YURTHABER

Tunceli
Şehirler
Şehir Seçiniz
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Düzce
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kilis
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Şanlıurfa
Siirt
Sinop
Şırnak
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

Göçerlerin doğayla iç içe zorlu yayla yaşamı

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde havaların ısınmasıyla yaylalara çıkan göçerler, zorlu yaşam koşullarıyla mücadele ediyor - Yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için Tunceli'nin Çemişgezek, Mazgirt, Pülümür ve Hozat ilçeleri ile Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelerek Ovacık'taki yaylalara çıkan göçerler, geçimlerini sağladıkları hayvanlarını koruyabilmek için geceleri nöbet tutuyor - Mayıs ve ekim ayları arasında konakladıkları yaylalarda eğitim, sağlık, teknoloji ve sosyal hayat imkanlarından uzak yaşayan göçerlerin erkekleri gece gündüz koyunları güderken, kadınları ise günde iki kez sağımını yaptıkları koyunlardan elde ettikleri sütle peynir üretiyor

TUNCELİ (AA) - SİDAR CAN EREN - Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde havaların ısınmasıyla Tunceli'deki yaylalara çıkan göçerler, zorlu yaşam koşullarıyla mücadele ediyor.

Sahip olduğu mera ve yaylalarıyla hayvancılığın yaygın yapıldığı Ovacık ilçesi, her yıl çevre il ve ilçelerden yaklaşık 50 göçer aile ile onlara ait 23 bin dolayında küçükbaş hayvana ev sahipliği yapıyor.

Yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için Tunceli'nin Çemişgezek, Mazgirt, Pülümür ve Hozat ilçeleri ile Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelerek Ovacık'taki yaylalara çıkan göçerler, zorlu doğa koşullarıyla mücadele ederek geçimini hayvancılıkla sağlıyor.

İlkbaharda Munzur ve Mercan dağlarına doğru atlarla yola koyulan ve yaklaşık 3 bin 370 rakımdaki Işıkvuran, Yalmanlar, Ziyaret, Mercan ve Eğripınar yaylalarına çıkan göçerler, soğuk ve yağmurlu havalara karşın koyunlarını besleyebilmek için uğraş veriyor.

- Erkekler koyun güdüyor, kadınlar sağım yapıyor

Mayıs-ekim ayları arasında konakladıkları yaylalarda doğayla iç içe, eğitim, sağlık, teknoloji ve sosyal hayat imkanlarından uzak yaşayan göçerler, yıllardır et ve süt ürünleri üretip ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.

Bölgede genellikle "Şavak" aşiretine mensup olan göçerlerin erkekleri gece gündüz koyunları güderken, kadınları ise günde iki kez sağımını yaptıkları koyunların sütüyle peynir üretiyor.

Yaylada güne erken başlayan kadınlar, günlük işlerinin yanı sıra kaldıkları çadırları temizleyerek, ekmek pişiriyor, ayran yayıyor ve elde çamaşır yıkıyor.

- Hayvanlarını korumak için gece nöbet tutuyorlar

Zorlu yayla yollarında ulaşımı atlarla sağlayan göçerler, boz ayı, kurt ve çakal gibi yabani hayvanlardan sürüleri korumak için de geceleri kangal köpekleri eşliğinde nöbet tutuyor.

Havaların iyice soğumaya başladığı ekim ayıyla yaylalardan inip evlerine doğru dönüş yolculuğuna geçen göçerler, kış mevsimini köylerinde geçiriyor.

Göçerlerden 55 yaşındaki İbrahim Köse, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 40 yıldır hayvancılıkla uğraştığını söyledi.

Yayla yaşamının zorluğunu anlatan Köse, "Hayvancılıkla uğraşarak aile bütçesine katkıda bulunuyorum. Ovacık, doğası ve merası ile hayvan yetiştiriciliğine uygun bir ilçe. Her sene ilkbaharda yaylalara çıkıyoruz. Yaklaşık 3 ay dağlarda konaklıyoruz. Yaylada bazen üzerimize dolu ya da yağmur yağıyor, koyunları otlatmakta zorluk yaşıyoruz. Yayladan ilçeye ulaşımı atlarla sağlıyoruz." dedi.

- "Günün ilk ışıklarıyla uyanıyoruz"

Kadınlardan Şenay Köse de hayvancılıkla uğraşmanın yorucu olduğunu belirtti.

Yayla hayatının şehir hayatına göre zor olduğunu ifade eden Köse, şöyle konuştu:

"Yaylalar bazen çok soğuk oluyor ve bu yüzden eziyet çekiyoruz. Ellerimiz çatlıyor, yüzümüz yanıyor. Biz kadınlar günün erken saatlerinde uyanıyoruz, kahvaltı hazırlıyoruz, çadırlardaki işlerimizi tamamlıyoruz. Günde iki kez koyunları sağıyoruz ve elde ettiğimiz sütle peynir yapıyoruz. Gece de yabani hayvan saldırılarına karşı yatmıyoruz, sabahlıyoruz. Ayı, kurt geliyor. Köpekler var. Köpekler havlayınca bizler de hemen uyanıp hayvanlarımızı korumaya çalıyoruz."

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler