Çukurova Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rıza Dinçer Yıldızdaş, ev kazalarının çocuk ölümleri ve sakatlanmalarında ciddi tehlike oluşturduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Rıza Dinçer Yıldızdaş, çocuk ölümlerinde ilk 5 nedenden birisi olan ev kazalarının özellikle yeni evli çiftler ve aileler için dikkat edilmesi ve önlem alınması gereken bir unsur olarak öne çıktığını belirtti. Özellikle 0-6 yaş grubu çocukların kazaya uğrama riskinin çok yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldızdaş, konut içerisinde ya da çevresinde meydana gelen kazaların önlenmesi ile ilgili ailelere bir çok görev düştüğünü söyledi.
Ev kazalarının büyük çoğunluğunda, özellikle çocukların zarar gördüğünü ve bu kazaların bazen ölümle sonuçlandığını vurgulayan Yıldızdaş, "Emekleme aşamasından itibaren çocuklar için evler bir anda tehlikeli bir ortam olmaktadır. 1 yaşından küçük çocuklarda boğulma ve solunum yollarına yabancı cisim kaçması, 1-4 yaş arasında düşme, çarpma, suda haşlanma, ateşle yanma ve zehirlenmeler sıkça görülmektedir. 2-4 yaşlarında ise temizlik maddeleri ve ortada bırakılan ilaçlar, 5 yaşından sonra ise dolapta ve yüksekte saklanan ilaçlar nedeniyle zehirlenmeler çocuklarımız için tehlike arz etmektedir" dedi.
Çocukların daha çok kazaya maruz kalmalarının, yaşları ve gelişim düzeyleri ile ilişkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yıldızdaş, "Çocukları erişkinlerden ayıran fiziksel, anatomik, fizyolojik farklılıklar vardır. Çocukların hareket becerileri tam gelişmemiştir. Bilişsel ve davranışsal gelişmeleri tamamlanmamıştır. Örneğin süt çocukları sözlü iletişim kuramazlar; ağızları ile araştırırlar. Küçük çocuklar meraklı, araştırıcı, tehlikelerden habersizdir. Hareketlilik, bağımsızlık duyguları artmıştır. İlköğretim okulu çağında hareket becerileri ve bağımsızlıkları artmıştır; ancak tehlikeyi tanımak için deneyim ve karar verme becerileri yoktur" diye konuştu.
6 yaşından büyük çocuklarda zehirlenme vakalarında özkıyım (intihar) girişimi akla gelmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yıldızdaş, şöyle devam etti:
"En sık okul öncesi dönem çocuklarını etkileyen kaza risklerinin başlıca belirleyicisi çocuk bakımından sorumlu bireylerin, özellikle annelerin kazalardan korunma bilincidir. Yapılan az sayıdaki davranışsal çalışmada ülkemizde ailelerin kazalardan korunma bilgisi yetersiz olup çocukların kaza geçirme riski yüksek bulunmuştur. Kaza, yaralanma riski kırsal ve yarı kentsel yerleşim bölgelerinde, eğitim düzeyinin, sosyoekonomik düzeyin düşük olduğu ailelerde, kalabalık ailelerde artmaktadır. Önleme programları insana, madde ve araçlara, çevreye yönelik olarak hazırlanmaktadır. İnsana yönelik programlarda en başarılı olan, risk gruplarının belirlenmesi ve programın etkin ve yaygın bir biçimde bu gruplara anlatılması ile gerçekleşir. Yaralanmaları önlemenin en iyi yolu kazalarla ilgili riskleri belirleyen çalışmalar yaparak çevre ve aileye ilişkin etkenlerin zararlarını giderici eğitim yöntemleri geliştirmek ve güvenli bir çevre düzenlenmesini sağlamaya katkıda bulunmaktır. Güvenli çevre, çevredeki riskleri sürekli gözlemleyerek, riskleri öngörerek, çözümler üreterek ve bireyleri sürekli eğiterek yaratılabilir."
Ev kazalarını önlemek ve aileleri bu konuda daha duyarlı hale getirmek için en önemli yapılacak uygulamanın ailelerin eğitilmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldızdaş, "Böylece ev kazları mümkün olduğu kadar en aza indirilmeye çalışılacaktır. Bunun sonucunda çocuklar daha güvenli yaşayacak, daha az ölecek veya daha az sakat kalacaklardır. Unutmayalım ki kazaya uğramamak, yaralanmamak her çocuğun hakkıdır" dedi.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz