YURTHABER

Samsun'un Sakıp Ağası..

1970 yılında temellerini attığı Yeşilyurt markası, bugün dev bir firma oldu.

Samsun'un Sakıp Ağası..

Çalışkanlığı, yılmayan azmi, geniş ufku ve yardımseverliliğiyle herkesin “Ağabey” diye hitap ettiği Cemal Yeşilyurt’un kamyon şoförlüğünden başlayıp kardeşleri ile birlikte 1970 yılında temellerini attığı Yeşilyurt markası, bugün demir çekme sanayi, liman ve Alış Veriş Merkezi (AVM) ile birlikte Türkiye’nin saygın gruplarından biri haline geldi.

Samsun’un gurur abidesi gibi yükselen Yeşilyurt markası, aynı zamanda İTO’nun son 2010 yılı verilerinde Türkiye’nin en büyük 500 şirket arasında 146’ncı sırada yer alarak ülke ve kent ekonomisine, istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor.

Yaptığı yatırımlarla, istihdama ve ekonomiye sağladığı katma değerlerle değil, eğitimden sağlığa bir çok alanda sosyal sorumluluk çerçevesinde verdiği destekle Samsun’un yükselen değeri olan Yeşilyurt Grup’a yer verdik. Yeşilyurt markası denince ilk akla hayatını çalışmaya ve kazandıkça da eğitimden, sağlığa bir çok alanda hiç karşılık beklemeden kendisini hayır işlerine adayan Cemal Yeşilyurt gelir. Samsun’un saygın ve itibar gören en önemli şahsiyetlerinden biri olan Cemal Yeşilyurt, her zamanki gibi yine sıcakkanlı ve cana yakınlığı ile bizi makamında ağırladı. Oldukça keyif veren bir sohbette Samsun’un Cemal ağabeyi ile bir taraftan çaylarımızı yudumlarken, diğer taraftan da dünden bugüne kendisini ve Yeşilyurt markasının yatırımlarını bize anlattı.

Şoförlükten tüccarlığa ilk adım

1938 yılında Trabzon’un Of ilçesine bağlı Yemişalan köyünde altı çocuklu bir ailenin dördüncü evladı olarak dünyaya gelen Cemal Yeşilyurt, daha küçük yaşta başladığı çalışma hayatına aynı hızla olmasa bile bugün yine aynı heyecanla devam ediyor. İlk ve orta öğretimini ilçede tamamlayan Cemal Yeşilyurt’u babası lise için vilayetin yatılı okuluna gönderir. Ama onun aklı hep nakliye işiyle uğraşan ağabeyleri gibi ticarete atılmaktı. 1953 yılında Of-Samsun arası çalışan otobüsleri de vardır. Şoförlük o yıllarda da hayli itibarlı bir meslektir. Cemal Yeşilyurt, aklına koyduğu ticarete atılma hedefini gerçekleştirmeye kararlıdır. Lise birinci sınıftayken, ailesinin tüm itirazlarına rağmen okuldan ayrılır. İki yıl boyunca babasıyla birlikte çalışarak daha o yaşlarda ticaretin inceliklerini öğrenmeye başlar. Ticarete hevesli olması da işini hayli kolaylaştırır. Gel zaman git zaman derken Cemal Yeşilyurt, 1959 yılında vatani görevini yapmak için Erzurum’a gider. 1961 yılında vatani görevini yerine getirip gelen Cemal Yeşilyurt’a babası dönemin en gözde kamyonlarından birini alır. Ama babasının bir şartı vardır. Babası, 30 ay vadede ayda 5 bin TL ödemek kaydıyla kamyonu oğluna verir. Cemal Yeşilyurt artık her zaman hayalini kurduğu kendine ait kamyonun direksiyonun başındadır. Rızkını yollarda arayan Cemal Yeşilyurt, Türkiye’nin çoğu ilini dolaşır. Ama o yıllarda ağır tonajlı kamyonların en çok iş bulduğu yer, ağır demir çelik sanayisinin merkezlerinden biri olan Karabük’tür. Yeşilyurt kardeşler, bir araya gelerek ticaretin oldukça yoğun olduğu Karabük’te demir çelik ticareti yapmaya karar verirler. Zaten var olan çalışkanlıkları, dürüstlükleri ve müşteri ilişkileriyle Yeşilyurt kardeşlerin işleri oldukça iyi gider. Aradan geçen kısa süre sonra kolektif şirketi kurulur. Bu onlar için bir dönüm noktası olur. Hızla büyüyen şirket, Zonguldak çevresinde ciddi bir markanın ve otobüs satış bayiliğini de üstlenir.

Samsun cezbetti

Sene 1980’e geldiğinde Yeşilyurt, artık sanayide de vardır. Satın alınan yıllık 100 bin ton kapasiteli çubuk haddehanesinin başına da Cemal Yeşilyurt getirilir. Çünkü, Cemal Yeşilyurt hırslıdır, çok çalışkan ve azimlidir. Zorun üstesinden gelmeyi de sever. Şirket sürekli büyümeye devam ederken, bu onlara da yetmez. İşi daha da büyütmek için yeni bir yatırım bölgesi arayışına girerler. Kara, demir, deniz ve hava yolu olan Samsun, Cemal Yeşilyurt’u adeta cezbeder. Cemal Yeşilyurt, “İşte tam aradığım özelliklere sahip şehir” dediği Samsun’a 1987 yılında 420 bin üretim kapasiteli çubuk haddehanesi kurar. 10 yıl sonra da yine Samsun’a, demir çelik sektöründeki ikinci yatırımını 1 milyon ton kapasiteli, 650 kişiye istihdam sağlayan çelikhaneyi faaliyete geçirir. Cemal Yeşilyurt’un yatırımları bununla da kalmaz. Eksikliği bulunan alanları çok iyi tespit eden Cemal Yeşilyurt, 35 milyon dolarlık bir yatırımla Karadeniz’in ilk özel limanını Samsun’a kurar ve 2006 yılında hizmete başlar. Bugün o kurulan liman 20 milyon dolarlık ek yatırımla birlikte 120 bin metrekare de hizmet vermektedir. Yıllık yükleme ve boşaltma kapasitesi ise 8 milyona ulaşmış vaziyettedir. Oğullarını da iyi bir girişimci olarak yetiştiren Cemal Yeşilyurt, yine Samsun’da büyük eksikliği hissedilen bir alışveriş merkezi açmaya karar verir. Cemal Yeşilyurt, Atakum sahilinde 5 bin metrekare alan üzerine dört katlı Yeşilyurt Alışveriş Merkezi’ni 2007 yılında hizmete sokar. Bugün Yeşilyurt AVM, içinde 70 ulusal ve uluslararası markaların yanı sıra bir süpermarket, 7 sinema salonu, restoranlar, kafeteryaların yanı sıra 750 araçlık otoparkı ve çocuk oyun sahalarıyla birlikte Samsun’un en gözde yaşam merkezlerinden biridir.

Yeşilyurt Grup, eğitimden sağlığa her alana katkı sağlıyor

Cemal Yeşilyurt, kendi tabiriyle para kazanmasını çok seven ama parayı hiç sevmeyen kentin en itibarlı ve saygın kişilerinden biridir. Kimin başı dara girse, yardımına koşar. Kentte yardımseverliğinin yanı sıra eğitimden sağlığa bir çok alanda karşılıksız verdiği katkılarla tanınır. Bunun en güzel örnekleri ise 2007 yılından itibaren ilk iş hayatına atıldığı Karabük’te yaptırdığı 24 derslikli ilköğretim okulu, yıllardır ekmeğini yediği, yatırımlarını hala devam ettirdiği Samsun’a kazandırdığı yine 24 derslikli ilköğretim okulu ile OSB’de bulunan meslek yüksek okulu ve genç yaşlarda çalışmak için koptuğu memleketi olan Of’a yaptırdığı 24 derslikli lise ve 200 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdudur. Yeşilyurt ailesinin sosyal sorumluluk çerçevesinde sağlıktan, spora şehre kattığını bilmeyen yok gibidir. Sağlık alanında da Samsun Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hastalıkları Hastanesi’ne de 40 yataklı bir rehabilitasyon servisi katkısı vardır. Bunlar sadece Cemal Yeşilyurt’un bilinen eserleridir. Yeşilyurt ailesinin irili, ufaklı sosyal projeler çerçevesinde çok sayıda katkısı vardır. Her fırsatta dile getirdiği gibi, doğduğu değil, doyduğu kente hizmet eden bir kişidir Cemal Yeşilyurt. Bunun nedenini sorduğumuzda ise, “Ben Trabzon’da yaşamıyorum. Samsunlular ile bir aradayım ve Samsunlular ile aynı havayı soluyorum. Bu nedenle de Of’a değil, Trabzon’a değil, yatırımlarımı Samsun’a yapmaya ve bu çok sevdiğim şehre değer katmaya büyük özen gösteriyorum.

