YURTHABER

Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer:

Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer ve sendika üyeleri Ömer Halisdemir Meydanında düzenledikleri basın açıklaması ile 2020 bütçesinin memurun bütçesi olmadığını ifade etti.Sendika üyeleri Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, TBMM’de temsil edilen siyasi partilerin (HDP hariç) Grup Başkan vekillerine mektup gönderdi.Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer, “Bu bütçeye karşı olduğumuzu, bu bütçede memurun olmadığını, bu bütçenin de memurun bütçesi olmadığını her yerde dile getiriyoruz” dedi.‘Alım gücümüz düşüyor’Yaptığı açıklamada 2020 yılı için öngörülen bütçeyi eleştiren Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Adnan Özer, “Sosyal devlet olma ilkesini hiçe sayan, toplumumuzun büyük bir kesimini göz ardı ederek, çalışanlardan alınacak vergilere bel bağlayan 2020 bütçesi, memurun bütçesi değildir.

Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer:

Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer ve sendika üyeleri Ömer Halisdemir Meydanında düzenledikleri basın açıklaması ile 2020 bütçesinin memurun bütçesi olmadığını ifade etti.
Sendika üyeleri Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, TBMM’de temsil edilen siyasi partilerin (HDP hariç) Grup Başkan vekillerine mektup gönderdi.
Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer, “Bu bütçeye karşı olduğumuzu, bu bütçede memurun olmadığını, bu bütçenin de memurun bütçesi olmadığını her yerde dile getiriyoruz” dedi.
‘Alım gücümüz düşüyor’
Yaptığı açıklamada 2020 yılı için öngörülen bütçeyi eleştiren Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Adnan Özer, “Sosyal devlet olma ilkesini hiçe sayan, toplumumuzun büyük bir kesimini göz ardı ederek, çalışanlardan alınacak vergilere bel bağlayan 2020 bütçesi, memurun bütçesi değildir. Bu bütçeyle 2020 yılının, başta kamuda çalışanlar olmak üzere, tüm vatandaşlarımız için geçmiş yıllardan daha da zor geçeceği ortaya çıkmıştır. Hepimizin bildiği gibi bütçe, devletin gelirlerinin ve bu gelirlerin nerelere dağıtılacağının belgesidir. Biz bu bütçede, gelirlerin kamu çalışanlarından kesilen vergilerle elde edileceğini ama gelirin paylaşımında memurun adının dahi olmadığını görüyoruz. Önümüzdeki sene için memur ve emekli maaşlarına yüzde 4+4 zam yapılması kararlaştırıldı. Bunun anlamı bütün bir yıl için iki taksitte toplam yüzde 8,2 yani ortalama memur maşına 329 lira, en düşük memur maaşına 247 lira zam demek. Halbuki daha geçen yıl 4 kişilik bir ailenin zorunlu harcamaları 1032 lira zamlanmıştı. Verilmesi öngörülen zam, harcamalar karşısında devede kulak bile kalmıyor. 2002 yılından beri vatandaşlarımızdan toplanan vergiler 10,4 kat artarken memur maaşları ancak 7,5 kat arttı. Yani maaşlardan yapılan kesintiler, maaş zammını aştı. Milli gelir büyüyor diyoruz. Milli gelirdeki artıştan dar gelirli ve ücretliler hak ettiği payı alamıyor. Memurun, emeklinin pastaya eklediği pay büyüdü ama pastadan aldığı pay küçüldü. Maaşların döviz, altın ve diğer yatırım araçları karşısındaki hali ortada. Bütün yatırım araçları karşısında alım gücümüz düşüyor” ifadelerini kullandı.
‘Memur ve emekli maaşları günden güne eriyor’
Enflasyon ve zamlara karşı memur ve emekli maaşlarının iyiden iyiye eridiğinin daha net biçimde ortaya çıktığını ifade eden Özer, “Son bir yıl içinde gıda fiyatlarındaki resmi ortalama enflasyon yüzde 25,25 oldu. Doğalgaza yüzde 28, elektriğe, kılık kıyafete yüzde 18, okul masraflarına yüzde 13, kiraya yüzde 12, gazeteye yüzde 28, dergiye yüzde 50, ekmeğe bile yüzde 15 zam geldi. TÜİK son 12 aylık enflasyonun yüzde 8,5 olduğunu iddia ede dursun, 2019 yılının 10 aylık enflasyonu yüzde 10,6 oldu. Ama memura bu sene için yapılan toplam zam enflasyon farkı da dahil yüzde 10,26; yani maaşlar şimdiden erimiş durumda. Önümüzde enflasyonun, ısınma, elektrik, gıda harcamalarının en fazla artacağı Kasım ve Aralık enflasyonu var. Onlar da eklenince memur ve emekli maaşlarının iyiden iyiye eridiği daha net biçimde ortaya çıkacak” şeklinde konuştu.
‘Tüik’in enflasyonu cebimize yansıyan zamları görmüyor’
TÜİK’in enflasyonun vatandaşın cebine yansıyan zamları görmediğini ifade eden Özer, “Maliye Bakanlığı bile TÜİK’in açıkladığı enflasyona itibar etmiyor olacak ki, yeniden değerleme oranlarının yüzde 22,58 artacağını söylüyor. Yani bir bakıma resmi rakamlar birbiriyle çelişiyor, TÜİK’in enflasyonu cebimize yansıyan zamları görmüyor. Zaten vergiler her şekilde memurun, emeklinin belini büküyor. Yaptığımız her kuruş harcamadan yüzde 25 ile yüzde 45 arasında vergi kesiliyor. Yani verirken cimri alırken acımasız davranılıyor. Ama iş maaşlara zam yapmaya geldiğinde bir hedef enflasyondur tutturuluyor. Hayaller karın doyurmuyor. Elbette enflasyon hedeflemesi yapılsın ama gerçekler de göz ardı edilmesin. Maaşlar iktidarın pembe hayallerine göre, vergiler ve zamlar acı gerçeklere göre belirlenmesin. Kaşıkla verilip kepçeyle alınmasın. Bir toplu sözleşme dönemi yaşadık: evlere şenlik. Tek bir konu dahi tartışılıp karara bağlanmadı. Memurlar adına tek bir kazanıma dahi imza atılmadı. 20 milyon vatandaşımızın hayalleri, umutları yıkıldı, gitti. Bu hangi vicdana sığar? Bu durumu Türkiye Kamu-Sen olarak kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

Türkiye Kamu-Sen Niğde İl Temsilcisi Adnan Özer:

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın