Psikiyatrist Prof. Dr. Sedat Özkan, “Kanser hastasının depresyonu, kalp krizi geçiren hastanın paniği hastalıkları ile birlikte tedavi edilmezse, hasta tam tedavi edilmemiş demektir” dedi.
Konsültasyon-Liyezon biliminin psikiyatri ile tıp biliminin bütünleştiği, sadece hastaya değil, tüm topluma yönelik bir bilim olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Konsültasyon-Liyezon Bilim Dalı Başkanı, Onkoloji Enstitüsü Psikososyal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı ve Hümanite Psikiyatri Kurucusu Prof. Dr. Sedat Özkan, “Çünkü psikoloji, bedenimizin ve hayatımızın lideridir. Psikolojik sağlık ve bilinç geliştikçe yatak odalarından, meclis koridorlarına kadar toplumda barış, uzlaşma, huzur, mutluluk artacaktır” dedi. Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi denildiği zaman tıbbın tüm bilimlerinin psikiyatrisinin anlaşılması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Özkan, “Psikiyatrik bozukluklar, psikiyatri kliniği dışında daha fazla görülüyor. Anksiyete yani endişe bozukluğu en fazla onkoloji, kardiyak yoğun bakım (kalp krizi geçirenler) nöroloji, cerrahi bilimlerinde ameliyat bekleyen hastalarda ortaya çıkıyor. Yine aynı şekilde depresyon en fazla ameliyat olan ya da kanserli hastalarda görülüyor. Bu yüzden psikiyatrik kliniği dışında daha çok psikiyatri hastası olduğunu, hatta bu oranın tüm hastaların ortalama yüzde 30’unu oluşturduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
PSİKİYATRİ, TEDAVİNİN PARÇASI
Yoğun bakımda kalp krizi geçiren bir hastanın, kanser nedeniyle memesi alınan bir kadının, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisine ihtiyacı olduğunu açıklayan Prof. Dr. Özkan, “25 yıl önce hastalıklarla psikiyatrinin ne bağlantısı var deniliyordu. Artık doktorlarında bakış açıları değişmeye başladı. Hastalarının psikiyatrik destek almalarını öneriyorlar. Unutulması gereken kalp krizinin ortaya çıkmasına neden olan psikolojik rolün, yoğun yaşam ikilemlerinin, stresin bilinmesi gerekir. Kalp krizi yaşayan bir kişinin ölüm korkusu, travma, işgücü, cinsellik, kaygı gibi psikolojik durumlarının tedavi edilmesi gerekir. Yani kalp krizi geçiren bir kişinin hastalığının tedavisi dışında paniğinin de tedavi edilmesi gerekir” dedi. Kanser nedeniyle memesi alınan bir kadının kanser tedavisi yanı sıra depresyonunun da tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Özkan, “Hastanın tam tedavisi için onkolog, cerrah, radyolog, psikiyatrist birlikte çalışmalı. Kanser olan bir hastanın depresyonunu düzeltmek, kanser olmayan hastanın depresyonunu düzeltmekten önemlidir. Psikiyatrik bozukluklar beyni etkileyeceği için, bütün organlar, hormonlar, bağışıklık sistemi de etkilenir. Bu durum hastanın uyumunu, yaşam kalitesini bozar. Bu yüzden psikiyatri tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
RUHUN TEDAVİSİ ŞART
Geçen yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada iç hastalıkları kliniğine gelen hastaların yüzde 27’sinde hiçbir hastalık görülmediğini dile getiren Prof. Dr. Özkan, “Bu hastalara ‘hiçbir şeyin yok’ demek harakettir. Bu hastalara fiziksel olarak organlarınızda rahatsızlık yok ama ruhunuzun sıkıntısı bedeninize yansımış denilerek, psikiyatri servislerine yönlendirmek gerekiyor. Birincil derecede psikiyatrik olduğu halde kendisini bedensel bulgularla ifade eden hastalığı olan bireyler psikiyatri dışına başvuracağı için gereksiz tetkik ve tedaviler yapılıyor. Doğru bakış kişiyi bedeni, beyni ve ruhuyla bütün görmektir. Doğru bakamazsak doğru teşhis yapamayız. Hekimler kendi alanlarının psikiyatrisi ile ilgili eğitimler almalı” şeklinde konuştu.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz