YURTHABER

Tankın ezdiği otomobilden çıkarak darbecilere direndi

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine karşı koymak için Atatürk Havalimanı'na giderken tankın ezdiği otomobilde sıkışan Sedat Ergün, yaralı halde arabadan çıkararak darbecilere direnmeye devam ettiğini söyledi - 15 Temmuz gazisi Sedat Ergün: - "Bayrak gittikten sonra yaşamamın bir anlamı yok. Bayrak olmadan devlet olmaz, devlet olmadan milletin varlığı söz konusu olamaz" - "Selaların okunması, Cumhurbaşkanının çağrısıyla vatandaşlar sokağa döküldü. Herkes el ele vererek bayrak, vatan ve ezan için tankların ve mermilerin önünde durdu. Gecenin en büyük kahramanları kadınlardı, analarımız ve bacılarımızdı"

İBRAHİM YALDIZ - İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında tankın ezerek 300 metre sürüklediği otomobilden sağ kurtulan Sedat Ergün, vücudundaki kırıklara rağmen gözü dönmüş hainlere direnmeye devam ettiğini söyledi.

Darbe girişiminin yaşandığı gece, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine Atatürk Havalimanı'na giderken darbecilerin kullandığı tankın, içinde bulunduğu otomobili ezmesi sonucu yaralanan 36 yaşındaki Ergün, ülkenin en karanlık gecesinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Muş'ta yaşayan Ergün, 15 Temmuz 2016'da İstanbul Büyükşehir Belediyesinde temizlik işçisi olarak çalıştığını, hain darbe girişiminden saat 21.30'da haberdar olduğunu belirtti.

15 Temmuz gecesi yaşadıklarını ömrü boyunca unutamayacağını dile getiren Ergün, "O gece Esenler Emniyet Müdürlüğünün darbecilerin eline geçtiği söylendi. Biz de kalabalık bir grupla oraya gittik. Tankın kapıya dayandığını, askerlerin polisleri tehdit ettiğini gördük. Yönetimin tamamen kendilerinde olduğunu söyleyerek polislerden teslim olmalarını istediler. Buna karşı çıktık ve direndik. Özel harekat polisleri gelip onları gözaltına aldı." dedi.

- "Polisim şehit olursa silahını alıp devam edin"

Daha sonra yaklaşık 15 bin kişiyle darbecilerin çıkışını engellemek için Topçu Kışlası'na gittiklerini aktaran Ergün, vatandaşların darbecilere karşı koymak için emniyet müdüründen silah istediğini, emniyet müdürünün de "Size vereceğim silah yok. Yalnız siz emniyet güçlerinin arkasından ilerleyin. Polisim şehit olursa onun silahını alıp devam edin." dediğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine Atatürk Havalimanı'na doğru yola çıktıklarını ifade eden Ergün, karşılaştığı olayları şöyle özetledi:

"Yoldayken hainlerin kontrolündeki tankların onlarca aracı ezdiğini, yolda şehitlerin, yaralıların olduğunu gördük. Türkmen Tekin ablamız vurularak şehit oldu. Şehit olduğunu bilmiyorduk. Amacımız onu hastaneye ulaştırmaktı. O esnada arkamızdan ikinci tankın geldiğini gördük. Arabamıza çarparak ters çevirdi ve üzerine çıkarak yaklaşık 300 metre sürükledi. Yoldaki çelik bariyerlere bizi sıkıştırdı. Yanımdaki arkadaşımın bacağı koptu. Benimde vücudumda kırıklar oluştu. Neye uğradığımızı şaşırdık. Açılan kapıdan inmeye çalıştım. Darbecilere karşı durmaya devam ederken kafam tankın namlusuna çarptı. Sonrasını hatırlamıyorum. Uyandığımda hastanedeydim. Hainlerin gözü kararmıştı. Muhammed Aksoy abimiz vardı, onu ezdikleri yetmemiş gibi birde silah sıktılar. Tankın altında kalmış, parçalanmış bir bedene tankın üstündeki yüzbaşı ateş ediyordu."

- "Bayrak gittikten sonra yaşamamın bir anlamı yok"

O gece her ırktan milletin sokaklara çıktığını, yanındaki Suriyelilerin de darbeye karşı direndiğini aktaran Ergün, Türkiye'nin çevresindeki ülkelerin durumuna düşmemek için mücadele ettiklerini vurguladı.

"Bayrak gittikten sonra yaşamamın bir anlamı yok. Bayrak olmadan devlet olmaz, devlet olmadan milletin varlığı söz konusu olamaz." diyen Ergün, bugün de aynı olayların yaşanması durumunda yine arkasına bakmadan sokağa çıkacağını kaydetti.

- "Vücudumda 8 kırık var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısının olayların seyrini tamamen değiştirdiğini dile getiren Ergün, şöyle devam etti:

"Selaların okunması, Cumhurbaşkanının çağrısıyla vatandaşlar sokağa döküldü. Herkes el ele vererek bayrak, vatan ve ezan için tankların ve mermilerin önünde durdu. Gecenin en büyük kahramanları kadınlardı, analarımız ve bacılarımızdı. Vücudumda 8 kırık var. Önümüzdeki ay ameliyat olacağım. Şu ana kadar 2 kez ameliyat oldum. Hastanede uyanırken başımda beni hastaneye getiren Nevşehirli bir ablamız vardı. Birgün boyunca başımda bekledi. Kıyafetlerim kan içindeydi, bana mağazadan elbise ve ayakkabı almıştı. Sonra doktordan bilgi aldıktan sonra hastaneden ayrılmış. Allah ondan razı olsun."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler