YURTHABER

Kapat

Ankara Sanayi Odası Mart Ayı Oda Meclisi Toplantısı

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin bu düşük büyüme hızıyla 2023 hedeflerine ulaşamayacağını...

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin bu düşük büyüme hızıyla 2023 hedeflerine ulaşamayacağını ve büyümenin en az yüzde 6 olması gerektiğini söyledi. Merkez Bankasının faiz indirimini değerlendiren Özdebir, “Bu faiz indirimi, bankaların TL borçlanma maliyetlerini düşürerek bankaların kârlılıklarını olumlu etkileyecektir. Ancak, reel piyasalar üzerinde olumlu bir etki doğurmayacaktır” dedi.

ASO Mart Ayı Oda Meclisi toplantısında konuşan Özdebir, Ocak ayında yıllık enflasyonun yüzde 7,3 olduğu dikkate alınırsa cirolarda reel bir gerileme olduğunun görüleceğini belirterek, “Türkiye bu düşük büyüme hızıyla 2023 hedeflerine ulaşamaz. Merkez Bankası başkanının koymuş olduğu 5+5+5, yani yüzde 5 enflasyon, yüzde 5 cari işlemler açığının gayri safi hasılaya oranı ve yüzde 5 büyüme ile 2023 hedeflerine ulaşamayız. Büyümenin en az yüzde 6 olması gerekir. Diğer yandan, cari işlemler açığındaki düşüş de durmuştur. Ocak ayında 12 aylık cari açık 47 milyar dolar olmuştur. Eğer ekonomi bu yıl yüzde 4 büyürse, cari açıkta da artış gözlemlenecektir. Yılın ilk çeyreğindeki ekonomik durgunluk tüketici güven endeksine de yansımıştır.Tüketici güven endeksi, şubat ayında bir artış göstermekle birlikte geçen yılki seviyesinin altında kalmıştır. İç talepteki zayıflık ve artan rekabet şirket kârlılıklarını da olumsuz etkilemektedir. Son yıllarda, artan cirolara rağmen şirket kârlılıklarında bir düşüş yaşanmaktadır” dedi.

İMKB’de işlem gören en büyük 15 sanayi şirketinin 2011 yılında 107 milyar lira olan toplam cirosunun 2012 yılında yüzde 9,3 artarak 117 milyar liraya yükseldiğini ve buna karşılık, 2011 yılında 8,7 milyar lira olan faaliyet kârlarının ise yüzde 35 azalarak 5,7 milyar liraya gerilediğini hatırlatan Özdebir, “Bu şirketlerin 2011 yılında yüzde 8,1 olan kârlılık oranı 2012 yılında yüzde 4,8’e düşmüştür. Türkiye’nin en büyük şirketleri bu durumda olursa küçük ve orta boy işletmelerin halini anlamak zor değildir. Şirket kârlılığını yükseltmek öncelikle şirketin sorumluluğundadır. Üretim maliyetlerini düşürmek, verimliliği artırmak, inovasyon yapmak şirketlerin görevidir. Ancak, şirket kârlılıklarını artırmak için devlete düşen görevlerde bulunmaktadır. Bunların başında, iş ve yatırım ortamını iyileştirmek, iş yapmayı kolaylaştırmak gelmektedir. Biz reformları yapmakta geç kaldıkça geriye düşüyoruz. Örneğin, İstanbul’da bir depo yapma izni almak için 20 işlem yapmak gerekiyor. İnşaat izni ortalama olarak 6 ayda alınabiliyor. Elektrik bağlatma kolaylığında Türkiye 68’inci sırada yer alıyor ve istenen belge sayısı 5. Almanya’da bu iş üç belgeyle yapılabiliyor. Türkiye’de işyerine elektrik bağlatmak ortalama 70 gün alırken bu iş Almanya’da 17 günde tamamlanabiliyor. Vergi ödeme kolaylığında 80’inci sırada yer alıyoruz. Yılda 15 kere vergi ödeniyor ve bunun için ortalama 223 saat zaman harcanıyor. Dış ticaret yapma kolaylığında 78’inci sırada yer alıyoruz. İhracat ve ithalat için istenen belge sayısı Fransa’da 2 iken Türkiye’de 7. İşyeri kapatma kolaylığında Türkiye 124’üncü sırada yer alıyor. İşyeri kapatmak Türkiye’de 3 yıl 3 ay, İrlanda’da ise 4 ay alıyor. İflas durumunda alacakların ortalama yüzde 24’ü tahsil edilebiliyor. Ticari anlaşmazlıkların çözüm kolaylığında Türkiye 40’ıncı sırada yer alıyor. Ticari bir anlaşmazlığı çözüme ulaştırmak için 36 işlem yapmak gerekiyor. Mahkemeden bir sonuç almak, ortalama 420 gün alıyor. Türkiye, kredi alma kolaylığında 83’üncü, yatırımcıların korunmasında 70’inci sırada yer alıyor. Bir gayrimenkulu tapuya kaydetme kolaylığında Türkiye 42’nci sırada yer alıyor” dedi.

