YURTHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Atama Töreni'nde konuştu: (1)

"Geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra kimsesizlerin de kimsesidir. Vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip çıkmak, onlara analık babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur" - "Çocuklarımızın diğer ailelerin çocukları ile aynı okula gitmesini, aynı sokakta oynamasını, aynı atmosferi teneffüs etmesini sağlamaya çalıştık" - "Hükümete geldiğimizde kamuda işe yerleştirilen devlet korumasındaki çocuk sayımız 21 bin 300'dü. Bugün bu sayı 55 bini aşmıştır. Sadece son 2,5 yılda 7 bine yakın evladımızı kamuya yerleştirdik"

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra kimsesizlerin de kimsesidir. Vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip çıkmak, onlara analık babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, devlet korumasından yararlanmış gençler, engelliler, gaziler ile gazi ve şehit yakınlarının kamuya atanması töreninde konuştu.

Konuşmasına, "Şehitlerimizin kıymetli emanetleri, değerli gazilerimiz ve gazi yakınlarımız, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum." diye başlayan Erdoğan, "Devlet korumasında yetişmiş gençlerimizden 193'ünün, engellilerimizden 2 bin 140'ının, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarımızdan da 370'inin atamasını yapmak üzere bir aradayız." ifadesini kullandı.

Çeşitli kamu kuruluşlarına 3 bin 603 kişinin atanmasının hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu kardeşlerimize görev yerlerinde başarılar temenni ediyorum. Türkiye'nin, Anayasamızda belirtilen sosyal devlet niteliğinin tezahürü olarak gördüğüm bu uygulamanın fiiliyata dönüştürülmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum. Geleneğimizde devlet, diğer pek çok vasfının yanı sıra kimsesizlerin de kimsesidir. Vefat veya çeşitli sebeplerle ailelerini kaybeden evlatlarımıza sahip çıkmak, onlara analık babalık yapmak devlet olarak boynumuzun borcudur. Osmanlı döneminde Eytam Nizamnamesi'nden hala faaliyet gösteren Darüşşafaka'nın kuruluşuna kadar bu amaçla oluşturulmuş pek çok yapı vardır.

Tarihimizin en önemli kurumları olan ve tüm dünyaya da ülkemizden yayılan vakıfların hemen tamamının senedinde öksüzlere ve yetimlere sahip çıkma maddesi yer almaktadır. Rahmetli Kazım Karabekir Paşa'nın Doğu Anadolu'da 1. Dünya Savaşı yıllarında yetim ve öksüz kalmış çocuklara sahip çıkarak gösterdiği alicenaplık bugün hafızalarımızda hala canlıdır."

- "Ne doğru dürüst eğitim alabiliyor ne de meslek sahibi olabiliyorlardı"

Kazım Karabekir'in, himayesine aldığı 4 bin erkek ve 2 bin kız çocuğunun her türlü ihtiyaçlarını ve temel eğitimlerini karşılamanın yanında meslek sahibi de yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu modelin maalesef devam ettirilemediğini söyledi.

Hükümete geldiklerinde devlet korumasındaki çocukların, yüzlerce kişinin kaldığı büyük yurtlarda adeta balık istifi şeklinde barındırıldığını hatırlatan Erdoğan, "Maalesef topluma uyum sağlayabilecekleri iklimden yoksun çocuklarımız, bu ortamda ne doğru dürüst eğitim alabiliyor ne de meslek sahibi olabiliyorlardı. Sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliği yaparak devlet korumasındaki çocuklarımızın yetiştirilme modelini baştan sona değiştirdik." diye konuştu.

Çocukları çok büyük yurtlarda, koğuş sisteminde barındırmak yerine ev düzenine geçtiklerini ve bu evleri de mahalle içlerinde açtıklarını belirten Erdoğan, "Çocuklarımızın, diğer ailelerin çocukları ile aynı okula gitmesini, aynı sokakta oynamasını, aynı atmosferi teneffüs etmesini sağlamaya çalıştık. Bugüne kadar 111 çocuk evi sitesi, 1193 çocuk evi ve 65 çocuk destek merkezi oluşturduk. Buralarda görev yapacak personelimizi özel eğitime tabi tuttuk. Halihazırda 13 bin 524 çocuğumuzun bakımını, aile ortamına en yakın şekilde hazırladığımız bu evlerde sürdürüyoruz." ifadesini kullandı.

Ailelere destek vermek suretiyle çocukların mümkün olduğu kadar kendi anne, babaları veya yakınları ile yaşamasını sağladıklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz 18 yılda bu çerçevede verdiğimiz desteklerle 652 bine yakın çocuğumuzun, ailelerinin yanında hayatını sürdürmesini temin ettik. Sadece son 8 yılda yüzde 86'sı doğrudan annelere olmak üzere bu amaçla verdiğimiz destek miktarı 6,9 milyar liradır. Son dönemde ihtimam gösterdiğimiz ve geliştirmeye çalıştığımız bir diğer uygulama da 'koruyucu aile sistemi'dir. Şu anda 7 bin 864 çocuğumuz, çok hassas bir şekilde tespit edilen ve sıkı şekilde denetlenen koruyucu ailelerin yanında hayatlarına devam ediyor. Üstelik bunların 795'i de özel gereksinimi olan çocuklardır.

Kimsesiz çocukları evlat edinen ailelere de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Devlet korumasındaki çocukların kamuda istihdamı 1988'den beri sürüyor. Biz 2014'te bu çocuklarımızın kamudaki istihdamını merkezi yerleştirmeye dönüştürerek işlerini kolaylaştırdık. Ayrıca istihdamın, eğitim düzeylerine göre kendi branşlarında olmasını da temin ettik. Hükümete geldiğimizde kamuda işe yerleştirilen devlet korumasındaki çocuk sayımız 21 bin 300'dü. Bugün bu sayı 55 bini aşmıştır. Sadece son 2,5 yılda 7 bine yakın evladımızı kamuya yerleştirdik. Hayata geçirdiğimiz teşvik uygulaması ile 4 bin 600'e yakın gencimizin de özel sektörde istihdamını sağladık. Kimsesiz çocuklarımız için kamudan yaptığımız her kuruş harcamayı bu devletin başının gözünün sadakası olarak görüyoruz. İnşallah 'aile yanında destek' ve 'koruyucu aile' gibi uygulamaları daha da yaygınlaştırarak hem hiçbir evladımızın sahipsiz kalmamasını hem de toplumdan kopmamasını temin etmekte kararlıyız."

(Sürecek)

Geri Dön