Valilik, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ve Türkiye Yazma Eserler Kurumunca hazırlanan "Muğlalı Şahidi İbrahim Dede ve Muhiti" yazma eserler sergisi açıldı.
MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, AA muhabirine, 11 Ağustos'a kadar açık kalacak serginin, Şahidi İbrahim Dede'nin Muğla için taşıdığı öneme dikkati çekmek amacıyla hazırlandığını söyledi.
Şahidi İbrahim Dede'nin 16. yüzyılda Muğla'da Mevleviliğin önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirten Kaçar, "Muğla daha çok bir turizm kenti olarak biliniyor. Ancak şehrin Osmanlı tarihi, Orta Çağ İslam tarihi ve özellikle Menteşeoğulları Beyliği döneminden günümüze uzanan çok derin kültürel kökleri bulunuyor. Bu serginin temel amacı da Muğla'nın Osmanlı-İslam kültürü içerisindeki yerini yeniden hatırlatmak ve bu konuda farkındalık oluşturmak." dedi.
"500 YIL ÖNCE MUĞLA'DA MEVLEVİLİĞİN TEMSİLCİSİ"
Kaçar, Şahidi İbrahim Dede'nin yaklaşık 500 yıl önce Muğla'da Mevleviliğin temsilcisi olarak öne çıktığını, çok sayıda eser kaleme aldığını ve Mesnevi'nin daha iyi anlaşılabilmesi için sözlük hazırladığını kaydetti.
Bu nedenle Muğla'nın kültürel olarak uzun zamandır entelektüel üretimin merkezlerinden biri olarak kabul edilebileceğine işaret eden Kaçar, "Bu sergiyi açmaktaki amacımız sadece Şahidi İbrahim Dede’yi Muğlalılara ve üniversite öğrencilerine tanıtmak değil aynı zamanda bu şehrin yalnızca bir turizm şehri olmadığını, kültürel açıdan da önemli bir merkez olduğunu hatırlatmaktır." ifadelerini kullandı.
Sergide yer alan eserlerin uzman akademisyenler tarafından seçildiğini aktaran Kaçar, sergi kapsamında kapsamlı bir katalog hazırlandığını dile getirdi.
Kaçar, katalogda sergide yer alan eserlerle ilgili özet bilginin yanı sıra 15 ve 16. yüzyıllarda Muğla'daki entelektüel hayata ilişkin değerlendirmeler ile Şahidi İbrahim Dede hakkında ayrıntılı bilgi bulunduğunu kaydetti.
Rektör Kaçar, Türkiye Yazma Eserler Kurumunca satışa sunulan kataloğun, sergiyi ziyaret eden ilgililere de tanıtıldığını anlattı.
Sergi vesilesiyle Şahidi Camisi'nin yeniden kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir değer olarak öne çıkabileceğini vurgulayan Kaçar, caminin bulunduğu Camiikebir Mahallesi’nin yeni bir kültür rotasının önemli duraklarından biri olabileceğini söyledi.
SERGİDE 37 ESER YER ALIYOR
Sergi koordinatörlerinden MSKÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Bulut ise Muğlalı Şahidi İbrahim Dede'nin bir dönem yaşadığı, ilmi-tasavvufi kimliğiyle iz bıraktığı, Muğla ile onun kaleminden çıkan eserlerin aynı mekanda buluşturulmasının güçlü bir kültürel hafıza oluşturduğunu ifade etti.
Şahidi'nin düşünce dünyasını yansıtan yazma eserlerin yeniden kendi coğrafyasında sergilenmesinin, öğrenciler, araştırmacılar ve Muğlalılar açısından geçmiş ile bugün arasında anlamlı bir bağ kurduğunu belirten Bulut, kentin kültürel mirasının daha yakından tanınmasına da katkı sunduğunu dile getirdi.
Serginin küratörlerinden Muhammet Kasım Gültekin de dört bölümden oluşan yazma eser sergisinin Muğla'nın ilim ve kültür hayatına ışık tutan 37 seçme yazma eserden oluştuğunu belirtti.
Serginin koordinatörlüğü, Doç. Dr. Hülya Bulut ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yazma ve Nadir Eserler Dairesi Başkanı Ekrem Aytar tarafından yürütüldü.
Küratörlüğünü MSKÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Seda Eryılmaz ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yazma ve Nadir Eserler Dairesi personeli Muhammet Kasım Gültekin'in üstlendiği sergide, eserlerin kondüsyonlarının kontrolü ve sergiye hazırlığı restoratörlük görevini ise Benan Taşlıdağ yerine getirdi.