Özdebir, iş yapmayı zorlaştıran her uygulamanın şirketlerin maliyetlerini artırdığına dikkat çekerek, “Bu nedenle, şirketlerimizin iş yapmasını zorlaştıran uygulamaları kaldıracak yapısal reformlar gerçekleştirilmelidir. Özellikle inşaat izni ve ticari anlaşmazlıkların çözümü, iş yapmanın kolaylaştırılması gereken öncelikli alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Şirket kârlılıklarının artması için şirketlerin ölçek ekonomilerinden yararlanabilmeleri, bunun için de şirketlerin büyümesi gerekir. Bunun için öncelikle, şirketlerin büyümesini engelleyen zorunlu istihdam ve asgari ücret uygulamalarına son verilmesi gerekir” dedi.

Reel kesimin net döviz pozisyon açığının 2011 sonunda 124 milyar dolar olduğunu ve 2012 sonunda bu açığın 15 milyar dolar artarak 139 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Özdebir, “Bu yılın ilk ayında reel sektörün kısa vadeli, yani bir yıl ya da daha kısa vadeli dış borç stoku ise 33,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Reel sektörün toplam dış borçları içinde kısa vadeli borçların oranında da bir artış gözlemlenmektedir. 2009 yılında yüzde 20’nin altına düşen bu oran 2012 sonunda yüzde 30’a yaklaşmıştır. Türkiye’nin toplam kısa vadeli borç stoku da Ocak ayında 7 milyar dolara yakın bir artış göstererek 107,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar, reel sektörün ciddi bir kur riski taşıdığını göstermektedir. Bu durum, finansal piyasalarda yaşanabilecek çalkantılar karşısında kırılganlığımızı artırmaktadır. Güney Kıbrıs Rum kesiminde yaşanan gelişmeler, Avrupa Borç Krizinin henüz bitmediğini bir kez daha göstermektedir. İtalya’da yeni hükümetin kurulamayışı da, sadece İtalya için değil, tüm Avrupa için bir risk oluşturmaktadır” dedi.

Para Politikası Kurulu’nun, faiz koridorunun üst sınırında bir puanlık indirime giderek, gecelik borç verme faizini yüzde 7,5’e çektiğini hatırlatan Özdebir, “Bu faiz indirimi, bankaların TL borçlanma maliyetlerini düşürerek bankaların kârlılıklarını olumlu etkileyecek ancak, reel piyasalar üzerinde olumlu bir etki doğurmayacaktır. Çünkü bankalar, faiz indirimlerini kredi faizlerine yansıtmıyorlar. Dolayısıyla ekonomik durgunluk içinde finansman sıkıntısı çeken reel sektörde bir rahatlama hissedilmiyor. Buradan bankalara yaptığım çağrıyı tekrarlamak istiyorum. Ekonomik durgunluk dönemlerinde şirketlerin bilançolarının bozulması doğaldır. İşler açılmaya başladığında bozulan bilançolar da düzelecektir. Önemli olan ekonomik durgunluk nedeniyle zor duruma düşen şirketlerin hayatiyetlerini devam etmesine yardımcı olmaktır” dedi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat