniz evinde televizyonda modacının ölüm haberlerini izlerken Andrew bütün dünyanın artık onu tanıdığını, ünlü olduğunun bilincindedir. İlk kez kendini bu denli mutlu ve özgür duyumsar. Bu evde 8 gün yaşadıktan sonra ağzına ateş ederek intihar eder.