YURTHABER

Erzurum'da Kovid-19 tedbirleriyle sterilizasyonu korunan merkezde 40 hasta organ nakliyle hayata bağlandı

Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gürkan Öztürk: - "Ameliyathanede, ameliyat öncesi ve sonrası tedbirleri üst düzeyde tuttuk ve izolasyon tedbirlerini artırdık, teması sıfıra indirdik, merkeze diğer personel giriş çıkışını kısıtladık. Bu sayede süreci problemsiz atlattık"

Erzurum'da Kovid-19 tedbirleriyle sterilizasyonu korunan merkezde 40 hasta organ nakliyle hayata bağlandı

İLHAMİ ERKILIÇ - Erzurum'da, acil nakil gerekmesine rağmen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle riskli grupta olan 40 hasta, Erzurum Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezindeki sıkı tedbirler sayesinde organ nakledilip hayata tutundu.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde kurulan ve başta Doğu Anadolu'daki 13 il olmak üzere Türkiye'nin her yerinden hastalar ile yurt dışından gelenlere hizmet verilen Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezinde, salgının başlamasıyla hastalık açısından yüksek risk grubundaki nakil hastalarını bulaştan korumak için hijyen önlemleri en üst seviyelere çıkartıldı.

Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda Kovid-19'a karşı harekete geçilen merkezde, salgın döneminde hastaların tedavi ve nakil sürecinde izolasyon ve temasın azaltılması önlemleri artırıldı.

Refakatçilerin hasta taburcu edilene kadar merkezde kalması, merkeze giriş çıkışların yasaklanması, personele rutin Kovid-19 taraması yapılması, ameliyat öncesi ve sonrası gibi izolasyon ve temas önlemleriyle nakil hastaları, sağlıkçıların özverili çalışmasıyla Kovid-19'dan korundu.

Merkezde salgının başlangıcından bu yana acil nakil gereken 40 hasta, Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gürkan Öztürk ve ekibince yapılan başarılı nakille hayata tutundu.

- Salgında organ bekleyen kronik karaciğer hastaları büyük sıkıntı çekti

Öztürk, AA muhabirine, nakil bekleyen ve nakil olmuş hastaların Kovid-19'a karşı daha çok duyarlı ve hassas olduklarını belirterek, bu hastaların normal sağlıklı kişilere göre Kovid-19'a yakalanma ve etkilenme ihtimalinin daha fazla olduğunu söyledi.

Merkezde hastaları koruyabilmek adına Kovid-19'a yönelik tüm tedbirleri en üst seviyeye çıkardıklarını ve kadavra ile canlı vericili nakilleri eşit oranda yaptıklarını anlatan Öztürk, "Kovid-19'un yaygınlaşması ve yoğun bakımların dolması, organ bağışındaki beyin ölümü bildirimlerini ve canlı organ donörü sayısını azalttı. Salgında en büyük sıkıntıyı canlı vericisi olmayan ve kısa sürede nakil gereken kronik karaciğer hastaları çekti, bu hastalardan nakil yapılamadığından kaybettiklerimiz oldu. Bağış sayıları da düştüğü için organ bekleme sırasındaki bu tür hasta sayısı arttı." dedi.

Öztürk, salgının başladığı ilk aylardan sonra Sağlık Bakanlığınca belli şartlarda organ nakline müsaade edildiğini belirterek, hastalığı ileri derece olan, karaciğerinde kanser olan ve acil nakil gerekenlere öncelik verildiğini dile getirdi.

Organ naklinde izolasyonun oldukça önem taşıdığını ve nakil yaparken hem alıcıya hem de vericiye normalden daha çok titiz davrandıklarını vurgulayan Öztürk, şunları kaydetti:

"Salgının başladığı ilk 2 aydan sonra şimdiye kadar büyük kısmı karaciğer olmak üzere 40 civarında hastaya nakil yaptık. Bunlar özelikle kanser olan ve acil nakil gereken hastalardı. Ameliyathanede, ameliyat öncesi ve sonrası tedbirleri üst düzeyde tuttuk ve izolasyon tedbirlerini artırdık, teması sıfıra indirdik, merkeze diğer personel giriş çıkışını kısıtladık. Bu sayede süreci problemsiz atlattık."

Salgın nedeniyle önceden nakil olanların hastane kontrollerini azalttıklarını anlatan Öztürk, hastalarla genellikle telefonla iletişim kurup tedavi ve takip süreçlerini bu şekilde çözdüklerini bildirdi.

- "Organ nakli dünyada ve Türkiye'de yaklaşık yüzde 50 azaldı, nakil bekleyen çoğaldı"

Kadavradan nakillerin azalmasıyla canlı vericili nakil imkanı olmayan hastaların arttığına değinen Öztürk, "Bölgemizde nakil bekleyen listemizdeki kişi sayısı yaklaşık yüzde 30 civarında artış oldu. Bu durum, bir dönem acil veya kanser hastalarına nakil yapıldığından ve insanlar da hastaneye gitmeye çekindiğinden normal nakilleri sekteye uğrattı. Dünyada ve Türkiye'de yaklaşık yüzde 50 civarında organ nakli azaldı, nakil bekleyen çoğaldı. Pandemi toplumu çok etkiledi ama kritik ve yardıma ihtiyacı olan nakil hastalarını daha çok etkiledi." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Öztürk, Kovid-19 olan ve yoğun bakımda yatan kişilerin bağışlansa bile organlarının kullanılamadığını dile getirdi.

Kovid-19 yoğun bakımlarda beyin ölümü oranında belirgin düşüş olduğuna dikkati çeken Öztürk, "Türkiye'de ağırlıklı olarak canlı vericili nakil yapılmasına rağmen çok azımsanmayacak sayıda da kadavra vericili karaciğer nakli yapılıyor. Dolayısıyla canlı vericisi olmayan insanlar bundan etkilendi." şeklinde konuştu.

Öztürk, başta sağlıkçılar olmak üzere salgında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, herkesin kurallara uymasını ve organ bağışıyla hayat kurtarmalarını istedi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Geri Dön