YURTHABER

BENİM HİKAYEM - Lavanta kokulu bir baba kız hikayesi

Antalya'da kamyonetin çarpması sonucu 40 gün yoğun bakımda kalan, kazadan dört ay sonra konuşmaya, yedi ay sonra da yürümeye başlayan 24 yaşındaki mühendis Seda Nur'un babası Kadir Şen, kızı çok sevdiği için oluşturduğu "Seda" adını verdiği bahçeyle umutları yeşertti - Seda Şen: - "Bizimkisi lavanta kokulu bir baba kız sevgisi hikayesi. Babamdan hiç vazgeçmemeyi öğrendim. O lavanta bahçesi hayalimi gerçekleştirerek beni iyi olacağıma, eski günlerime döneceğime inandırdı" - Baba Kadir Şen: - "Kızımı zorlu sürecinde bir an olsun yalnız bırakmadım. Hep başaracağına, yeniden konuşacağına, yürüyeceğine inandım. Lavanta bahçesinin fotoğraflarını gösterip, bahçeyle ilgili hayallerimizi anlattım"

SÜLEYMAN ELÇİN - Antalya'da kamyonetin çarpması sonucu 40 gün yoğun bakımda kalan, kazadan 4 ay sonra konuşmaya, 7 ay sonra da yürümeye başlayan mühendis Seda Nur ile babası Kadir Şen, baba kız arasındaki "lavanta kokulu sevgi" ile tüm zorlukların üstesinden gelmenin mutluluğunu yaşıyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi Kontrol Otomasyon Mühendisliği Bölümününden mezun olduktan sonra Türk Hava Yollarının sınavını kazanan 24 yaşındaki Seda Nur Şen, hayalini kurduğu işe başlamak için gün sayarken yabancı dilini ilerletmek amacıyla kursa başladı.

Seda Nur, bu sırada kendisinin eğitimi için gece gündüz çalışan babasına "Baba artık ben çalışacağım. Sen emekli ol. Lavanta kokusunu çok seviyorum. Köyümüze bir lavanta bahçesi kuralım. Bu lavantalar bizim sevgimiz gibi büyüsün" dedi. Bunun üzerine iki çocuk babası Şen de kızının hayalini gerçekleştirmek için Konya'nın Seydişehir ilçesindeki 5 dönümlük arazisine lavanta dikti.

Şen'e, geçen yıl 26 Temmuz'da Kepez ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada ekmek taşıyan kamyonet çarptı. Kazada, beyin kanaması geçiren, kaburgalarında da parçalı kırıklar bulunan Şen, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 40 gün yoğun bakım ünitesinde kaldı.

Doktorların "Yaşaması mucize" dediği Seda Nur'un memur emeklisi babası Kadir Şen de kızının iyileşmesi için hastane bahçesine adeta kamp kurdu. Bu sırada bahçesinde büyüyen lavantaları demetler haline getiren Şen, kızının "kokusunu alır" umuduyla hastane bahçesinde dağıttı.

- Söylediği ilk kelime "baba" oldu

Hastanede yapılan tedavilerle Seda Nur, 40 günlük yaşam mücadelesini kazandı. Kazadan dört ay sonra ilk kelimesi "baba" olan genç kız, yedi ay sonra da gördüğü fizik tedavilerle yürümeye başladı. Hayata yeniden başlayan, öğrendiği kelimelerle güçlükle de olsa cümle kurabilen Seda Nur, yüksek lisans hayalini gerçekleştirmek için yeniden ders çalışmaya başladı.

Genç kız, bu sırada babasının "Seda" adını verdiği ve açık hava fotoğraf stüdyosuna çevirdiği lavanta bahçesine gitti. Bahçeyi görünce duygusal anlar yaşayan Şen, "Lavanta kokulu baba kız sevgisini" babasıyla çektirdiği fotoğraflara yansıttı.

Yüzünden gülümseme eksik olmayan Seda Nur Şen, AA muhabirine, hayata dair umutlarını ailesinin desteği sayesinde hiç kaybetmediğini söyledi.

Babasının kendisi için yaptıklarını hiç unutamayacağını anlatan Şen, "Bizimkisi lavanta kokulu bir baba kız sevgisi hikayesi. Babamdan hiç vazgeçmemeyi öğrendim. O lavanta bahçesi hayalimi gerçekleştirerek beni iyi olacağıma, eski günlerime döneceğime inandırdı. Şimdi ben de onun hayalini gerçekleştirerek yüksek lisansıma başlayacağım ve önemli bir bilim kadını olacağım." dedi.

- "Mora boyanmış tarlayı görünce bana sarılarak ağladı"

Baba Kadir Şen ise her şeyi kızının yeniden sağlığına kavuşması, mutluluğu için yaptığını ifade etti.

Seda Nur'un yoğun bakımdaki 16 günde solunum ve kalp destek cihazına bağlı yaşadığına değinen Şen, şöyle konuştu:

"Doktorların bile umudu yoktu. 16 gün sonra cihazdan çıkarak kendi kendine nefes almaya başladı. Kızım adeta inatla yaşama tutundu. Kızımı zorlu sürecinde bir an olsun yalnız bırakmadım. Hep başaracağına, yeniden konuşacağına, yürüyeceğine inandım. Lavanta bahçesinin fotoğraflarını gösterip, bahçeyle ilgili hayallerimizi anlattım. Ona hep yaşama dair umut verdim. Kızım da iyileşmek için azim gösterdi." diye konuştu.

Lavanta bahçesinin ilk hasadını kızıyla yapmayı beklerken kazanın meydana geldiğini anlatan Şen, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlk hasatta kızım hastanede yaşam mücadelesi veriyordu. Ben de lavantaları 'kokusunu alır' diye hastane bahçesine getirmiştim. Yürümeye başladıktan sonra da lavanta bahçesini görmeye gittik. Salıncakları, bisikletleri, mora boyanmış tarlayı görünce bana sarılarak ağladı. Allah'ıma bugünleri gösterdiği için şükürler ediyorum. Kızımla beraber hasat yaptık. O lavantalardan buketler yaptık hatta Seda Nur'un isteğiyle sabun bile yaptırdık. Artık her bahar ve yaz aylarında bahçeye gidip arıların arasında kızımla oynayacağız, güleceğiz ve mutlu olacağız. Kızım geçmişe dair bütün bilgileri hatırlıyor. Sadece kelimeleri konuşmakta zorlanıyor. Konuşma terapileri alıyor. Aynı zamanda ders çalışmaya da başladı. Üniversiteden arkadaşları, hocaları da eve gelerek onu hiç yalnız bırakmadı."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın