YURTHABER

Kapat

Yetmedi mi İstanbul’dan çaldıklarınız

Taksim ağaçsız neye yarar?

İstanbul’a dair pek çok hikâyeden biridir aklımda kalan. Tarihin birinde bir Yahudi’nin yolu İstanbul’a düşer ve isyan eder tanrıya. Tanrım bizim ne günahımız vardı böyle bir güzelliğe sahip değiliz der. Hikâye bu ya Tanrı dile gelir. Ve der ki bir gün öyle bir millet gelecek ki o gün geldiğinde İstanbul’u tanımayacaksın. O güzellik cehennem olacak.

Şu an tamda İstanbul cehennemi yaşıyor. Ve o millet maalesef ki biziz.

Hangi döneme bakarsak bakalım benim gördüğüm tablo İstanbul’un azar azar yok edilişi.

Dünyaya bakıyorum insanlar kendilerine miras kalanları koruyarak ilerlemişler.

Peki, biz neden bunu yapmada bu kadar beceriksiziz.

Çünkü biz millet olarak kindarız, nankörüz, benciliz…

Taksim gezi parkı en son canımı acıtan tablo

Bakalım tablonun tarihine; Gezi parkının bulunduğu alanda 1806 yılında Halit Paşa Topçu Kışlası adıyla Osmanlı, Rus ve Hint mimarisinden izler taşıyan büyük ihtişamlı bir topçu kışlası yapılıyor.

Savaşlarda birçok hasarlar alan kışla onarım beklerken 1940 yılında dönemin İstanbul Valisi Lütfi Kırdar mimari ve tarihi açıdan önemine rağmen imar planı çerçevesinde yıktırıyor.

Ne yapıyor çevreyi otellere tahsis ediyor. Ve park küçüle küçüle bugün ki halini alıyor.

Şimdide geriye kalan dinlenme alanı başkalarına kurban ediliyor.

Bu seferde AVM’ye.

O zamanın valisinin yaptığıyla şimdi yapılan arasında hiçbir fark yok bana göre

O zamanda mirasa sahip çıkılmadı şimdide

O zamanda mantık üç beş iş adamı kazansındı şimdide

Gelişmenin sırrı bir şeyleri yok etmek değildir öyle olsaydı Batı da bunu yapardı Doğu da

Her hasarda canımızı yakarken sizler halk adına halk için laflarınızı da bırakın artık

Dünde halk adına yapılmadı bugün de

75 yıllık ağaçları kesmenin halk için hangi yararı var

Ciğerlerimizi kesiyorsunuz

Soluk almamızı engelliyorsunuz

Şehirleşmek bu değildir bu binalaşmaktır sermayeye kulluk etmektir

Her şeyi bir yere kadar anlarım ama ağaç düşmanlığını anlayamam. Yeşilin olmadığı bir dünyada soluk alabileceğinizi mi sanıyorsunuz? İstanbul canım yanıyor diyor nefes alamıyorum diyor bu sese kulaklarınızı kapatarak daha ne kadar yok edeceksiniz?

Bir tek ağaç kesilmesin diye koca binanın yerini değiştiren adamı da İstanbul’u fethedip size bırakan adamı da anlamadınız. Anlamadığınız gibi onların arkasına saklanma ikiyüzlülüğü ile onlardan kalanları yok ediyorsunuz.

Çünkü anladığınız tek şey Napolyon’un sözleri. Para, para, para…

İşte bu yüzden bu Yahudi hikâyesi gibi düşünüyorum bize bırakılan her cenneti cehenneme çevirdik çünkü…

oyatekin@gmail.com

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

En Çok Aranan Haberler

Kapat