Ankara Özel Koza Hastanesi Başhekimi, Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, 13 Mayıs Anneler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Hamilelik süresince düzenli olarak yapılan hekim kontrolüyle, anne ve bebekte ortaya çıkan kansızlık, bebeğin anne karnında oksijensiz kalması, erken doğum, annenin gebelik zehirlenmesi ve 'düşük doğum ağırlıklı' bebek doğumu gibi anne ve bebeği etkileyen hastalık ve durumlar önceden fark edilerek önlem alınabilir" dedi.
Ankara Özel Koza Hastanesi Başhekimi, Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, 13 Mayıs Anneler Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Özgün, hamile tüm bayanların gebelikleri süresince hekim kontrolünde olmalarının ve doğumlarını bir sağlık kuruluşunda yapmalarının, anne ve doğacak bebeğin sağlığı açısından çok önemli olduğunu söyledi. Özgün, hamileliğin kadınların en önemli evrelerinden bir tanesi olduğunu vurgulayarak, bu önemli evrede ve öncesinde anne adayının belli yükümlülükleri yerine getirmesinin ve hayatında bazı şeyleri sınırlamasının gerekli olduğunu belirtti. Ülkemizde her yıl yaklaşık 1 milyon 400 bin doğumun gerçekleştiğine işaret eden Özgün, gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenmenin, anne ve bebek ölümlerine yol açan birçok sağlık sorununu da beraberinde getirdiğini bildirdi.
Gebelik öncesi ve gebelik dönemindeki beslenme şekli ile bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi ve sağlığı arasında yakın bir ilişki bulunduğunun altını çizen Özgün, "Gebelik süresince, anne adayının bir sağlık personeli tarafından düzenli olarak izlenmesi, anne ve doğacak bebeğin yaşamını olumsuz etkileyebilecek sorunlar için önlem alınmasını sağlamaktadır. Hamilelik süresince düzenli olarak yapılan hekim kontrolüyle, anne ve bebekte ortaya çıkan kansızlık, bebeğin anne karnında oksijensiz kalması, erken doğum, annenin gebelik zehirlenmesi ve 'düşük doğum ağırlıklı' bebek doğumu gibi anne ve bebeği etkileyen hastalık ve durumlar önceden fark edilerek önlem alınabilir" diye konuştu.
Ülkemizde beslenme bozukluklarına bağlı olarak, hamile kadınların yüzde 58'inde demir yetersizliği anemisi (kansızlık) ile kan hücrelerinin yapımında gerekli olan folik asit, fiziksel ve zihinsel gelişimde etkili iyot ve kemik gelişiminde rol oynayan kalsiyum yetersizliklerinin görülmekte olduğunu belirten Özgün, "Dünyada her yıl doğan altı bebekten biri 2 bin 500 gramın altında ve düşük doğum ağırlığı ile doğuyor. Bu oran, Türkiye'de yüzde 10-12 arasında. Düşük doğum ağırlığının en önemli nedenlerinden biri, hamile kadınlarda görülen beslenme bozuklukları. Gebelik döneminde bayanların enerji ve besin öğeleri gereksinimi artmaktadır. Bu ihtiyaç karşılanmadığı takdirde bebeğin büyüme ve gelişmesi için gereksinim duyulan besin öğeleri, annenin kendi dokularından sağlanır. Bunun sonucunda da annede, çeşitli hastalıklar ortaya çıkar ve enfeksiyonlara karşı direnç azalır. Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne açısından doğum risklerini beraberinde getirirken, gebelik zehirlenmesi ve anne ölümlerine yol açar. Bebeklerde ise fiziksel ve zihinsel gelişim geriliğine, hastalıklara yakalanma riskinde önemli oranda artışa ve ölü doğuma zemin hazırlar. Gebelik öncesi ve gebelik döneminde beslenme, hem anne hem de doğacak bebeğin sağlığını önemli oranda etkilemektedir" açıklamalarında bulundu.
"CANINIZIN HER ÇEKTİĞİ YİYECEĞİ DEĞİL, VÜCUDUNUZ İÇİN GEREKLİ OLANLARI TÜKETİN"
Operatör Dr. Özgün, beslenme konusunda anne adaylarına şu önerilerde bulundu:
"Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanın. Böylelikle bebeğinizi guatr hastalığı ve zeka geriliğinden korumuş olursunuz. İyotlu tuzu, koyu renkli cam kavanozda saklayın. Bu tuzu ışıktan, güneşten ve nemli ortamlardan koruyun. Böylelikle iyodun kayba uğramasını engellemiş olursunuz. Yüksek tansiyonunuz (hipertansiyon) varsa yemekleri tuzsuz veya az tuzlu pişirin. Aşırı tuzlu besinleri tüketmeyin. Gebelikte sıvı gereksinimi artar. Bunu karşılamak için daha fazla su veya süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları içerek sıvı alımınızı artırın. Her gün en az 10 bardak su için. Gebelikte anemi (kansızlık) daha sık görülür. Anemiden korunmak için yumurta, kırmızı et, kuru baklagiller, pekmez ve taze meyve-sebze gibi yiyecekleri daha fazla tüketmeye özen gösterin. Çay ve kahve tüketimini en aza indirin. Yemeklerden bir saat öncesi ve bir saat sonrasına kadar çay veya kahve içmeyin. Açık çay tercih edin. Gebelikte aşermenin hormonal etkiler sonucu gerçekleştiği bilinmektedir. Bu nedenle canınızın her çektiği yiyeceği değil, vücudunuz için gerekli olanları, ölçülü şekilde tüketin. Gebeliğiniz boyunca her ay 1-1.5 kg olmak üzere, toplam 7-14 kg alacak şekilde ağırlık artışınızı kontrol edin. Sigara ve alkol kesinlikle kullanmayın. Sigara içilen ortamlardan uzak durun."
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz