YURTHABER

Başkan Kanar’dan 27 Mayıs mesajı

Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak giren 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü münesebetiyle bir mesaj yayımladı.Başkan Kanar mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin birçok yerinde, parklarında, caddelerinde ve meydanlarında bu isim bizi o malum tarihe ve o tarih etrafında oluşan demokrasi ve özgürlükler mücadelemize götürmektedir.

Başkan Kanar’dan 27 Mayıs mesajı

Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak giren 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü münesebetiyle bir mesaj yayımladı.
Başkan Kanar mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin birçok yerinde, parklarında, caddelerinde ve meydanlarında bu isim bizi o malum tarihe ve o tarih etrafında oluşan demokrasi ve özgürlükler mücadelemize götürmektedir. 27 Mayıs 1960 Cumhuriyet tarihinin ilk darbe girişiminin adıdır. O günlerin ıstırabını, savunmalarını tekrar tekrar okurken karşımıza çıkan sonuç şunu göstermektedir: Bu güzel ülkenin başı hep ağrıtılmıştır ve ağrıtılmaktadır. 1960 sonrası her 10 yılda bir tecrübe ettiğimiz bu aymazlık her seferinde bu aziz millet tarafından ret edilmiş ve bu girişimde bulunanları tarihin çöplüğüne göndermiştir. Kahramanlarını ise burada olduğu gibi meydanlarında caddelerinde ve bulvarlarında ölümsüzleştirmiştir.
Bu gün Adnan Menderes ve arkadaşlarını idam edenlerin isimleri dahi unutulmuşken, Adnan Menderes dendiğinde, Turgut Özal dendiğinde, Necmettin Erbakan ve Tayyip Erdoğan dendiğinde aklınıza “ezan” “mücadele” ve “savunan adam” gibi kavramlar gelmektedir. En son 15 Temmuz 2016 da böyle bir işe teşebbüs edildiğinde 1950’lerin “yeter söz milletindir” diyen halkı, çıplak elleriyle tankları durduracak milli ve demokratik bir olgunluğa ulaşmış ve Gazi Mustafa Kemal’in şu sözüyle cevap vermiştir: Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir…
Bundan 60 yıl önce merhum Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı idama götüren süreçte hangi sözler dolaşıma sokulduysa ve hangi hassas yaralarımız kaşındıysa, pek değişmeden bugüne kadar gelinmiştir. Etnik ayrışmalar, ideolojik kavgalar, millî ve manevî değerler gibi hassasiyetlerimiz üzerinden bizi kavgaya tutuşturmak ve bu sun’i kaoslarla Türkiye’nin gelecek on yıllarını çalmak istemektedirler. Oysa bu ülkenin heba edilecek bir güne dahi tahammülü yoktur. Bu pandemi günlerinde dünya kırılıp geçerken, sağlık alanında gösterdiğimiz performans herkesin malumudur. Öte yandan, yerli savunma sanayimizin uluslararası dengeleri nasıl değiştirdiğini en iyi uykuları kaçanlar bilir. 15 Temmuz gibi büyük bir badireden çıkmış bu ülkenin, bunları yapıyor olmakla beraber uluslararası bir güç haline gelmesi, şer odaklarını kışkırtmaktadır. Darbe ve darbe girişimlerinin arkasında işte hep bu güçler vardır. Demokrasimizin ve özgürlüklerimizin daim olması adına başta Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi ve onları şehit eden demokrasi düşmanlarını unutmadık, unutmayacağız. 27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 28 Şubatların, 15 Temmuzların bir daha asla yaşanmamasını temenni ediyor ve darbe dönemlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum”.