Geçtiğimiz hafta gündemini işgal eden konuların başında Kılıçdaroğlu’nun kardeşi geliyordu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu İzmir Gaziemir’de Belediye’ye bağlı bir şantiyede bekçilik yapıyormuş.
Kimilerine göre bir genel başkanın kardeşine sahip çıkmaması olarak, kimilerine göre dürüstlük torpil yerine kendi imkânlarıyla yaşamayı tercih eden bir davranış olarak nitelendirildi bu olay.
Yaşadığımız zamanın bakışı içerisinde evirilip çevrildi yorumlandı. Hala da yorumlanmaya devam ediliyor. Görünen o ki uzun bir süre daha konuşulacağa benziyor bu konu.
Ama bakılan yer davranışın olması gereken hali tartışmaları…
Olması gereken nasıl olmalıdır şekliyle bakarsak konuya iki bakış çıkar;
“Kardeşine sahip çıkmayan ülkeye nasıl sahip çıkacak” mantığında ya da bravo devletin imkânlarını kendi çevresine kullandırmayacak kadar onurlu bir lider” denilebilinir. Ki şu an haps olduğu mantık da bu mantık.
Ben bunları irdelemeyeceğim elbet. Ege basınına düşen asıl çarpıcı olan ve bu olayın arkasında başka gerçeklerin olabilme ihtimaline değineceğim.
Evet, uzun zamandan beri belediye alımlarının Alevi ağırlıklı olduğu Tunceli kökenli insanların daha çok alındığını biliyorduk. Hep söylenir durulurdu ispata dair elde veri yoktu. Ya da geçiştirilirdi, önemsenmezdi. Takii Kılıçdaroğlu’nun kardeşinin de bu belediyelerde çalıştığı haberi gündeme düşene kadar olayın derinliğine inilmemişti.
Şimdi Ege basınına düşen ise belediyelerin çoğunda Kılıçdaroğlu’nun yakın akrabalarından tutunda uzak alakasız akrabalarına kadar birçok ismin İzmir Belediyelerin de çalışıyor olduğudur. Üstelik isim isim bu listelere ulaşılması deşifre edilmesi olayın hiçte masum bir yanı olmadığını düşündürüyor bana.
Yani Tunceli’den önüne gelen Kılıçdaroğlu’nun akrabasıyım demiş ve işe alınmış. Aralarında yeğenler, amca çocukları gibi birinci dereceden yakınlığı olanlarda var. Tıpkı kardeşi gibi. Üstelik bu isimlerden bazıları taşeron firmalarda işe başladıktan bir süre sonra memur kadrosuna da geçmiş. 5 bin kişilik bir iddia.
Neredeyse Tunceli İzmir’de…
Peki İzmir nerede?..
Ya da tüm bu alımlardan Kılıçdaroğlu’nun bilgisi var mıdır?
Hepsi bir tesadüf zinciri midir?
Her şeyi sesli düşünen İzmirli milliyetçiliği bu olayda hedefin saptırıldığı bir kardeşe mi odaklanıp kalacaktır?
Onuruyla çalışıyor, sahip çıkalım, ev verelim, alnından öpelim edebiyatı içinde 5 bin göçe kendi çocuklarının işsizliğinde ses etmeyecek midir?
Bu soruların cevaplarını bilmiyorum ama şu sorunun cevabını biliyorum. Kılıçdaroğlu’un yine yeniden bir dürüstlük testinden geçmeye ihtiyacının olmadığının. O zaman işte mesele bana masum gelmiyor hele ki kardeşi kendi eliyle tutup medyanın önüne atanların CHP’li olması…
Tüm bu gelişmelerin tamda şimdi ortaya çarşaf çarşaf dökülmesi, kardeş haberini yapanların konumu ve bunca Tunceli’nin hiçbir soruşturma ve elemeden geçmeden Kılıçdaroğlu’nun akrabasıyım diyerek işe alınmalarının CHP’nin kendi içindeki Kılıçdaroğlu’na yönelik bir operasyonu mu olduğu sorusunu ağırlıklı olarak düşündürmekte bana. Tersi de olabilir bu soru Kılıçdaroğlu Aziz Kocaoğlu akraba trafiğinin önünü keserek İzmir hakimiyetini kurmanın adımlarında mı?... Ya da basına tüm bunları servis etmenin altında bir kenara bırakılmaya çalışılan Kocaoğlu’nun yeniden güçlenmesine katkı mı?
Baykal bir kaset skandalına kurban gitti.
Kılıçdaroğlu da kardeşle başlayan sözde akrabalara mı kurban edilecek?
Düşünülen bu mudur?
5 bin kişilik bir iddia bu. Üstelik İzmir’in kendi insanı işsizken işe girmek için Tunceli’den gelmek ve Kılıçdaroğlu’nun akrabasıyım demek yetiyor.
Bakınız örnek Zeynel Abidin Fidan Bornova Belediyesi’nde Başkan Yardımcısı. Kılıçdaroğlu’nun amcasının oğlu olarak tanınıyor ama soyadları tutmuyor. Fidan’ın kardeşlerinden biri de aynı belediyede zabıta müdürü olarak çalışıyor.
Sizce bu işte bir tuhaflık yok mu!..
Peki, AKP böyle bir şeyi kullanmaz mı?
Siyaset o kadar çirkin ki Sümeyye Erdoğan’ın danışmanlık ücretinin sorgulandığı bu günlerde 5 bin kişilik akraba konçlanması o kadar tatlı kullanılır ki bir de bakmışsınız onurlu davranışla yiyici davranış yer değiştirmiş siz suçlanan tarafın başkahramanı olmuşsunuz…
Peki, o zaman CHP’nin ileri gelen siyasetçileri tüm bunların hesaplamalarını yapamayacak kadar tecrübesiz mi?
Sürekli muhalefette kaldıklarına göre evet denilebilir…
Ya da benim cevabım muhalefet kendi tercihleri dertleri parti içinde Kılıçdaroğlu’nu zamanı gelince harcamak… Bunu da AKP’nin eliyle hiç zorlanmadan yapmak.
Hani hep diyorum ya CHP’e kendi eliyle AKP’yi besliyor diye kendi eliyle bu bilgileri basınla paylaşan bir CHP için siz hala farklı yerdeyseniz daha çok çocuklarınız işsiz kalır sizin çocuklarınızın yerine akraba çocukları ta diğer diyardan gelir yerleşir. Devletin malını da sizin iki üniversite bitirmiş eğitimli çocuklarınızın yerine baba kızı, amcakızı dayıkızı yönetir… Verdiğiniz vergilerde süper danışmanlık ücreti adı altında Cumhurbaşkanı maaşını geçer heba olup gider…
Bunda tuhaf olan bir şeyde yok biz padişah soyundan geliyoruz sosyal demokrat olsak da muhafazakâr Cumhuriyetçi olsak da ecdadımızın yolunda gidiyoruz…
oyatekin@gmail.com
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz