YURTHABER

15 Temmuz şehidinin eşi hüznü ve gururu bir arada yaşıyor

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminde şehit düşen Erdem Diker'in eşi Gülsüm Diker, yetim kalan oğluyla eşinin anılarına tutunup yaşamını sürdürüyor - Diker: - "Bu katliamı yapanlar Allah'ından bulsunlar, Allah'a havale ediyorum. Benim 1,5 yaşında oğlum yetim kaldı, onun vebalini veremezler" - "Eşimin isteği hep şehit olmaktı, 'Savaş çıksa gözü kapalı giderim' diyordu, istediği gibi öldü"

CİHAN OKUR - İstanbul'da 15 Temmuz 2016'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimini engellemeye çalışırken şehit düşen 1 çocuk babası Erdem Diker'in Amasya'da yaşayan eşi Gülsüm Diker, hüznü ve gururu bir arada yaşıyor.

Memleketi Tokat'tan İstanbul'a taşınarak PVC işi yapan Erdem Diker, 15 Temmuz gecesi, darbecilere karşı koymak için çıktığı evine bir daha dönemedi.

FETÖ mensuplarının saldırısı sonucu, Tuzla ilçesi Orhanlı gişeleri üzerinde şehit düşen Diker'in eşi Gülsüm Diker, eşinin şehadetinin üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen acısının hala taze olduğunu ve bu acının hiç dinmeyeceğini söyledi.

- "Bu katliamı yapanlar Allah'ından bulsunlar"

Eşinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine dışarı çıktığını anlatan Diker, "Eşim dışarı çıktıktan sonra, sürekli aradım açmadı, mesajlarıma dönmedi. Son mesajında 'ne yaptınız dikkatli ol' dediğimde, 'çatışmanın ortasında kaldık, yaralı polisler var, sivilleri kurtarmam lazım' diye yazdı. Daha sonra yaralıları kurtarmaya çalışırken, arka şakağına mermi girmiş. Eşime ulaşamayınca 'kesin bir şey oldu' dedim, gece rüyamda köyü kalabalık görmüştüm ona malummuş demek ki. Bu katliamı yapanlar, Allah'ından bulsunlar, Allah'a havale ediyorum. Benim 1,5 yaşında oğlum yetim kaldı, onun vebalini veremezler. Allah bildiği gibi yapsın onları." ifadelerini kullandı.

- "Yokluğunu değil, varlığını hissediyorum her zaman"

Eşini çok özlediğini ve hiçbir zaman da bu acının azalmayacağını dile getiren Diker, şunları kaydetti:

"Eşim öldükten sonra da arkamda dolaşıyormuş gibi geliyor. Çünkü hep hissediyorum, yokluğunu değil, varlığını hep hissediyorum her zaman. O zaten bizim üzülmemizi istemez kıyamazdı. Onun istediği gibi dimdik evladımın arkasındayım. Bana emanet etti giderken o şekilde. Eşim ailesine çok bağlı fedakar, çocukla çocuk, büyükle büyük olurdu. Hiçbir zaman bana karşı en ufak kötü sözü bile olmadı. 3 yıl evli kaldım ama çok mutlu bir evliliğim oldu."

- "Biraz hüzün var ama ne mutlu ki şehit eşiyim"

Eşinin tek isteğinin şehitlik mertebesi olduğunu belirten Diker, duygularını şu sözlerle aktardı:

"Eşim istediği gibi şehit olduğu için gururluyum. Biraz hüzün var ama ne mutlu ki şehit eşiyim. Belki bu dünyada yarım kaldı mutluluğumuz ama diğer dünyada çok güzel tamamlayacağız. Eşimin vefatından sonra birçok kişiyle tanıştım, birçok abim, birçok ablam, birçok kardeşlerim oldu, manevi olarak aynı acıyı paylaşan insanlarla daha çok rahatlıyoruz, moral buluyoruz. Çok şükür maddi olarak da her şekilde devletimiz arkamızda. Eşim şehit olunca bir kapı kapandı ama abim, ablam, amcam kardeşim diyeceğim insanlar oldu şehit aileleri ile birlikte."