MAGAZİN

Kapat

Ağırlaştırılmış müebbet isteniyordu! Menajer Ayşe Barım hakkında verilen ceza belli oldu

Menajer Ayşe Barım hakkında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla yargılandığı davada müebbet hapis cezası isteniyordu. Barım için 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Ağırlaştırılmış müebbet isteniyordu! Menajer Ayşe Barım hakkında verilen ceza belli oldu

Menajer Ayşe Barım'ın yargılandığı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını celse arasında dosyaya sunulmuştu.

Ağırlaştırılmış müebbet isteniyordu! Menajer Ayşe Barım hakkında verilen ceza belli oldu 1

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPSİ İSTENMİŞTİ

Mütalaada Barım'ın, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenmişti.

Ağırlaştırılmış müebbet isteniyordu! Menajer Ayşe Barım hakkında verilen ceza belli oldu 2

BARIM İÇİN 12 YIL 6 AY HAPSİ CEZASI

Ayşe Barım için karar çıktı. Gezi Parkı olaylarına ilişkin yargılanan menajer Ayşe Barım, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ADLİ KONTROL ŞARTI DEVAM EDECEK

Hastalığı nedeniyle tedavi gören Ayşe Barım için yurt dışına çıkmamak şeklindeki adli kontrol şartının uygulanmasına devam edilmesine de karar verildi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 171 sayfalık iddianamede, Gezi Parkı süreci ile eylemlerin planlanması ve organize edilmesinde sorumlu bulunan sanıklar anımsatılıyor.

HTS kayıtlarının yer aldığı iddianamede, sanık Barım'ın, Gezi Parkı ana davasının ana aktörlerinden Memet Ali Alabora, Çiğdem Mater ve Osman Kavala'yla Gezi Parkı eylemleri süreci ve devamında irtibatlı olduğu belirtiliyor.

İddianamede, Barım'ın Alabora'yla olan konuşmalarıyla ilgili, "HTS incelemelerinde sanık Ayşe Barım'ın Gezi davası sanıklarından Memet Ali Alabora ile Gezi Parkı eylemlerinin başlangıç tarihi olan 30 Mayıs 2013'te ilk irtibatı kurduğu, son irtibatının da 19 Haziran 2013 olduğu ve Gezi Parkı olayları süreci dışında Alabora ile irtibat kurmadığı"na ilişkin tespitlere yer veriliyor.

Barım'ın, sahibi olduğu ID İletişim Danışmanlık Anonim Şirketine bağlı sanatçılarla birlikte sosyal medya hesapları üzerinden Gezi kalkışmasının başından itibaren gösterilerin temel olarak örgütlendiği alan olan X'te "occupyturkey "ve "DirenGeziParkı" isimli etiketleri sistemsel olarak paylaştıkları da iddianamede yer alıyor.

İddianamede, Gezi Parkı eylemlerinin aktif şekilde başlangıç günü olarak kabul gören 27 Mayıs 2013 itibarıyla alınan HTS kayıtları doğrultusunda, "Sanık Ayşe Barım'ın ID İletişim Danışmanlık şirketine bağlı sanatçıları Gezi Parkı eylemleri sırasında sık sık arayarak Gezi Parkı'na sistemli bir şekilde toplamak suretiyle bir plan ve organizasyon dahilinde yürütülen kalkışma hareketinin başlamasına tüm ülke sathında sanatçılar camiası adına aktif rol üstlenerek sürecin yayılarak derinleştirilmesi kapsamında yönlendirme faaliyetlerinin bulunduğu"na ilişkin değerlendirmeye yer veriliyor.

Gezi Parkı olaylarının toplum refleksiyle bir anda oluştuğuna dair basın-yayın organları ve sosyal medyada kanaat oluşturulmaya çalışıldığı belirtilen iddianamede, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Barım'a ait ID İletişim Danışmanlık şirketine bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın, sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgeleri eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada paylaştığı, kitlesel yayılım sağlamak amacıyla organize şekilde hareket edildiği aktarılıyor.

İddianamede, bu itibarla sorumluluğu kabul edilen Barım'ın, Gezi Parkı olaylarında planlama ve organizasyon çerçevesinde kendisine bağlı oyuncuları etkin şekilde sahaya yönlendirerek yardım eden konumunda bulunduğu kaydediliyor.

Barım'ın önceye ilişkin hiçbir irtibatı olmamasına karşın ilk kez Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3, Kavala ile 39, Mater ile 14 kez görüşme gerçekleştirdiği iddianamede yer alıyor.

İddianamede, tutuklu sanık Barım'ın "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Kaynak: AA   |   Bu içerik Melih Kadir Yılmaz tarafından yayına alınmıştır

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 11 yorum
Türkiyede yok artık dediğimiz her şey normalleşti.
bu ne ya hani müebbet olacaktı
kafayı yemişler kendilerine düşman herkes ülkeyi yıkmakla suçlanıyor biraz empati yapın ya başınıza bir şey gelse derdinizi anlatacak bir kurum yok

En Çok Aranan Haberler

Kapat