YURTHABER

Leopar sazanı, Hasankeyf'te ortaya çıktı

Dünya'da nesli tükendiği düşünülen leopar sazanı Hasankeyf'te Dicle kıyısında balık tutan Süleyman Ağalday’ın oltasına takıldı.

Leopar sazanı, Hasankeyf'te ortaya çıktı

Hasankeyf'te kasaplık yapan Süleyman Ağalday’ın Dicle kıyısında balık tutarken ağına takılan leopar sazanı bilim dünyasında büyük heyecan uyandırdı. Ağda ölü halde bulunan balığı Doğa Derneği yetkililerine teslim eden Ağalday, böylece dünyada yok olduğu düşünülen leopar sazanın Dicle nehrinde Hasankeyf yakınlarında yaşamaya devam ettiğini kanıtlamış oldu.

Dünyada sadece Dicle ve Fırat havzalarında yaşayan leopar sazanı yıllardır birçok ülkede araştırılıyordu. Araştırmalar sonucunda birçok ülkede yok olduğu kabul edildi. 1990'larda İran'da sadece 6 birey bulunmuştu. 2006 yılında güney Irak'ta, 2007'de Suriye'de balığın yok olduğu tespit edildi. Yaşadığı son yer olan Türkiye'deki durumu ise belirsiz olan ve yok olduğu sanılan bu sazan geçtiğimiz hafta Hasankeyf'te bulunarak yeniden literatüre girmiş oldu.

Leopar sazanı, ismini üzerindeki leopar deseninden alıyor. Bölgede ise komando balığı olarak biliniyor. Bilim adamları dünyanın en nadir balıklarından biri olduğunu söyledikleri leopar sazanı 30 santimetre boyunda ve dünyanın en çok tehdit altında olan balıklarından biri. Uzmanlar bu balık için en büyük tehditlerin barajlar, kirlilik ve aşırı avlanma olduğunu söylüyor.

30 santimetre boyunda benekli bir balık olan leopar sazanı dünyanın en fazla tehdit altında olan balıklarından biri. Tatlısu Ekosistemi ve İçsu Balıkları Enstitüsü öğretim görevlisi olan ve Avrupa'nın Tatlısu Balıkları Rehber Kitabı’nı yazan Dr. Jörg Freyhof yaptığı açıklamada “Çok büyük bir ihtimalle Leopar sazanı dünyada sadece Hasankeyf civarındaki Dicle nehrinde bulunuyor. Yani bu tür için kırmızı alarmdayız” dedi.

Leopar sazanının Hasankeyf’i de su altında bırakacak olan Ilısu baraj projesi nedeniyle büyük tehdit altında olduğuna dikkat çeken Freyhof, “Ilısu baraj projesi bu nadide canlının son kalan habitatını (yaşam alanını) yok edecek. Çünkü leopar sazanı baraj göllerinde yaşayamıyor. Bu nedenle Ilısu baraj projesi bu balığın sonu anlamına geliyor” diye konuştu. Doğa Derneği Hasankeyf Kampanya Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç da yaptığı açılamada şunları söyledi: “Dicle Vadisi, dünya ölçeğinde önemli nadide canlılara ve Hasankeyf gibi eşsiz bir kültür mirasına ev sahipliği yaptığı için dünyada UNESCO’nun 10 Doğa ve Kültür Mirası Kriteri’nden 9’unu birden karşılayan yeryüzündeki tek yer. Dünyada sadece burada yaşayan leopar sazanını kurtarmak bundan sonra bizim elimizde. Bu heyecan verici yeni keşif, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin UNESCO listesine dahil edilmesinin önemini bir kez daha dünyaya göstermiş oldu. Çünkü Ilısu baraj projesi leopar sazanı gibi birçok canlı türü ve Hasankeyf için olmak ya da olmamak meselesi” diye konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 10 yorum
hasankeyfe yani ılısu barajının yapılmasında bence çok büyük bir strateji var ve tüm dünya bu barajı yapmamak için elinden geleni yapıyor. her gün yok hasankeyfte bilmem ne bulundu tarih çıktı balık boğuldu lafları giderek sıklaşmaya başladı.amaç belli baraj yapılmasın ve bunu kullanarak engel olmaya çalışıyorlar.nedense barajın bitmme aşamasına doğru tarihten balığa binbir çeşit şeyler çıkmaya başladı.bu işin arkasında çok büyük pislikler var.o barajın acilen bitirlmesi ve kullanıma açılması artık FARZ olmuştur.
Baraj kuralım yok edelim, acil! Yoksa adam değiliz!
baraj kurmakla balık nesli tükenmez dostum. ulu orta sallama istersen...
arkadaş sen sazansız balı zaten suda yapar ne fark edecek baraj olmuş olmamız
hasankeyf te bişi yok...baraj oraların geleceği olacak...derhal su tutulmaya başlanmalı...kalleşler bunu istemiyor ama...
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın