Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin davada savunma yapan Binbaşı Haydar Yeşil, "Zirve Yayınevi ile ilgili bilgi toplattım. Bu suçsa, bunu kabul ediyorum. Misyonerlikle ilgili bilgi toplamak tüm istihbarat birimlerine verilen görevlerden bir tanesidir." dedi.
Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde, biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın 49. duruşması yapılıyor. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma nedeniyle sabah saatlerinden itibaren Malatya Adliyesi içerisinde ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Tutuklu sanıklar, cezaevi araçlarıyla adliyeye getirildi. Zirve Yayınevi'nde öldürülen Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske'nin eşi Suzanne Geske ve müdahil avukatları, duruşmayı izlemek üzere koruma eşliğinde adliyeye geldi.
Davanın dünkü duruşmasında, savunma yapmaya başlayan Malatya Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Haydar Yeşil'in ifade verme işlemi devam etti. Dava kapsamında hazırlanan yeni iddianamede, Yeşil’in, Ergenekon Terör Örgütü adına TUSHAD 3. Bölge Malatya ili hücre yapılanmasının üyesi iken, daha sonra yapı içerisinde yönetici konumuna yükseldiği, Zirve Yayınevi'nde kişilerin öldürülmeleri eyleminin planlanması ve işlenmesinde azmettirici olarak aktif görev aldığına yer verilmişti. Bu görev doğrultusunda, cinayet öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen örgütsel faaliyetlerin tamamında yer aldığı öne sürülen Yeşil’in, diğer şüpheliler ile birlikte eylemi planlayıp, eylemin altyapısını ve hazırlığını yaptığı, örgütün özellikle tetikçi kanadını hücreler şeklinde yapılandırma prensibine de uygun olarak, gizlilik içerisinde asli failleri diğer bazı şüpheliler ile birlikte, özellikle de Emre Günaydın'ı kullanmak suretiyle azmettirip, eylemin hayata geçirilmesini sağladığı kaydedilmişti. Yeşil’in eylem sonrasında ise sahte belgeler ve resmi yazışmalar yolu ile dezenformasyon faaliyetleri yürüterek, hedef saptırma ve yönlendirme çabası içerisine girdiği ifade edilmişti.
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 49. duruşmada Haydar Yeşil, Ergenekon terör örgütü denilen hayali örgütün varlığının ispat edilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Yeşil, iddianamedeki diğer isnatları, belgeleri hiçe sayarak sadece İlker Çınar’ın ifadelerine göre iddianame hazırlandığını öne sürdü. Kendisine yöneltilen suçlamalara ilişkin savunma yaparken sıklıkla ‘ülkeme ihanet etmedim’, ‘şerefli Türk subayı’ gibi ifadeleri kullanan Yeşil, Zirve Yayınevi cinayetlerinin azmettiricisi olarak suçlanmasını kabul etmediğini söyledi.
“MİSYONERLİKLE İLGİLİ BİLGİ TOPLADIK”
Haydar Yeşil, tutuklu sanık Abuzer Yıldırım'da ele geçen ‘Ev Kiliseleri’ adlı dosyanın kendisi tarafından hazırlanmadığını iddia etti. Misyonerlikle ilgili bilgi topladıklarını kabul eden Yeşil, ''Bu görevi yaptığım için iddia makamı tarafından suçlanıyorum. Zirve Yayınevi ile ilgili bilgi toplattım. Bu suçsa bunu kabul ediyorum. Misyonerlikle ilgili bilgi toplamak tüm istihbarat birimlerine verilen görevlerden bir tanesidir. İl Emniyet Müdürlüğü'nün bu konuda istihbarat faaliyeti yaptığına dair iddianamede tek satır yok. Misyonerlik faaliyetinin istihbar edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti tarafından bize verilmiştir.'' iddialarında bulundu.
Üzerine atılı suçlarla ilgili iddia makamının tek bir kanıt göstermesini isteyen Yeşil, dezenformasyon neticesinde kovuşturmanın etkilendiğini ileri sürdü. Yapılan dezenformasyonlar sonucu sanık sandalyesine oturtulduğunu, itibarsızlaştırıldığını savunan Yeşil, ikinci iddianamede yer alan kendisine yönelik dezenformasyon yaptığına ilişkin suçlamaları tamamıyla reddettiğini söyledi.
Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin hazırlanan yeni iddianamede, jandarmanın misyonerlik faaliyetleriyle ilgili çalışmalar yapıldığının belirtildiğini aktaran Yeşil, İl Emniyet Komisyonu toplantılarında da misyonerlikle ilgili bölümler yer almasına rağmen iddianamede, emniyetin bu çalışmalarına hiç yer verilmediğini savundu. Haydar Yeşil, iddianameyi hazırlayanların jandarmanın, misyonerlikle ilgili çalışmalarını illegal göstermeye çalıştığını iddia ederek, yasa dışı ithamlarla mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Zirve Yayınevi çalışanlarının adım adım takip ettikleri iddialarının yanlış olduğunu ileri süren Yeşil, dönemin il emniyet müdürü ve personelinin Zirve Yayınevi çalışanlarını adım adım takip etmelerine rağmen, haklarında hiçbir iddia bulunmadığını savundu. Yeşil, ''Ama Malatya Emniyet Müdürlüğü'nü suçlamıyorum. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü, kendilerine verilen yasal görevi yapmıştır. Tıpkı bizim gibi.'' ifadelerini kullandı. Yeşil, emniyetin sorumluluk alanında neden misyonerlik çalışmalarını takip ettiklerine değinmedi. Yeşil, ayrıca, personelin ve kendisinin Zirve Yayınevi'nde cinayet işleneceğine dair en ufak bir bilgi almadıklarını öne sürdü.
“İLLEGAL DİNLEME YAPMADIK”
İddianame ve ek klasörlerinde birçok kişinin usulsüz şekilde dinledikleri öne sürülen, dinleme talep yazılarında imzası bulunan Yeşil, illegal dinleme yapmadıklarını, bunların itibarsızlaştırma çalışması olduğunu savundu. Davanın tanığı ve sanığı İlker Çınar'ın, çelişkili ve gerçeğe aykırı ifadeleri bulunduğunu ileri süren Yeşil, ''O dönemde Malatya'da sadece misyonerlik yapan 3 kişi mi vardır ki bunlar üzerinde eylem planlansın. Cinayet öncesinde ismini dahi bilmediğiniz, varlığından haberdar olmadığımız Emre Günaydın'ın resmini, İlker Çınar'a göstermemiz mümkün değildir.'' ifadelerini kullandı.
Bir dönem Protestan Kiliseleri Birliği Başkanlığı yapan Behnan Konutgan'a yönelik eylem yapacağı iddialarını da reddeden Yeşil, Konutgan'ın ismini, ilk kez İlker Çınar'dan duyduğunu, Çınar'ın, Konutgan'ın Zirve ve Kayra yayınevleriyle bağlantısı olduğundan bahsettiğini savundu.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz