YURTHABER

Boru üretim fabrikasında çalışan kadınlar, ağır sanayideki başarılarıyla da göz dolduruyor

Bursa'daki fabrikanın çalışanlarından Nazmiye Yoldoruk: - "Ağır sanayi olduğu için aklımda sorular vardı ama yapabildiğimi gördüm. Evet, kadınlar ağır sanayide yapabilir" - Gaye Beki Erkmen: - "İşe girdim, birkaç hafta denedim kendimi, baktım yapabiliyorum. 'Ali yapabiliyorsa, Ahmet yapabiliyorsa Gaye neden yapamasın' dedim" - Esra Arslan: - "Fabrikaya ilk geldiğimizde yemekhaneye girdiğimizde herkes şaşkınlık içindeydi. Kafamızı her kaldırdığımızda herkes bize bakıyordu ama şu an hiç öyle bir ortam yok"

ELİF ÖZLEM ÇELİKLER - Sanayi kenti Bursa'nın Gemlik ilçesindeki bir boru üretim fabrikasında çalışan kadınlar, erkek meslektaşlarıyla omuz omuza görevlerini yaparken diğer kadınlara da örnek oluyor.

Dünyaca ünlü enerji projeleri için hat borusu, sondaj borusu, doğal gaz ve yüksek basınç boruları üreten fabrikanın çalışanlarından 38 yaşındaki Nazmiye Yoldoruk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fabrikada final kontrolde çalıştığını ve boruların müşteriye gitmeden önceki son kontrolünü yaptığını söyledi.

Fabrikanın ilk kadrolu kadın çalışanlarından olduğunu anlatan Yoldoruk, "Bu benim için bir gurur. 4 senedir çalışıyorum. Erkeklerle birlikte çalışıyoruz ve çok memnunum. Her konuda çok yardımcı oluyorlar. Tabii ki zorluk yaşadığımız anlar var. Kuvvet anlamında bazen bir erkek kadar güçlü olamayabiliyoruz ama çalışıyorum. Ben de elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum. İşimi çok seviyorum ve severek yapıyorum." diye konuştu.

Vardiyalı çalıştıklarını, iş duruma göre mesai yaptıkları zamanlar da olduğunu dile getiren Yoldoruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çalışırken evde aksaklıklarımız da olabiliyor zaman zaman. Evde eşimiz ve çocuklarımız var. Bir engelli eşiyim ben. Zorlandığım anlar oluyor. Bazen son dakika servise yetiştiğim zamanlar oluyor. Apar topar eve girip hemen yemeğe giriştiğim anlar da oluyor. Hem ev hem işi aynı anda idare edemediğimiz zamanlar oluyor. Bunun zorluklarını zaman zaman yaşıyoruz ama işinizi sevdiğinizde bu durum size biraz daha güç veriyor."

İşe ilk girdiğinde, "Acaba yapabilecek miyim?" diye düşündüğünü anlatan Yoldoruk, "Ağır sanayi olduğu için aklımda sorular vardı ama yapabildiğimi gördüm. Onlar kadar yapabildiğimi gördüm ve şu an onlar kadar olmasa da iyi olduğumu düşünüyorum. Evet, kadınlar ağır sanayide yapabilir. Fabrikamız bu anlamda bize çok fazla destek veriyor. İş konusunda her türlü kolaylığı sağlıyor. Tabii böyle olunca ağır sanayide çalışmak biraz daha kolay hale geliyor." ifadelerini kullandı.

Fabrika çalışanlarından 24 yaşındaki Gaye Beki Erkmen de, üretilen borularda hata olup olmadığını kontrol ettiğini anlattı.

İşe ilk başladığında birkaç hafta kendini denediğini dile getiren Erkmen, "Baktım yapabiliyorum. 'Ali yapabiliyorsa, Ahmet yapabiliyorsa Gaye neden yapamasın' dedim. Sonra yapabildiğimin farkına vardım. Baktım onlarla kaynaşabiliyorum. Onlar bana yardımcı oluyorlar. Hatta erkeklerle kadınlardan daha iyi anlaştığımı fark ettim. Sonra işim daha çok kolaylaştı çünkü çalıştığınız ortamda yanınızdaki insanlar çok önemli. Böylece işler iyi bir şekilde yürüdü." dedi.

İşe başladığında bekar olduğunu anlatan Erkmen, "Sonrasında evlendim. Koşturmalar, vardiyalı bir iş, gececilik. İnsanlar evlerinde uyurken siz gelip burada çalışıyorsunuz. Yatağınızı arıyorsunuz ama bir şekilde gidiyor, alışıyorsunuz. Boş durmaktansa çalışmak, bir kadının üretebilmesi çok güzel bir şey. Üretebilmek için çalışıyorum." diye konuştu.

Erkmen, kadınlara mesajını "Kesinlikle boş durmasınlar, kendileri için yaşasınlar. İnsan önce kendisi için yaşamalı, daha sonra çevresi için. Kadın durmamalı." sözleriyle iletti.

- " Kafamızı her kaldırdığımızda herkes bize bakıyordu"

Çalışanlardan 39 yaşındaki Esra Arslan da kontrol ettiği boruların zımparasını yaparak müşteriye hatasız ulaşmasını sağladığını söyledi.

Fabrikada vinç de kullandığını anlatan Arslan, şunları kaydetti:

"Boruları kaldırıyoruz, tekrar yerlerine yerleştiriyoruz ve paketlemeye götürüyoruz. Fabrikaya ilk geldiğimizde yemekhaneye girdiğimizde herkes şaşkınlık içindeydi. Kafamızı her kaldırdığımızda herkes bize bakıyordu ama şu an hiç öyle bir ortam yok. Mesela artık yemekhaneye girdiğimizde, 'Abla gel buraya otur' diyorlar. Bir de yaş olarak onlardan biraz daha olgun olduğum için idare ediyorlar. Birbirimizi daha iyi anlıyoruz."

Küçük bir çocuğu olduğunu anlatan Arslan, "Emzikli çocuğum var. Zorlukları var tabii ki ama eşim de çok destek veriyor. O şekilde devam ettiriyoruz. Gece vardiyasında çocuğa eşim bakıyor, gündüz vardiyasında da dönüşümlü olarak annem ve kayınvalidemle idare ediyoruz. Kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok. Her şey kadınların elinden geçiyor. Bence çalışsınlar, çabalasınlar. Özgürlüklerini kazansınlar."

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Geri Dön