YURTHABER

Yeni yılın ilk söyleşisinde ‘mutluluk’ konuşuldu

İzmir’de her ay Medical Park İzmir Hastanesi tarafından düzenlenen Kent Söyleşilerinin bu ayki konukları Psikolog-Yazar Dr.

İzmir’de her ay Medical Park İzmir Hastanesi tarafından düzenlenen Kent Söyleşilerinin bu ayki konukları Psikolog-Yazar Dr. Mehmet Şakiroğlu ve Psikiyatri Uzm. Dr. Agah Aydın oldu.
Medical Park İzmir Hastanesi ve Mövenpick Hotel İzmir işbirliği ile düzenlenen etkinlikte “mutluluk” konuşuldu. Yazar Gülşah Elikbank’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi, İzmirliler tarafından büyük ilgi gördü.
Dr. Zeki Hozer tarafından projelendirilen söyleşide konuşmacı olan Psikolog-Yazar Dr. Mehmet Şakiroğlu, “Neden mutsuzuz?” temel sorusu üzerinden ilerledi. Mutluluğu diğer duygulardan ayırmadığını ifade eden Şakiroğlu, “Mutlu olmaya gerçekten ihtiyacımız var mı? Erdemli insanın mutluluk kadar diğer bütün duyguları da bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mutlulukla ilgili yapılan çalışmalarda çeşitli öneriler var. Temelde ilk nokta paylaşım ve sosyal destektir. Stres ile baş etme, iyi olma halinde sosyal destek almak çok önemlidir. Hayatın en büyük risklerini yaşamış biri, sevdiklerini ve yaşam formunu kaybetmiş biri, ne oluyor da diğerlerinden daha mutlu ve dirençli hale geliyor? İşte bu sorunun cevabı benim bilimsel yolculuğumun temel taşıdır” dedi.
Mutluluğu sürekli hayal etmenin doğru bir düşünce olmadığını dile getiren Şakiroğlu, “Sürekli mutlu olan biri çevresine bir süre sonra rahatsızlık verecektir. Çünkü bir kişinin duygusunu gördüğümüzde nedenini merak ederiz. Mutluluk bir beklentidir. Aşk ve mutluluk öğretildikçe bizden uzaklaşan şeylerdir. Mutluluk yoksunluk üzerinden satılan bir temaya dönmüştür” ifadelerine yer verdi.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Agah Aydın ise “Mutluluk konusunda bütün uzmanlar, edebiyatçılar, psikologlar ve psikiyatristler yalan söylüyor. Çünkü bilmediğiniz bir şeyi tarif edemezsiniz” dedi ve mutluluğun yerine ne koymalıyız ya da hangi duyguların peşinden gitmeliyiz sorusuna şu cevabı verdi: “Gerçekliğini kaybeden varlığın, gerçeği yerine koyacağı bir yalana ihtiyacı var. Bunu vadeden anlam bulmalıyız. Umut bir insanın hem dayanabileceği hem de en büyük tuzağı oluyor. Özetle, mutluluk hep kendisinin olmadığı yerdedir.”