YURTHABER

Prof. Dr. Budak: "Bir çakıl taşımızı bile milli çıkarlarımız doğrultusunda çok önemsiyoruz"

Prof. Dr. Budak: "Bir çakıl taşımızı bile milli çıkarlarımız doğrultusunda çok önemsiyoruz"

Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü tarafından, 5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısı ile "İklim Değişikliği Etkisinde Kesintisiz Gıda Üretimi İçin Toprak Yönetimi" paneli düzenlendi.

Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü tarafından, 5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısı ile "İklim Değişikliği Etkisinde Kesintisiz Gıda Üretimi İçin Toprak Yönetimi" paneli düzenlendi. Online olarak düzenlenen panele onur konuğu olarak katılan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Bir çakıl taşımızı bile milli çıkarlarımız doğrultusunda çok önemsiyoruz" dedi.
Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen "İklim Değişikliği Etkisinde Kesintisiz Gıda Üretimi İçin Toprak Yönetimi" isimli panel, online olarak yapıldı. EÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nedim Koşum’un da katıldığı, moderatörlüğünü ise Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat’ın yaptığı panele konuşmacı olarak; Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü (TAGEM) Dr. Nevzat Birişik, EÜ Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarımsal Çevre ve Doğal Kaynakları Koruma Daire Başkanı Dr. Ali Kılıç Özbek yer aldı.

"Yapılması gerekenlerin başında sürdürülebilir arazi ve toprak yönetimi geliyor"
Panelin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Oluşumu binlerce yıl süren toprak, dünya üzerinde birçok ekosistem için denge unsurudur; ancak ne yazık ki, tarih boyunca insanoğlunun temel ihtiyaçlarını karşılayan, sunduğu imkânlarla bizzat yaşamın sembolü olan topraklarımız bugün tehdit altında. Toprağa karşı ciddi bir tahribat var. Tüm dünyada ve ülkemizde bu konuda çeşitli önlemler alınmaya çalışılıyor. Toprak, canlı bir organizma ve yenilenmeye ihtiyacı var. Eskiden var olan nadasa bırakma alışkanlığı da daha fazla kar elde etmek amacıyla yapılmamaya başlandı. Ama bu şekilde de toprak kendisini toparlamadan tekrar kullanmaya başlıyoruz. Bu da toprağın tahrip edilmesine yol açıyor. Diğer taraftan tüketim alışkanlıklarımız iklim değişikliklerine ve ekosistemde değişikliklere yol açıyor. Yaşadığımız pandemi de bunun bir göstergesi. Bu yıl ülkemizde yaşanan yağış düzensizliği de tamamen tüketim alışkanlıklarından ortaya çıkan bir durum” diye konuştu.
Prof. Dr. Budak, “Yapılması gerekenlerin başında sürdürülebilir arazi ve toprak yönetimi geliyor. Bu sorunla ilgili politikalar geliştirmemiz gerekiyor. Bu anlamda Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde ve ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımız nezdinde, araştırma enstitülerinde ve STK’lar kapsamında önemli çalışmalarımız var. Yeterli akademik alt yapıya ve Ar-Ge birikimine sahibiz. Ağaçlandırma ve erozyonla mücadele konusunda aldığımız önlemler var. Bir gram çakıl taşımızı bile milli ve manevi çıkarlar doğrultusunda çok önemsiyoruz" şeklinde konuştu.
EÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nedim Koşum ise, “Çağımızda en önemli sorunlardan birisi iklim değişikliği. Toprak, bizim var oluş sebeplerimizden bir tanesi. İklim değişikliği ile beraber toprak kayıplarımız da giderek artıyor. Sularımız giderek azalıyor ve kirleniyor. Kuraklığa doğru gidiyoruz. Bizler, bilim insanları olarak bunlara tedbirler almamız gerekiyor. Dolayısıyla bu gün işleyeceğiz konunun önemi büyük. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümümüze böyle bir etkinliği düzenlediği için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Geri dönüşü olmayan bir serveti kaybedebiliriz”
TAGEM Genel Müdürü Nevzat Birişik de, toprağın tarımsal üretimin ana araçlarından biri olduğunu söyledi. Dr. Birişik, “Sadece tarım için değil tüm canlılar için toprağın önemi büyük. İnsan eliyle yaptığımız faaliyetlerin toprak üzerinde büyük bir baskısı var. Tedbir almamamız durumda geri dönüşü olmayan bir serveti kaybedebiliriz. Toprak için bir diğer önemli tehdit unsuru ise erozyon. Erozyon sebebiyle yıllık 500 milyon ton arazi kaybediyoruz. Yine topraklarımızın yüzde 2’si hatalı gübreleme ve sulama neticesinde bozulmuştur. Dünya nüfusu giderek artıyor. İnsanların artan barınma alanı ihtiyacı da tarım alanlarının azalmasına vesile oluyor. Türkiye son 50 yılda erozyonla mücadele ciddi çalışmalar yaptı. Orman alanlarını 18 milyon hektardan 22 milyon hektara çıkardı. Orman yoğunluğunu da yüzde 30’dan yüzde 40’a kadar çıkardı” dedi.
Alınması gereken önlemlerden bahseden Dr. Birşik, “Bu konuyu öncelikle her zaman gündemde tutmalıyız. Türkiye’nin toprak veritabanını oluşturmalıyız. Toprak kullanım planlamaları yapılmalı. Toprak kalite sınıflandırmalarını verimli şekilde yapmalıyız. Her türlü hassas tarım teknolojisini, toprağı yormayacak şekilde kullanmalıyız. Mikrobiyal gübrelerin kullanılmasını yaygınlaştırmalıyız. Toprağı en az şekilde işlemeli, ürün bazlı işleme sistemine geçmeliyiz” şeklinde konuştu.
Panel, EÜ Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarımsal Çevre ve Doğal Kaynakları Koruma Daire Başkanı Dr. Ali Kılıç Özbek’in gerçekleştirdiği konuşmaların ardından sona erdi.

Prof. Dr. Budak:

Geri Dön