Donald Trump kimdir?

ABD başkanlık yarışında öne çıkan Donald Trump kimdir? Donald Trump hakkında merak edilenler, hayat hikayesi ve politik fikirleri.

1946 yılında New York’ta dünyaya gelen Donald Trump, parlak bir öğrencilik dönemi geçirmedi. Lisede dersleri çok kötü olan ve disiplinsiz davranışları bulunan Trump okuldan ayrıldı. Bir dönem askeri okulda eğitim gören Trump, daha sonra Pennsylvania'daki Wharton Institute'de işletme bilimleri eğitimi gördü. En büyük şansı ise babasının emlakçılık işi yapması oldu. Babasının şirketi aynı zamanda tek ve çift katlı evlerin yapımında uzmanlaşmıştı.

Trump’ın ilk işi görkemli oldu. New York’ta 290 dairelik 18 katlı bir gökdelen inşa ettiren Trump, piyasaya hızlı bir giriş yaptı. Ardından Commodore otelini satın aldı ve New York belediyesinin de desteğini arkasına alarak bu oteli lüks bir yer haline getirmek için kolları sıvadı. 1980 yılının Eylül ayında açılan Grand Hyatt Oteli çok kısa bir sürede New York'un belli başlı adresi haline geldi.

Yatırımlarının hızlanmasıyla Donald Trump’ın yıldızı gün geçtikçe parladı. “New York’u yenileyen adam” olarak ün salmaya başlayan Donald Trump, gösterişli binalarıyla kente renk katmaya başladı. Prestij projesi Trump Towers’ı ise 1983 yılında bitirerek halkın beğenisine sundu.

80’lı yılların sonunda Donald Trump başka alanlara açıldı ve servetine servet katmaya başladı. Önce 420 milyon dolara Plaza Oteli’ni satın aldı, ardından Eastern Airlines havayollarının uçak filosuna sahip oldu. Tac Mahal Otel-Casino ile de kumarhane işine girişti.

Bu hızlı yükselişin düşüşü de hızlı oldu. 90’lı yıllarda kötü giden iş yaşantısı ve inşaat borçları Trump’ı zora soktu. Bu esnada özel hayatında da sorunlar yaşayan Donald Trump eşi Ivana Zelnickova ile çalkantılı bir boşanma süreci yaşadı ve Ivana’ya 15 milyon dolar tazminat ödedi. Bu evlilikten sonra iki evlilik daha yapan Donald Trump 5 tane çocuğu bulunmaktadır.

Güncel

GÖRÜŞ - Trump kaosu ve Türk-Amerikan ilişkileri

Trump başkanlık yarışına girdiği sırada hiçbir siyasi tecrübesi bulunmadığı gibi, Amerikan siyaset yelpazesinin aşırı sağından başka siyasi bir tabanı da yoktu. Korkulan oldu ve Trump'ın siyasi bir ağa sahip olmaması personel tercihleri konusunda felaketlere yol açtı ve bunun en doğrudan neticesi ise Trump yönetiminde daha önce eşi benzeri görülmemiş derecede fireler verilmesi oldu - Bu yokluğun ikinci neticesi ise Trump'ın ilk yaptığı personel tercihlerinin başarısız olarak sahneden inmesi üzerine, Cumhuriyetçi Parti'nin Washington ağından yerleşik unsurların yeniden sahnede boy gösterecek fırsatları yakalaması oldu - Fakat bunca kargaşaya rağmen, hiç kimse Trump'ın yakınlarda gideceğini beklememeli. Bütün bu histerinin ve abartıların ötesine bakıldığında, Trump'ın Beyaz Saray'dan ayrılması, vukuu an meselesi bir şey gibi görünmüyor. Cumhuriyetçi Parti Kasım seçimlerinde Kongre'nin her iki kanadında da üstünlüğünü muhafaza edebilirse, Trump'a normal süresinin sonuna kadar görevde kalacağına dair adeta bir garanti verilmiş olacak - Trump'ın Türk hükümetiyle ve rahip Brunson'ın tutukluluk halini devam ettiren Türk yargısıyla meşguliyeti ancak iki hafta sürebildi. Türk liderliğini zorbalıkla bezdiremeyeceği ve Türk ekonomisinin liraya zarar vermeye yönelik aşikar bir siyasi girişimden sağ çıkacağı da kendisine ayan olunca Trump hızla başka konulara yöneldi - Fakat özellikle Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın ve Başkan Yardımcısı Mike Pence'in kendisine Türkiye'yle ilgili iğvalar vermeye devam ettiğinden emin olabileceğimiz için, bu aynı kaosun şu anlama geldiğini de söyleyebiliriz: Trump hemen hiçbir uyarıda bulunmadan, fevri bir şekilde yeni bir saldırı başlatabilir - Trump büyük ihtimalle en az iki sene daha başkan kalacağı için, ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikalarında büyük bir değişim bekleyemeyiz