YURTHABER

2 bin 800 yıllık maden yazıtının replikası müzede sergileniyor

Niğde Bolkar Dağları’nda bulunan ve o döneme ait maden ruhsatı kabul edilen 2 bin 800 yıllık yazıtın replikası, Niğde Müzesinde düzenlenen açılışın ardından sergilenmeye başlandı.Kayaya kazınan 108 santimetre yüksekliğinde ve 186 santimetre genişliğindeki yazıt, mulaj tekniğiyle kopyalanarak mermer üzerine işlendi.

Niğde Bolkar Dağları’nda bulunan ve o döneme ait maden ruhsatı kabul edilen 2 bin 800 yıllık yazıtın replikası, Niğde Müzesinde düzenlenen açılışın ardından sergilenmeye başlandı.
Kayaya kazınan 108 santimetre yüksekliğinde ve 186 santimetre genişliğindeki yazıt, mulaj tekniğiyle kopyalanarak mermer üzerine işlendi. Orijinali ile birebir aynı olarak hazırlanan replika düzenlenen açılışın ardından ziyarete açıldı. Düzenlenen açılışa Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, AK Parti Niğde milletvekilleri Yavuz Ergun ve Selim Gültekin ile davetliler katıldı.
Niğde Valisi Yılmaz Şimşek yaklaşık 2 bin 800 yıllık eserin Niğde Ulukışla ilçesi Maden köyü ile Alihoca köyü yakınlarında yaklaşık bin 500 metre rakımda bir kaya üzerinde yazılı olduğunu söyledi. Şimşek, "Bu yazıt kayada ancak bu kayayı buraya getiremeyeceğimiz için bu yazıtın bir kopyasını mermer üzerine yazdırarak ilimizdeki müzede sergilenmesini sağladık İnşallah bundan sonrada ilimizdeki tarihi zenginlikleri gün yüzüne çıkarıp marka şehir projemiz kapsamında bunları vatandaşların ziyaretine açmayı sürdüreceğiz" dedi.
İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili İsmail Tecimer ise yazıtın o dönemde altın ve gümüş maden yataklarını gösteren belge olduğunu belirtti. Tecimer, "Bolkar maden yazıtı asıl kaynaklarda Bulgar maden yazıtı şeklinde geçer. Bu eserimizin birebir replikasını yaptırarak orada taramasını yaptırdık ve sonra siensi robotla bu şekline getirdik ve bugünde müzemize kazandırıyor ziyarete açıyoruz. Burası tabi Mezopotamya’ya kadar uzanan bir ticaret kolonisi dolayısıyla bu yazıtta bize bu dönemi anlatıyor, bu döneme ışık tutuyor. Niğde’de altın ve gümüş madeninin çıkarıldığını ve bunun Kiliya’ya oradan Suirye’ye oradan Mezopotamya’ya kadar ulaştığını biz bu yazıta bakarak anlıyoruz. Geç Hitit dönemi yani günümüzden yaklaşık 2 bin 800 yıl öncesine M.Ö 8. yüzyıla dayanıyor. Oradan kayadan söküp getiremeyeceğimiz için bunun repilaksını yaptık" diye konuştu.

"Yazıt hakkında"
1973 yılında arkeolog Mustafa Kalaç tarafından çevrilen yazıtta, o dönem Kral Warpalavas’ın prens Tarhunzas’a, kendisini memnun etmesinden dolayı Bolkar Dağları’nın denetimini verdiği, bereket getirmesini istediği ve dağın bereket getirdiği ifade ediliyor. Kral Warpalavas’ın prense hızlı ve sağlıklı katırlar verdiği, prens Tarhunzas’ın ise dağın iyilikler getirmesi dileğiyle her yıl kurban adadığı bilgisinin yer aldığı yazıtta, "Kim bu yazıtı kazır, siler ve parçalarsa fırtına tanrısı Teşup onu kovalasın, tanrılar onu yakalasın ve yine tanrılar onu yok etsin" ifadesi bulunuyor.