Türkiye’nin en büyük şirketlerinden

Cemal Yeşilyurt’un kamyon şoförlüğünden başlayıp kardeşleriyle birlikte kurduğu Yeşilyurt markası bugün Samsun’un bir gurur markasıdır. Yeşilyurt Grup, bugün 30 ülkeye ihracat yaparak ve İstanbul Ticaret Odası’nın her yıl açıkladığı Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında da kendine üst sıralarda yer bularak Samsun’un gururu olmaya devam eder. Yeşilyurt Grup, son olarak İstanbul Ticaret Odası’nın 2010 yılında açıkladığı Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında 146’ncı sırada yer almıştır. 2011 yılında kendine 100 milyon dolar ihracat hedefi koyan Yeşilyurt, bu hedefini de 35 milyon dolar geçerek aşmıştır. İlerlemiş yaşına rağmen hala Yönetim Kurulu Onursal Başkanlığını yaptığı şirketin başında olan Cemal Yeşilyurt’un hedefi ise, geçen yılki rakamları geçmek. Cemal Yeşilyurt, çabalarının bu yönde olduğunu ve bunu da başaracaklarına inandıklarını söyledi. Yeşilyurt Grubu’nun bu yıl içinde yeni yapacağı yatırımlardan biri de Samsun OSB içinde 140 megawatt gücünde kuracağı doğalgaz dönüşüm santrali yani enerji santralidir. Cemal Yeşilyurt, bu yatırımı 2013 yılının ilk aylarında işletmeye alacaklarını planladıklarını belirterek, “Amacımız, Türkiye’nin enerji ihtiyacına katkı sağlamak” dedi.

Güç birliği şart

Konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine değinen Cemal Yeşilyurt, “Avantajlar görülüp, değerlendirilmediğinde bu dezavantaja dönüşebiliyor. Şehirdeki soysa-ekonomik kültüre, “güç birliği” ve “el ele verme” kavramları da eklenmeli. Beraber hareket etme kültürü mutlaka yerleşmeli. Şehrimizin menfaatleri söz konusu olduğunda her şey bir kenara bırakılmalı. Tek yumruk olunmalı ve güç birliği sağlanmalı. Samsun’da güç birliği oluşturularak fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Eğer bunu başaramazsak bunun bedelini yine bu şehir ödeyecek. Son zamanlarda güç birliğinin oluşturulması adına el ele tutularak atılan adımları görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Özellikle ilimizde tarım büyük istikbal vaat ediyor. Tarımsal yatırımlarda fazla vakit kaybedilmemeli ve gereken mutlaka yapılmalı. Karadeniz bölgesi turizm yatırımlarında da aç bir bölge. Bakıldığında bir Akdeniz, Ege ve Marmara bölgeleri turizmde oldukça doyuma ulaşmış. Ama Karadeniz bölgemiz daha bakir. Hükümetin de, Karadeniz bölgesine turizm yatırımları yapılması konusunda hassasiyetini biliyorum. Samsun’da turizmde önemli bir yere sahip. Bu en iyi şekilde değerlendirilebilir. Samsun, aynı bölgenin insanlarının harman içinde birlikte yaşadığı güzel bir mozaik. Bizler aynı şeylere sevinip, aynı şeylere üzülen insanlardan oluşan aynı kültüre sahip insanlarız. Herkesin de bu şehre katkı vermesi lazım. Demin de ifade ettiğim gibi birlikten güç doğar. Biz güçlü olursak hem şehrimiz, hem ülkemiz kazanır. Eğer bunun tersi olursa da kaybeden yine biz oluruz. Onun için el ele vererek, birlikte hareket etmeyi çok önemsiyorum” dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler