YURTHABER

Elazığ’dan afet bölgesi ilanı çağrısı

Elazığ TSO’da sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan çalışma kapsamında kentin afet bölgesi ilan edilmesi talebiyle ilgili açıklama yapıldı.Geçtiğimiz Cuma günü merkez üssü Sivrice olan 6.8 şiddetindeki depremin ardan 41 kişinin hayatını kaybetmesi, yüzlerce kişinin yaralanması ve çok sayıda binanın hasar görmesi nedeniyle Elazığ Ticaret ve Sanayi Odas’ında yaklaşık 200 STK’nın görüşünün aktarıldığı basın toplantısı düzenlendi.

Elazığ TSO’da sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan çalışma kapsamında kentin afet bölgesi ilan edilmesi talebiyle ilgili açıklama yapıldı.
Geçtiğimiz Cuma günü merkez üssü Sivrice olan 6.8 şiddetindeki depremin ardan 41 kişinin hayatını kaybetmesi, yüzlerce kişinin yaralanması ve çok sayıda binanın hasar görmesi nedeniyle Elazığ Ticaret ve Sanayi Odas’ında yaklaşık 200 STK’nın görüşünün aktarıldığı basın toplantısı düzenlendi. Elazığ TSO Başkanı Asilhan Arslan tarafından okunan talep dosyasının ana gündem maddesi kentin Afet Bölgesi ilan edilmesi çağrısı oldu.
Oda başkanlarının katıldığı toplantıda konuşan Elazığ TSO Başkanı Asilhan Arslan, “Deprem sonrası ilimizdeki STK temsilcileri ve konusunun uzmanları ile yaptığımız istişare ve ortak çalışmalarla ilimizin geleceğe güvenle bakabilmesi ve şehrin sosyo, kültürel ve ekonomik hayatını normalleştirecek, toplumun huzur mutluluğunu esas alan ve hepsinden önemlisi kendini güvende hissetmesini sağlayacak tedbirleri maddeler hallinde belirleyerek ilimizin deprem sonrası beklentilerini oluşturmuş bulunmaktayız.Deprem sonrası Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, çok sayıda bakan, siyasi parti temsilcileri, stk, gönüllü kuruluşlar, kısaca toplumun tüm kesimleri ilimiz için seferber olarak yaraların sarılmasına can siper destek oldular. Bu süreçte AFAD, emniyet güçleri, gönüllü kuruluşlarımız, ilimiz STK’ları bir can kurtarabilmek için 48 saat uykusuz şekilde mücadele verdi. Birlik ve beraberliğimizin hiçbir ayrım yapılmaksızın nasıl büyük bir güç olduğunu tüm dünya bir kez daha Elazığ’da görmüş oldu"dedi.
Yaşanan depremin büyüklüğü ve süresi göz önünde bulundurulduğunda can kaybının az oluşunun an itibarı ile en büyük tesellileri olduğunu aktaran Arslan," Çünkü şehrimiz yapı stoku bakımından eski ve binalarımızın yüzde 60-70’lik kısmı 2000 yılından yani deprem yönetmeliğinden önce yapılmış büyük çoğunluğu da deprem sonrası oturulamaz hale gelmiştir. Ben bir kez daha depremde hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.Bugün yaklaşık 400 bin olan il merkez nüfusumuzun neredeyse 100 bini çadırlarda, arabalarda, akraba ve yakınlarının yanında ya da kumu kurumlarının sağlamış olduğu imkanlardan yararlanarak barınma sorununu çözmeye çalışmaktadır. Dolayısı ile ilin en büyük sorunu bugün itibarı ile barınma sorununun çözümüdür. Bunun da tek yolu il merkezi ve kırsalda güvenli yaşam alanları oluşturulmasıdır. Deprem sonrası devletimiz tüm imkanları ile Elazığ için seferber olmuş ve çok kısa bir süre içerisinde de Mücbir Sebep Hali İlan edilmiştir. Bu destek elbette çok değerli ve önemlidir. Ancak, ilin yaralarının sarılması üç aylık bir öteleme ile çözülebilecek bir husus asla değildir"ifadelerini kullandı.