YURTHABER

Ömrünü adadığı cam kaşıklarla dünyaya açıldı

Yalova'da 42 yıl önce tanıştığı cam çay kaşığı imalatına eşiyle devam eden Nurettin Levent, ürünlerini yurt içinde çeşitli noktalara ve bazı ülkelere de gönderiyor - Cam kaşık ustası Levent: - "Bu işi çok sevdiğim için ortaokul ikinci sınıfa geçtiğimde okulu bıraktım. Bazen bana hangi okulu bitirdiğimi soruyorlar. Ben ise 'kaşık lisesi' veya üniversitesini bitirdiğimi söylüyorum" - "Günde 1000 kaşık yapıyorsam en fazla 10'u kırık çıkar. Özellikle yaldızlı olanlara dikkat etmek lazım çünkü hata oldu mu tamiri zor oluyor"

SITKI YILDIZ - Yalova'da çocukluğunda başladığı cam çay kaşığı üretiminde kendini geliştiren ve 40 yılı aşkın süredir bu işle uğraşan Nurettin Levent, emekli olmasına rağmen 10 metrekarelik atölyesinde eşiyle çalışmaya devam ediyor.

Henüz ortaokul öğrencisiyken gittiği bir imalathanede cam kaşık üretimine adeta aşık olan Levent, 1978 yılında eğitimini bırakıp çırak olarak mesleğe adım attı.

Ustalardan işi öğrendikten sonra ağabeyi ve kuzenleriyle üretimi sürdüren Levent, askerlik dönüşü işlerini büyütüp, kısa sürede ülkenin birçok noktasına kaşık göndermeye başladı.

Eşi Gülhan Levent'le evlenmesinin ardından ondan da destek alan cam kaşık ustası, ürünlerini iç piyasanın yanı sıra Suudi Arabistan başta olmak üzere Irak, Gürcistan, İngiltere gibi ülkelere gönderiyor.

Uzun cam çubukları kesip 700-800 derece sıcaklıkta çeşitli aparatlarla işlemden geçiren Levent, şeffaf olanlar dışında yaldızlı ve farklı renklerde kaşıklar üretiyor.

Cam kaşık serüvenini AA muhabirine anlatan Nurettin Levent, "Bu işi çok sevdiğim için ortaokul ikinci sınıfa geçtiğimde okulu bıraktım. Bazen bana hangi okulu bitirdiğimi soruyorlar. Ben ise 'kaşık lisesi' veya üniversitesini bitirdiğimi söylüyorum. 13 yaşında bu işe başladım ve 4-5 yıl önce emekli oldum. Eğer hastalık bırak derse bırakırım, yoksa evde takım kaşık yaparak işi sürdürmeyi düşünüyorum." dedi.

Levent, cam kaşık üretiminin çok meşakkatli olduğunu dile getirdi.

Camın imalat sırasında çok kırıldığını belirten Levent, "Ben yine de bu işi çok sevdim. Bu işe olan sevgim yüzünden bir daire alacak kadar paramı batırdım. Ayakta durabilmek için inat ettim ve bugünlere ulaştım." ifadelerini kullandı.

Ham madde için ilk malzemeyi Adapazarı'nda bir fabrikadan temin ettiğini, daha sonra Çin'den ürün sipariş ettiğini aktaran Levent, yaldızlı kaşık üretmeye başlayınca Suudi Arabistan'dan taleplerle karşılaştığını kaydetti.

Nurettin Levent, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ürünlerimiz Suudi Arabistan haricinde Irak, Azerbaycan, Suriye, Gürcistan, İngiltere gibi ülkelere satılıyor. Renkli karışlar da üretiyoruz ama bunlar daha yavaş yapılıyor. Şeffaf olanlardan günde 800-900 adet yapabiliyoruz. Renkliye fazla girmiyoruz. Yurt dışından bazen özel talepler de geliyor ama şimdiye kadar anlaşamadık. Bir defasında bir uçak firmasına yaptık. Bir defa kullanıp, attıklarını öğrendim. Bize pahalı gelebilir ama Arap müşterilerimiz için değil. Bir defa kullanıp atanlar oluyor."

- "Bu işi birine öğretmeyi çok isterdim"

Bir dönem çubuk ve boru şeklinde avize taşları da yaptıklarını bildiren Levent, bunları, cam kaşık kadar tutulmadığı için bıraktıklarını belirtti.

İrili ufaklı çatallar üretip, sattığını ancak mesleğinin odağında hep cam kaşıkların bulunduğunu vurgulayan Levent, şöyle konuştu:

"Bir ürünün üzerinde fazla durduğunuz zaman daha fazla satıyorsunuz. Bu işi yapmak isteyenler de oldu ama çok fazla kırık olduğu için yapmayı deneyenler bir süre sonra bıraktılar. Günde 1000 kaşık yapıyorsam en fazla 10'u kırık çıkar. Özellikle yaldızlı olanlara dikkat etmek lazım çünkü hata oldu mu tamiri zor oluyor. Bu işi birine öğretmeyi çok isterdim ama akıllı ve devam ettirecek biri olmadı. Burada 10 kişiyle çalıştığımız günler oldu. Kuzenlerime öğrettik bu işi ama onlar da başarılı olamadı. Sonuçta bu cam. Tansiyona bir geldi mi gider. Bir dönem grev nedeniyle fabrikadan cam alamadık, biz de normal pencere camını kesip kaşık yapmak zorunda kaldık."

Her bir pakette 6 kaşık bulunduğunu ifade eden Nurettin Levent, paket başına fiyatların şeffaflarda 2,5 lira, yaldızlılarda 4 lira, renklilerde ise 100 lira olduğunu sözlerine ekledi.