
Zorlu fikstrün yanına bir de takımda yaşanan Osimhen sakatlığı eklenince etkisi net bir şekilde yansıdı. Anlıyoruz ki Victor Osimhen'in varlığı ile yokluğu arasında ciddi bir fark söz konusu. Mauro Icardi'nin fiziksel olarak bir türlü istenen seviyede olmaması ve bence sene sonunda yol ayrımı yaşanacağından o son adımı göremiyorum kendisinde.

Kocaelispor'a karşı forvette çıkan Milli yıldız istenilen performansı veremedi. Aslında vermesi de pek beklenemezdi. Sonuçta oyuncunun en beğenilen performansı kanatta rakiplerine hızıyla fark yarattığı senaryoda gerçekleşiyor. Forvette tek başına, arkaya yaslanmış savunmalar ile gerçekten kayboluyor. Eleştiremiyorum kendisini. Asıl mevkiisi orası değil...

Karşılaşma öncesinde Kocaelispor Başkanı ve Galatasaray yönetimi arasında karşılıklı laf dalaşı olmuştu. Gereğinden fazla uzayan ve çirkinleşen mevzu iyiden iyiye büyüdü. Bu kadarına gerek var mıydı? Tabii ki hayır. Maçın önüne geçecek her türlü şey aslında gereksiz bir şekilde maçın önüne geçmişti.

Kayserispor deplasmanına çıkan Fenerbahçe aslında ilk yarıda zorlansa da bu zorluk devre sonunda gelen golle son buldu. Sarı-lacivertliler Kante'nin nefis golüyle hem takımını rahatlattı hem de liderlik yolunda değerli bir 3 puan kazandırdı takımına.

Brezilyalı yıldız resmen Türkiye Ligi'nin bug'ı konumunda. Kilitli kapıyı eğer anahtarınız yoksa kırarak açmak adına nefis bir çözüm. Sambacı bu sezon tüm kulvarlarda 41 kez sahaya çıkarken, 24 gol ve 5 asistlik performans sergiledi. Gerçekten de her takıma lazım bir golcü. Golcü diyorum çünkü ne aslen bir forvet, ne aslen bir 10 numara ne de kanat. Tam bir tertemiz golcü.